şükela:  tümü | bugün
  • 2005 yılında türk teflon tava tencere üreticisi cem'i satın alarak üretimini türkiyeye taşıyan, 2008 senesi itibariyle de küçük ev aletlerini sektöre sokmayı planlayan italyan mutfak eşyaları üreticisi. ocak üstü kahve makineleri ile ünlüdür ki zaten bialetti bu makinelerin mucididir. bu makinelerle espressonun ta kendisini olmasa bile dikiz kardeşini*önce italyan sonra dünya evlerine taşıyarak hizmette sınır tanımamışlardır. üstelik onu değil bunu alanlar, aklın hayalin almayacagi herhangi bir sebebten ötürü uzun sure kullanmadıkları makinelerinin içinde* kalın yeşil bir küf tabakasi ile karşılaşmazlar (bkz: hikmetinden sual olunmaz)
  • 3 fincanlık olanlarından 2 tanesine, yoğun pazarlıklarla, 38 euro'ya aldığımız kahve yapıcı alet. ömrüm boyunca saklayabileceğim bir hediye oldu sanırım. 1 fincan kahvenin de 40 yıl hatırı olduğuna göre bunun bir ömür boyu olması çok normal. yalnız her kahve ile güzel olur mu bilemiyorum. demlenmesi yaklaşık 20 dk'yı bulduğu söyleniyor, sabahları içmek zor olacak ama akşamları keyifle içilebilir.

    kullanım klavuzundan okuduğum kadarıyla:
    makinaya atılmamalı, deterjan da kullanmak hoş değil.
    soğumadan parçaları birbirinden ayrılmamalı.
  • logosunda, podun mucidi alfonso'nun oğlu renato bialetti'nin maskotu bulunan firma. hatta 93 yaşında ölen renato'nun külleri de 24 fincanlık bir podun içinde saklanıyor.
  • 40 yil hatir biraktiracak kadar iyi kahve yapıyor mu henuz bilmiyorum lakin en darlandiginda, en sevindiginde, en yorgun oldugunda, en ayilmak istediginde ihtiyacin olan kahveyi gayet iyi pisiriyor.
    zor zamanin dostu...
  • 1980'ler falan, neden bilmem türk kahvesi yokluğu var.
    çekirdek kahve, yeşil olarak geliyor, evde tavada koyu hale gelene dek kavruluyor ve değirmende çekiliyor o yıllarda.
    bizim ailenin tek geleneğidir kahvaltıdan sonra kahve içmek.
    ışte o yıllarda kahve ritueli sekteye uğramasın diye başta anlattığım çekirdek kahve olayına kadar inmişiz.
    kardeşimle ufagiz ama babam elimize veriyor çekelim diye değirmeni falan ama başarılı olamıyoruz o küçük kollarlar.
    sonra bizimkiler yurtdışına gidiyor ve minik bir kahve öğütme makinasi alıyor.
    evde büyük sevinç var malum 80'lerin başı ve bize oyuncak çıkmış.
    ama bizim kahve ceolari bunun çekiş aralığını beğenmiyorlar çünkü değirmene göre iri çekim yapan bir makine.
    sonra yukarıda kullanılmayan ve babamin mutfak aleti merakı yüzünden oluşan müzeye alınıyor.
    yaklaşık 35 sene falan yukarıda kalıyor. birgün baba gibi anne de gidiyor uzun bir tatile ve yukarıdaki mutfak aleti müzesi karıştırılirken bu makina fark ediliyor.
    o ara ben filtre kahve merak saldım, dur bakayım çeker mi acaba derken, deniyorum ve voila.
    meğerse bizimkilerin büyük hevesle aldığı ufaklık filtre kahve çekme makinesiymiş.
    tabii o zamanlar biz dünyayı türk kahvesinden ibaret sandığımız için kimsenin aklına gelmemiş.
    bugün "ne markaymış bu ya" diye bakınca yıllardan beri hiç teklemeden ve görevini de başarı ile yapan makinanin bu marka olduğunu fark ettim.
    ha ben yine türk kahvecisiyim ama arada filtre de seviyorum ve bu makinayi elime ne zaman alsam aklima o günler geliyor.
  • bununla yaptığım kahveyi dışarıda içtiğim hemen hemen hiçbir kahveye değişmem. bir kere musluk suyu kullanmıyorum, pod her zaman temiz olduğu için eski kahvelerin bayat tadı da yok, yanık yok, çok taze yapıp hemen içiyorsun, ayrıca üzerine su ekleyerek tam istediğim gibi light tadı elde ediyorum. bayat filtre kahve içmekten ya da ağır bulduğum espresso'dan tabii ki kat kat iyi.

    ben kahve olarak starbucks kahve kullanıyordum ve french press kıvamı için çektiriyordum. gurme değilim ancak bazı tatlar ufak farklarla olsa da hoşuma gidiyor. kahve konusunda da bir yerde içtiğim yine bu pod ile yapılan kahve "hah işte bugüne kadar içtiğim en güzel kahve" olarak damağımda yer etti. kullanılan kahve markasını öğrendim ve gidip yarım kilo aldım! sırrımı veriyorum (bkz: pellini top) adlı bu kahve tam da moka pod için hazırlanmış. eve geldim denedim. işte kahve bu.

    geçen akşam misafir geldiğinde büyük bir heyecanla "kahve yapayım mı?" demek istedim ama ağzımdan çıkamadı, üzerime bir ağırlık bir mutsuzluk çöktü teklif bile edemedim. pişmanım. bu da anımdır.

    edit: italya'da kesinlikle turistik mekanlardan alınmaması gerekiyor. büyük süper marketlerde oldukça ucuz. 5 fincanlık olanı 30 eur'ya alabiliyorsunuz.
  • bialetti markası ürünlerinde, 1933 yılında moka express'i icat eden alfonso bialetti'nin parmağı havada logosunu barındırır. alfonso bialetti'yi tasvir eden logo, alfonso'nun oğlu renato tarafından çizilmiş olup l’omino con i baffi olarak anılır.
    bialetti türkiye'de cem markasıyla ortaklık yoluna giderek cem bialetti'yi kurmuştur.

    http://www.bialetti.it/
    http://www.cembialetti.com/
    https://www.facebook.com/…-fan-page/110194285713250
    http://www.youtube.com/user/bialettiusa
  • bu yaz floransa'da ki mağazasına uğrama şansı buldum. mağazaya girmeden önce aklımda klasik gri modeli olan moka express vardı, fakat onca çeşitle karşılaşınca ne alacağıma karar veremedim ve mağaza içinde uzunca düşündüm. sonunda hem uygun olsun, hem güzel olsun, hem minumum 3 cup olsun, hem de hediye espresso fincanı olsun dedim ve fiammetta modelini, 2 fincan hediyesiyle 20 euro'ya aldım. seçim yapmak zorunda kalmasam kesinlikle venus modelini alırdım (70 euro)
    oldukça fazla çeşit tasarımda moka pot üretmiş olan ve her geçen gün yeni modelleri bünyesine ekleyen; ayrıca kahve, coffee press, yedek moka pot parçaları, ufak mutfak aletleri ve kahve yapımınında kullanılan pek çok aletin de üretimini yapan firma.
  • diğer adlı adsız birçok markanın arasından nedense sıyrılan kahve makinası markası. hakkında hep ne hikmetse "onu alma bunu al" diyorlar.
  • french press icin bodum neyse, moka icin de bialetti odur.