şükela:  tümü | bugün
  • bezmara topluluğu, klasik türk müziği eserlerine ait eski notaları, bestelendikleri dönemdeki sazlarla ve üsluplarla seslendirmek üzere 1996 yılında fikret karakaya tarafından kuruldu. toplantıyı süsleyen anlamına gelen bezmara adını alan,16. ve 17. yüzyıl eserlerini yine o dönemlerin sazlarıyla seslendirmeyi amaçlayan topluluktan fikret karakaya ünlü araştırmacı stefanos yerasimos'un başkanlığındaki fransız anadolu araştırmaları enstitüsü'nünde yardımları ile minyatürler ve yazılı kaynakların ışığında çalgıların temel yapıları hakkında bilgiler edindi ve çeng, osmanlı saray kopuzu, metal telli kanun, armudi tanbur, şehrud (yanaklı ud) gibi çalgılar o dönemki biçimleriyle yeniden yapıldı. konserleri olduğunda kaçırılmamalı.
  • türk (hatta doğu) müzik tarihi açısından çok önemli bir çalışmaya imza atmış olan topluluk... yine de sound bakımından 'bizim de erken barok dönem müziğimiz var, ona göre' gibi pek de gerekli olmayan bir iddia taşıdığını düşündüğüm, ama ne olursa olsun, alıp dinlenmesi, makamsal müzik denizinde kişiye fersah fersah ilerleme sağlayacak olan, başında da fikret karakaya gibi bir üstad bulunan, ne yazık ki ilk çalışmalarını ancak fransız anadolu araştırmaları derneği gibi bir kurum sayesinde gerçekleştirebilmiş olan girişim...
  • kesinlikle turk muzigine son yillarda yapilmis en buyuk hizmetlerden biridir.

    bati muziginin otantik enstrumanlarla calinarak icra edilen calismalarinda uzmanlasmis archiv produktion ornegi dusunuldugunde bezmara gibi calismalar cogalmalidir ve dahi turk muzigi (veya klasik osmanli musikisi) gibi gayet rafine, muzikal acidan ust duzey bir muzik hayatta tutulmalidir.
  • 25 aralık salı günü ankara'da çağdaş sanatlar merkezi'nde canlı dinleyebileceğimiz grup.
  • 25 nisan ihsan oktay anar sempozyumunda saat 10.00 - 10.20 arasında dinleyebileceğimiz güzel grup bezmârâ.
  • bezmara grubu 1996 yılında müzik tarihçisi, müzisyen ve organolog fikret karakaya tarafından kurulmuştur. bezm; toplantı ve meclis anlamına, ârâ'da süsleyen anlamına gelir. ayrıca günümüzde kullanılmayan bir makam adıdır bezmara.

    grubun amacı; unutulmuş müziği, unutulmuş enstrümanlarla yeniden icra etmektir. fransız anadolu araştırmaları enstitüsü'nden aksel tibet batı müziğindeki eski entrümanlarla yapılan projeleri türk müziği içinde yapılmasının hoş olduğunu düşündüğü sıralarda fikret karakaya aynen böyle bir fikirle karşısına çıkmıştır. bu kutsal projeyi bu enstitü desteklemiştir ve haftanın bir günü bezmara grubu enstrümanlarını alıp bu enstitü binasında toplanıp meşk etmeye başlamışlardır.

    osmanlı zamanında tatarlara esir düşen ve osmanlı sarayında icra edilen müzikleri kayıt altına alan ali ufki'nin mecmuası ulusal paris kütüphanesi'nde yatmaktaydı. bu mecmua ve kantemiroğlu'nun yazmaları şimdiki nota sisteminden çok daha farklı bir şekilde, sağdan sola okunuyor ve kantemiroğlu'nun notaları osmanlı nota sistemindende farklı olarak kendi sistemiyle notaya alınmıştı. fikret karakaya'nın uzun süren çalışmaları sonucunda eserler günümüzün müzisyenleri tarafından okunabilir bir hale geldi.

    osmanlı müziğini o zamanın enstrümanlarıyla icra etmek istemiş fikret karakaya. bunun için sacit gürel'le beraber osmanlı minyatürlerinde bulunan enstrümanların şablonlarını çıkarıp, bu şablonlarla beraber faruk türünz'ün atölyesine gitmiş. atölyedeki dostuyla uzun süre bu proje üstüne yoğunlaşmışlar. hangi enstrümanın hangi ağaçtan yapılması gerektiği gibi sorunları eski osmanlı kaynaklarında arayıp tarayıp bulmuşlar ve fransız anadolu araştırmaları enstitü'sünden aldıkları maddi destekle entrümanları yapmaya başlamışlar.

    eski enstrümanların içinde en ilginç olan enstrüman arpın atası olarak tabir edilen çeng enstrümanıdır. bu enstrümanı grupta fikret karakaya icra eder. çeng özellikle divan edebiyatında önemli yer kaplayan bir enstrüman olmasına rağmen günümüze kadar gelemeyişinin sebebi, arpin aksine çengin iki parçadan oluşması ve bu iki parçanın zamanla birbirinden ayrılması dolayısıyla enstrümanın kullanılamaz hale gelmesiymiş. hem icrası gayet zor hemde kısa ömürlü bir enstrüman olduğu için fikret karakaya öncesinde unutulmuş bir enstrümandı. çeng dışında, kopuz, kemançe, santur, şehrud, daire, ney, nakkare gibi enstrümanlar kullanır bezmara topluluğu.

    toplulukta fikret karakaya, hanendeler mehmet kemiksiz ve ersin çelik, kudümzen kamil bilgin, santuri ihsan özer, neyzen ahmet şahin, kemançevi kemal caba, şehrudi akgün çöl, ve kopuzda furkan resuloğlu var. grup elemanları zaman içinde değişkenlik göstermiştir. örneğin yansımalar grubundan tanıdığımız şenol filiz ve birol yayla bir zamanlar gruptayken onların yerini ahmet şahin ve furkan resuloğlu almıştır.

    çok önemli bir topluluk ve aynı zamanda çok önemli bir araştırmadır bezmara. sadece ali ufki mecmuası'ndaki nişabur eserleri bize ulaştırdığı için bile ne kadar teşekkür etsek azdır. yitik sesin peşinde, mecmuadan saz ve söz, osmanlı mirası, tanburi ishak - yunanistan-, splendours of topkapı, fasl-ı kadim 1 ve fasl-ı kadim 2 isimli albümleri vardır. umulur ki fkret karakaya'nın ve bezmara topluluğundaki her bir üstadın kıymeti bilinir.
  • kayıtları fransa'da yapılan ve fikret karakaya'nın teknik olarak beğenmemesi üzerine türkiye'de satışa çıkmayan "splendours of topkapı" diye bir albümleri ve en chordais ile ortak oluşturulan ve yunanistan'da piyasaya sürülen "tanbûrî isak" isimli bir başka albümleri bulunmaktadır.

    bir de fikret hoca'nın kayıtlardaki çengi nasıl yaptığının hikayesi vardır ki mutlaka kendi ağzından dinlenmelidir.
  • fikret karakaya - çeng
    birol yayla - tanbur ve kopuz
    şenol filiz - ney
    serap çağlayan - metal telli kanun
    kemal caba - kemançe
    osman kırklıkçı - şehrud
    tugay başar - mistral
    akgün çöl - yanaklı ud
    kamil bilgin - kudüm
    ihsan özer - kantun
  • istanbul kültür başkenti etkinlikleri kapsamında geçen yaz sirkecide sepetçi kasrında ali ufki bey in eserlerini çalarlarken tanıdığım grup. arkadaşın yanında, ne dinleyeceğimden tamamen bihaber bir vaziyette gittiğim salona, tanıdık gelen ama bir türlü bilemediğim enstrümanlarla girdiklerinde bayağı bir şaşırmıştım.

    yahu diyorum, uda benziyor ama ud değil, şu öbürü de kanuna benziyor ama kanun değil, şurdaki de harp gibi bir şey ama farklı gibi de, ne lan bunlar derken broşürü okuduk da anladık ki kendi el üretimleri olan dünyada örneği bulunmayan replika enstrümanlar imiş.

    velhasılı o bir saat içinde batan güneş ve boğaz eşliğinde mest ettiler bizi.