şükela:  tümü | bugün
  • imdb' ye göre dream adıyla gösterime girecek olan, dört gözle beklenen ki-duk kim filmi.
  • 2008 film ekimi sonbahar film haftasında "rüya" adı ile gösterimi yapılacak kim ki duk filmidir.
  • güney koreli yönetmen kim ki duk'ın uzun metrajlı on beşinci filmi. ince esprilerle, güzel diyaloglarla, can yakıcı sahnelerle bezeli oya gibi işlenmiş bir rüya...
  • filmekiminde gösterilmiş kim ki duk film. adam bir kez daha ne kadar aşmış bir yönetmen olduğunu kanıtlıyor bu filmli bence. izlerken koltuğa mıhlanmış olmam yüzünden mi yoksa çıkınca ağlamaya başlamamdan mı bilemem ama şarap gibi yönetmen. imdb'de hala puanının görülmesi için 'awaiting 5 votes' yazması da ayrıca üzmüştür beni.
  • bir yanda sevdiğini zihninden, ruhundan, bedeninden, evinden çıkaramayan bir adam. diğer yanda adamın rüyalarının öznesi olmak zorunda kalan bir kadın. birbirini tanımayan iki insanın bu çıkmazdan kurtulma yolları arayışını anlatan bir film.

    iç içe geçmiş ilişkilerin, aşk uğruna çekilen ızdırabın, pişmanlığın, nefretin resmedildiği kim ki duk filmi..

    ve bir de kelebek(ğ)in...
  • kim ki duk'un cok da şaşırtmayan ama yine de çokça sevilen filmi.* film için kim ne derse desin, kesinlikle müzikleri iyi. hele bir sarki var, bir haftadir kafamin içinde dönüp duruyor, o nasil bir ses, o nasil bir yorum bilemedim. *
  • yüksek olan beklentilerin altında kalan kim ki duk un 15. filmi. -en azından hemen hemen bütün kim ki duk filmlerini izlemiş ve istisnasız hepsine hayran kalmış biri için-

    soundtrack albümünü alıp dinlemekten başka avuntu bulamıyorum. izleyeli de bikaç hafta oldu. dur dedim belki anlamamışımdır. düşündüm düşündüm. hemen dedip kırıp dökmeyeyim, ustadır, şudur , budur. elimde kalanlar, teselli olarak, şunlar oldu;

    bi kere filmde -aslında biraz da gözümüzün içine içine sokulan- bir siyah-beyaz (ying-yang) konusu var. kıyafetlerin rengine kadar vurgulanıyor. uyku , uykusuzluk. birbirini tamamlama durumları. onları yakalamak hoşa gidiyor. gerçeküstü bir finalimiz, kelebekten mütevellit bir imgemiz var ki "aranıp da bi türlü bulunamayan gerçek aşk" a karşılık geldiğine yorumladım ben şahsen. finalde ortadoğulu bir ses var , salondan çıkarken bizi koltuğa mıhlayan, pardon geçebilir miyiz sesleri arasında.. (boş ev deki gibi natacha atlas a tekabül eden)

    ve fakat 16. filmi bekliyoruz. bunu saymıyoruz.
  • kelepçenin kalp şeklini aldığı film.
  • son yarım saat boyunca dakikaları sayarak izlediğim bir kim ki duk filmi.
    kim ki duk'un şimdiye kadar izlediğim tüm filmlerine hayran kalmış bir izleyici olarak, bu sefer filmin anlatımını pek sevmedim.

    doğrudan anlatım ve gereksiz vurgular filmin anlatımını kötü yönde etkilemiş.
    gerçi tüm bu yorumlarımdaki referans noktam, kim ki duk'ın önceki filmleridir. kim ki duk izlemeye ilk kez başlayacaklar için bu film kısmen tavsiye edilebilir, ama yine de sadece bu filmi ile yetinmemek gerekir.
  • herhangi bir kim ki duk filmi bir noktadan sonra bu derece boka saramaz, vardır bunda bir numaralar diyerekten başlıyoruz aşk ile kurcalamaya.

    --- spoiler ---

    bin jip'i izleyenler bilir, bir terazi sahnesi vardır. kızla oğlan aynı anda çıkarlar terazinin üstüne fekat oda ne? toplamda sıfır çekmekteler. yani diyor ki usta: aşk; bir olmaktır. bir kabın içerisinde eriyip yok olmaktır. yönetmen bi mongda da aşağı yukarı böylesi bir söylem üzerinden anlatmaya çalışmış derdini. hal böyle olunca akla hemen yönetmenin pek çok filminde budizm kanalıyla bir miktar tasavvufi kavramlar üzerinde * * durduğunu söylemek yanlış olmaz gibi bir düşünce geliyor. budizme bağlılığını da hemen her filminde görüyoruz zaten *. nereye bağlayacaktım lannn... hee şimdi diyorum ki dostlar, filmi * tekrar bir aklınıza getirin. kahin ne diyor elemanlara: birbirinizi sevdiğinizi zaman ancak bu rüyalar bitecek. bunun için ne lazım? erkek başkasına beslediği (eski kız arkadaşı) o sevgi kırıntılarından, kız da nefretinden (eski erkek arkadışına) vazgeçecek, kurtulacak. böylece ne olacak geçmişle hesaplaşma bitecek, siyah beyaz, beyaz ise siyah olacak (siyahla beyazın zıtlıklardan kurtulup birbirlerine yaklaşması gerekir bunun için). bir olacaklar yani. bin jipdeki terazi olayı gibi. peki bi mongda oluyor mu böyle birşey? bence oluyor. şöyle ki: filmin son yarım saatine doğru elemanlar tapınakta geziyorlar tozuyorlar falan, sonrasında kız kayboluyor. eleman arabada uyuyor. işte ne oluyorsa bu sahneden sonra oluyor. mevzular öyle bir boka sarıyor ki bir anda filmin bu bölümünden sonra başka bir yönetmenin dümene geçtiğini düşünüyorum zira kim ki duk sinemasıyla alakası yok olan bitenin. ama şöyle yorumlayınca işler biraz daha yoluna giriyor: eleman arabada rüya görürken cama gelip tıklayan kişi kendisi, ama uyanınca bir bakıyoruz kız çalmış camı (ki filmde de böyle). sonra zaten öpüşmeler falan. heee diyoruz bunlar tamamdır abi, aşık oldular birbirlerine. ee kahinin dediğine göre ne olması gerekiyor, rüyalar yok artık. şimdi ben de diyorum ki (bundan sonrası tamamen yorum), bu noktadan sonra gerçekleşen o bütün saçmalıklar silsilesi sadece erkeğin rüyası. ama artık onlar bir oldukları için kız gidip onların hiç birini gerçekleştirmiyor, kimseyi öldürmüyor. filmin son karesinde de elemanla kız el ele uyanıyorlar zaten, bu da o süreç boyunca yan yana olduklarının bir göstergesi olabilir.

    demem o ki ben bu filmi ancak bu şekilde yorumlayınca bir kim ki duk filmi olduğuna inanırım. aksi takdirde davos benim icin artik bitmistir. o kadar....

    --- spoiler ---

hesabın var mı? giriş yap