şükela:  tümü | bugün
  • diyarbakır diclekentte açılmış güzel mekan. kapısında kocaman bezgin bekir heykeli ve bahçesindeki otobüsü çok hoş olmuş.
    güzel iş yapmışlar emeklerine sağlık .
    mekanın kapısına birde sevabına yastık koysalar geçerken yorulan 5 dakika kestirse şahane olur .
  • diyarbakır entelektüalitesine uygun tasarlanmış şahane mekandır. fikir zikir ve pratikte emeği geçen herkesin eline sağlık demek lazım. tutturacağı müşteri potansiyelini üst seviyede tuttukça her zaman uğrak mekan olacaktır.
    bahçedeki otobüs çok ince düşünülmüş ve harika bir hava katmış. içilen içecek, yenilen yemek farklı mekanlarla birleştikçe anılar taze kalır, kalıcılaşır. zira her mekanda bir masa dört sandalye vardır.
    isim sanırım türkiyede ilk defa kullanılıyor. yani bezgin bekir ilk defa diyarbakırda tüketiciye açılmış bir marka olmuş durumda. böyle iyi bir mimari tasarım, başarılı dizayn ve lezzetli dünya mutfağıyla sadece diyarbakırla sınırlı kalmayacağına emin olduğum güzel dinlence alanıdır.
  • dün çok heyecanla beklediğim bajar konserini kabusa çevirmiş işletme. girişte bilet soruldu içeri girdik. masa ayarlanmıştı. sahneye çok yakınız ama önümüzde kocaman bir kolon vardı. bütün gece o kolonu inceledik. hatta bi ara saydım. 4 tane kolon vardı. arada da gitaristin yarısını görüyorduk. öbür yarısını merak edip googledan arattım. grubun solistini* konser başlamadan barda otururken gördüm. ama sahnede nasıldı bilmiyorum. kolon güzeldi ama. baya biçimli bir kolondu. heyecanla beklediğim bi konser olduğu için arada sevdiğim şarkılar çıkınca coşuyordum. işte tam o anda garson zırt pırt geliyodu;

    -bi isteğiniz var mi?
    +yok
    -çerez, cips getireyim mi?
    +yok. biz istersek söyleriz.
    -bira getireyim mi?
    +yok araba kullanıcaz.
    -isterseniz buz kovasında 10 tane bira getirip masaya bırakayım.
    +yok biz istersek söyleriz.

    bu diyalogları yaklaşık yarım saatte bir tekrarladık. oturarak konser dinlemek bana hep saçma gelmiştir. burda da o saçma eylemi gerçekleştirdik. bu arada mekan ince uzun tuvalette sahne tarafında o yüzden sürekli tuvalete birileri gidip geliyodu. herkese birayı dayadılar tabi. tuvalet trafiği yoğun. garsonlar sürekli önünüzden geçiyor. ortamda çok fazla ışık vardı. bi stad ışığı da koyabilirler o da güzel olur daha aydınlık yapar. diyarbakır’da herkes birbirini tanıyo zaten o tuvalet trafiğinde hep tanıdık görüp selamlaşıyorlardı. sürekli konuşmalar uğultular vardı. ama benim en çok rahatsız olduğum o sürekli önünüzden geçen, gezen müşteriler ve özellikle garsonlar. yine garson geldi oturalı 1 saatten fazla olmuş biletinizi görebilir miyim dedi. kendimi izmir-aydın treninde hissettim. girişte baktın, masaya otururken baktın, daha ne bakıyorsun konserin ortasında en sevdiğim şarkı çalıyorken anlamadım.

    neyse sonuç olarak uğultu dinleyip, kolon izleyip, garsonu da mutlu edeyim 20 tane bira alayım sevinsin ben bi şekilde kendimi zorlar odaklanır konseri dinlerim ya da dinlemesem de olur derseniz gidin.

    ben dün gerilmekten bajardan hiçbir şey anlamadım. bir daha da hiçbir konserine gideceğini sanmıyorum.