şükela:  tümü | bugün
  • biber gazının temel maddesi oleoresin capsicum (oc) denilen bir maddedir. oleoresin capsicum bir tür yağ aslında.

    kırmızı şili biberinden ya da acı arnavut biberinden elde edildiği söylenen biber gazı, deriyi tahriş ederek, göz, burun, ağız, deri ve solunum yollarında yanma ile acıya yol açar. gaza maruz kalan kişi 30-45 dakika etkisiz hale gelir. gaz; bulanık görme, su gibi burun akıntısı, hapşırma ve salya artışı, deride kızarma gibi etkilere yol açıyor. gözdeki kornea tabakası üzerinde kalıcı etkisi olmadığı söyleniyor. ama yine de herkeste etkisi farklı. biber gazına nispeten dayanabilen insanlar var.

    solunum fonksiyonları üzerinde de çok hasar yapmadığına ilişkin araştırmalar var. mesela benim şu bulduğum araştırmaya göre, hiçbir şey yapmıyor sadece öksürtüyor sanki. fakat bu araştırmanın us department of justice'e sunulan bir rapor olduğunu göze alırsak yanlı ve taraflı bir araştırma olabilir. muhtemelen bizim orospu evlatları da bu araştırmaları okuyup biber gazı sağlığa zararlı değil sonucunu çıkarıyorlar. araştırmaların ortak noktası, biber gazı kan basıncını yani nabzı artırıyor. bu ani kan basıncı artışı da iyi bir şey değil sonuçta.

    bir de zehri belirleyen dozudur gibi bir söz var. normalde bu biber gazı kalabalıkları dağıtmak için kullanılıyor, bizdeki orospu evlatları gibi yanı başından geçen kadının suratının tam ortasına var gücüyle sıkmak için kullanılmıyor. dolayısıyla maruz kalınan miktara göre etkisi elbette farklı olacaktır.

    neyle karşılaştığınızı anlamak açısından, biber gazı biber acısından kat kat fazla. biberlerin ve biber gazının acı değeri shu veya scoville heat unit olarak ölçülüyor. bildiğimiz tatlı biberin acısı bu scoville ölçeğine göre sıfır, jalapeno biberi yaklaşık 5.000 shu, habanero biberi 300.000, biber gazının acısı ise 2 milyon shu ile 3 milyon shu arasında. dolayısıyla sakın ha ben isotu severim, biber bana bir şey yapmaz diye düşünmeyin. iflahını skertiyor adamın. ben iki kere yuttum. gözüne, ağzına burnuna ve derine işliyor. derini sanki ince zımparayla ovuyorlarmış gibi. burnuna balata kokusuyla karışık kırmızı biber tozu çekmişsin gibi. gözlerini de kum fırtınasında açmaya çalışıyorsun gibi.

    ilk kez maruz kalınca doğal olarak insan refleksi, ağzınızı burnunuzu gözünüzü silmeye çalışmak ve ovuşturmak. gözünü ovuşturursan biber gazında bulunan kimyasal maddenin derinin içine iyice nüfuz etmesini sağlıyorsun. görmediğin bir krem gibi düşün, ovdukça deriye yayıyorsun. o yüzden böyle yapmamak lazım. en iyisi yüzünü rüzgara vereceksin, hava üfleyerek derini ve gözlerini temizleyecek, artı deri ve gözleri soğuk suyla temizlemek. sıcak su derinin gözeneklerini açtığından ebenizi skertir. ben şiddetli biber gazına maruz kalmadığımdan biraz öyle mal mal oturdum. yüzümü gözümü ovuşturmadım işe yaradı sanki. yine de derideki yanma hissi hemen geçmiyor.

    astım hastaları için solunum yollarını engelleyen bir madde olduğundan ölüm riski içeriyor.

    fakat tabii biber gazından en garantili korunma yöntemi bence şu olur. chp olacak muhalefet partisi abuk sabuk işlerle uğraşacağına gider, bağımsız bir türkiye'deki sağlık kuruluşuna araştırma yaptırır. biber gazının sağlığa zararlı olduğunu belgeler, bunların toplumsal olayların engellenmesinde kullanılmamasına yönelik bir kanun tasarısı çıkarır, kamuoyu oluşturur ve bunlar yasaklanır.

    bugün olanları izledikten sonra başka yöntem göremiyorum.
  • oleresin yağlı bir madde olduğu için tek başına suyla temizlemek zordur.yağı çözen deterjan gereklidir. bebek şampuanından hazırlanan şampuan su karışımı çözelti sıvı sabun gibi yüz ve gözdeki birikintileri temizlemekte kullanılır bol suyla da durulama yapılarak işlem tamamlanır.
  • (bkz: #34212454)
  • "yeni bir hakika­tin, yeni bir düzenin müjdecisi olmak isteyen, bir kelimeyle söyleyecek sözü olan herkes suç işlemek zorundadır" (bu ülke- cemil meriç)

    öğrenim hayatıma başladığım günden beri, emekleri ve şahsıma sundukları kaynakları ile, son yıllarda şartlar değişiyor olsa da, beni ulusal ve uluslararası camiada hiç yüz üstü bırakmamış, her gittiğim ülkede, her bulunduğum uluslararası toplantıda işimi en az diğer ülkelerden gelen meslektaşlarım kadar hatta çoğu zaman onlardan çok daha iyi yaptığımı görme mutluluğunu yaşatmış, dünyanın önemli bir kesiminde ateş pahası olan pek çok üst düzey eğitim sürecini neredeyse bedelsiz tamamlayıp bir bilim adamı, bir hekim, bir aydın olabilmem için eğitmiş, isyanda, savaşta ve barışta o kadim vicdanının ışığı ile karanlık odakların gözünü almaktan geri durmayan yurttaşlarına, kendisine sahip olduklarını sunan insanlarına borçlu hissetmekten bir an olsun kendisini alamamış bir vatandaş olarak bu yalnız ve güzel ülkeyi peşkeşe hallenenlere karşı yapılmakta olan ve yapılacak fiziksel faaliyetlerle ilgili mevcut olduğunu düşündüğüm bilgi kirliliği ve açlığına kendimce engel olmaya çalışacağım.

    önereceklerim, çeşitli bilimsel kaynaklardan; kısıtlı bilimsel çalışmalardan, filistin, bahreyn, yunanistan'daki eylemcilerin ve şahsen yer aldığım bazı direnişlerin tecrübelerinden ve kanıta dayalı tıp yöntemleri ile göstermesi teknik olarak güç olduğu için kişisel yorum olarak tanımlanabilecek, sınıf c-uzman görüşü (expert opinion) olacak kadar bile iddialı olamayacağım ancak işler bu şekilde giderse tecrübe ve klinik olarak dizayn edilmiş çalışma olasılığımızın artacağı yöntemlerden oluşmaktadır.

    hep yapılan bir geyik vardır ya "bu bilgiler gerçek hayatta ne işimize yarayacak" diye. leş, bin yıllık rezil bir argümandır, tasvire gerek yok. ama ilk defa birkaç sene önceki bir mayıs ayında, özellikle tıp fakültesi sıralarında en nefret ettiğim organik kimya derslerinden hatırladıklarımın içinde bulunduğum gruba tedavi edici çözümler olarak döndüğünü, getireceğim önerileri zenginleştirebildiğini gördükçe keşke organik kimya komitesi'nde amfide daha çok zaman geçirseydim demiştim...

    önerilerimize günümüzde hükümet güçlerinin sosyal direnişi bastırmakta artık kontrolsüzce kullandıkları biber gazı'nın etken maddesini tanıyarak başlamamız gerekir zira yapacağım teknik öneriler moleküler özelliklerine dayalı olacak...

    ileri kimyasalımız "kapsaisin". nasıl bir moleküldür diye bakarsak, hidrofobik, uçucu, alkolde ve yağda çözünen bir bileşik olduğunu görmekteyiz (1-3). sabunlu su ve bazik şampuanlarla da kolayca inaktive ediliyor.
    suda iyi çözünmediği için ph'sı konusunda yorum yapmak zor ancak ben açık moleküler yapısındaki fenol derivesine kitlendim. pek çok kaynakta inaktive edilmesi ile ilgili yapılan anti-asit önerilerinin nedeninin bu bölge olduğunu düşünüyorum. bu konuda tavsiye sahibi eylemcilerin açıklamaları muhtelif ancak esas mekanizmanın oradaki zayıf asidik zincirle anti asitlerdeki magnesium hidroksitin/veya çinko'nun bir tuz oluşturacak şekilde reaksiyona girip çökelmesi-inaktive olması olduğunu düşünmekteyim (4).

    şimdi yeniden bileşiğimizin ciddi hidrofob yani suda çözünmeme özelliğini hatırlarsak, sosyal medyada hayli sık gördüğümüz occupy wallstreet'ten esinlenilmiş %50 su %50 antiasit önerisi içeren afişi moleküler düzeyde çok sağlıklı bulmuyorum (5). hele hele o afişte yer alan yüzle birlikte göze de bu solusyonun uygulanmasını son derece sakıncalı görüyorum. zira kimin hangi derişimde hangi bileşikle hazırlayacağı belli olmayan böyle bir alkali solüsyonu direkt korneaya uygulamak potansiyel bir korneal kimyasal hasara, kimyasal konjonktivite davetiye çıkarabilir. içerisinde alkol, sorbitol veya alkole indirgenebilen bileşikler bulunduran pek çok sıvı anti asit süspansiyonu da cabası. velhasıl kısmen sakat bir öneri.

    bu nedenle gözlerle ilgili göz yaşlarımızın benzersiz litik (eritici) ve mekanik temizliği destekleyici özelliklerine, yağlı, mukoz salgısına güveneceğiz. suni göz yaşı damlaları ile ön hazırlık ve kontakt durumunda aşağıda anlatacağım şekilde çevresel mekanik-kimyasal temizlik sonrası mümkün olduğu kadar göz kırpmak ve hafif basınçlı serum fizyolojikle/su ile/akan suda gözleri yıkayarak göz yaşının yağlı tabakasına hapsettiği etken maddeyi uzaklaştırmak en iyi çözüm gibi duruyor. (3,6,7)

    ayrıca yaptığım okumalar sırasında bu maddenin berbat yakıcı etkinliğinin düşük ph'da moleküler-reseptör düzeyinde arttığına dair bazı çalışmalara rastladım (8). yani serum ve plazmamızdaki asiditeyi de mümkün mertebe azaltmak gerekiyor. bu amaçla eyleme niyet ettikten sonra sokaklara inenen kadar mümkün mertebe içebileceğimiz kadar su ve katkısız soda içmenin hücresel düzeyde işe yarayabileceğini düşünüyorum. ancak bu konuda dizayn edilmiş randomize kontrollü bir insan çalışmasına rastlamadım.

    kapsaisin'in en büyük kimyasal düşmanı olan kazein'den zengin bileşikler ise temel savunma araçlarımızdan biri olacak (9). casein etken maddeyi bağlayıp uzaklaştıran bir süt proteini. mümkün mertebe kazein'den zengin süt ürünlerini hem mukoz yüzeylerde ve deride mekanik temizlik hem de gerekirse ağızdan almak üzere yanımızda bulunduracağız.

    bahsettiğim occupy taksim bilgilendirme afişlerindeki sakıncalardan birisi de dozu ve nasıl hazırlanacağı net olmayan bu su+antiasit önerisinin yutulabileceği ile ilgili ibare! yüksek miktarlardaki maruziyet sonucunda biber gazını sıvı şekilde yutma ihtimalimiz hayli yüksek olabilir. bu durumun sebep olacağı şiddetli ağız ve yutak yanması (midede etkinlik göstermesi-bağırsaklara geçmesi kimyasal alt yapı açısından zor ama kramplar dolaşıma geçen eken madde nedenli olabilir) ile mücadele için bu bilmediğimiz antiasit derişimindeki maddeyi yudum yudum yutacak olursak, o acıyı saatlerce çekmeye razı hale gelebiliriz. zira nereye sıçacağız videosundaki dayıdan beter hale gelebilirsiniz aman diyim. eylemin ortasında paçalardan akanlar yerinizi belli edebilir! bu nedenle kontrolsüz, bilinçsiz ve gerekli olmadıkça bu dış temizlik için önereceğimiz bileşikleri ve çözeltileri sistemik-ağızdan kullanmıyoruz. bu konuda ayrıca birkaç anektodal birebir dsahadan gelen öneri ve

    buraya kadar sebat etti iseniz gelelim temel önerilerimize;

    1) aşağıdaki kronik hastalıklardan herhangi birine sahipseniz lütfen biber gazının kullanılma ihitmali yüksek eylemlerde yer almayın (2,3,10)...
    sahtekar bir uysallığın ardına gizlenmiş rezillerin toplumsal yüzdesi yükselmesin lütfen. sizin gibi ruhlara başka alanlarda da ihtiyaç var...

    mutlak sakıncalı olan rahatsızlıklar: astım, kronik akciğer hastalıkları (koah; amfizem, interstisyel ac hastalıkları, vb), kronik steroid kullanan kişiler (romatizmal hastalıklar, ağır allerjik durumlar, vb), kalp yetersizliği, koroner arter hastalığı, oral ilaç kullanımını gerektirecek allerjik riniti olanlar, beyin kanaması ve felç geçirmiş kişiler, açık yarası olanlar, son 2 hafta içinde genel anestezi ile cerrahi geçirmiş olanlar.
    ayrıca gebeler ve gebelik için uğraşan arkadaşlar da lütfen uzak dursunlar. bu gazın ciddi teratojenik ve gebeliği sonlandırma potansiyeli taşıyan etkileri var (2,3). bir kimyasal silahın bu kadar rahat kullanılabilmesi ayrı bir tartışma konusu ancak lütfen canınızdan çok sevdiklerinizi bu adamların organiktir dediği her şeyden koruyun. rekombinant ucube pirinç üzerine yemin eden bir kafa var karşınızda...

    2) eylemlere katılırken mümkün mertebe kapalı giyinin. kapüşonlu ucuz plastik yağmurluklar-balıkçı pançoları en iyi seçimdir. kaprilerle şortlarla mini etekle eyleme gelen cengaver arkadaşlarla hayli yakından ilgilenmek durumunda kalabilirsiniz. mümkün mertebe yünlü ve merserize giysilerden kaçının.

    3) kontakt lensler, makyaj malzemeleri ve kremlerden uzak durulacak. bu maddelerin hepsi etken maddeyi içinde hapseder ve temizlenmesini güçleştirir.

    4) gaz yeme ihtimali olan bir eyleme girişilecek ise kullanılan malzemeleri ve arkadaşlarının malzemelerini tanımak, ne ile karşılaşacağının bilincinde olmak en önemli nokta. masken varsa nasıl giyildiğini, bandana kullanacak isen nasıl bağlanacağını, bağlı halde nasıl hareket edileceğini mutlaka önceden dene. ayrıca yine en öenmli noktalardan biri, acil durumlarda daha iyi olan mutlaka kendisini garantiye alarak, gaza veya suya-copa maruziyeti kendisi için de engelleyerek kurbanlara yardıma koşsun. uçaklardaki uçuş bilgilendirmelerinden hatırlayın. oksijen maskesini önce kendinize sonra çocuğunuza takıyorsunuz değil mi. aynı mantık her türlü acil müdahalede mevcuttur. ancak bu şekilde sevdiklerimize etkin bir yardım yapılabilir.

    gelelim teknik ayrıntılara... ortam giderek ısınıyor...

    malzemeler:
    sırt çantası (dış yüzeyi kolay temizlenebilir, içinde uygun bölmeleri olan, basit ucuz, sırta kolay asılan, az ayrıntılı)
    2-3 geniş mendil (tercihen pamuklu) veya bandana
    yüzücü gözlüğü (tercih edilebilir)
    (dalış maskeleri, dalışlarda da sık yaşanan buğu meselesi ile mücadele edilebilmesi durumunda tercih edilebilir ancak ağız açıkta kalır. yine bariyer-maskeye ihtiyaç var.)
    çok sayıda çift katlı boş torba
    kağıt havlu
    (şişeler tercihen enerji içeceği şişesi, ağzından suyun tazyikle fışkırabileceği tarzda ufak 250-500 cclik şişeler olmalı)
    1 şişe bebe şampuanı (dalin candır)-su karışımı
    100 cc tam yağlı süte (tercihen kapı sütü yoksa günlük süt o da yoksa iyi bir marka tam yağlı süt) 1 ölçek magnezi kalsine (bulunamazsa başka bir anti-asit preparatı-rennie-talcid vs de olabilir) katıp iyice çalkalayarak en az 500 cc süt-alkali solüsyonu
    500 cc serum fizyolojik/bulunamaz ise musluk suyu
    çizi-balık kraker tarzı yağlı ve bol partiküllü kraker (ağız ve yutaktaki olası kapsaisini bağlayıp sütle alnırsa mideye inaktive olmak için yollayacak)
    suni göz yaşı (tears naturale, vb)
    anti histaminik tablet (acil durumlarda, uzun süren yanma veya döküntüde tercihen kısa etkili avil tablet)
    bulaşık eldiveni veya non steril cerrahi eldiven (lateks allerjisi riski mevcuttur)
    yedek tişört ve bandana-mendil-cerrahi maske-eldiven

    1) mukoz membranlar zehirli gazların birincil hedefidir. dış ortamla en çok irtibatta olan gözlerimiz, burun ve ağız mukozamız, soluk borumuz, akciğer epitelimiz, yüksek miktarlı karşılaşmada yutak borumuz ve mide bağırsak yüzeyimiz birincil kurbanlar olacaktır. bu nedenle mukozalar korunacak!
    gaz maskesi çözümüne sıcak bakmıyorum. hem sahip olmanın zor ve masraflı olması,hareketi-koordinasyonu kısıtlaması, hem de toplumsal olaylarda birlik beraberliği zedeleyici, eylemciler arasında bir nevi sınıf farkına yol açıcı özelliği nedeniyle tercih edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. pek çok halk tipi gaz maskesi tarifi her yerde mevcut.

    (bkz: gaz maskesi yapımı)

    basit bir mendil ve kömür tozu ile bile gayet kullanışlı maskeler evde imal edilebiliyor. fakat ben bunlara sahip olmamanın da büyük bir eksiklik olmadığını bazı “göz yaşartıcı” tecrübelere dayanarak düşünüyorum. öncelikle limon ve sirke mitlerinden uzak duracağız. ne kimyasal ne de mekanik herhangi bir faydasını ne düşünebiliyorum ne de sahada izledim. hatta bu tür keskin kokuların bronşiyal epitelde bir yüzeyel hassasiyete, bronkodilatasyona ve gaza daha fazla maruz kalmaya da yol açabileceğini düşünüyorum. ıslak bandana ve mendillerin gazın etki yüzeyini artırıp daha çoğunu bariyerde tutma ihtimallerini göz ardı edemiyorum. ancak ıslak bandana veya mendilin geçirgenliği azaltma ihtimali de yok değil. bu konuda çok ısrarcı değilim. karşılaşmaya yakın maskeler ıslatılıp gaz bu şekilde de karşılanabilir. bunun çalışmasını yapmak lazım. ancak ben kuru maske taraftarıyım. aksi yönde çok daha fazla öneri olsa da, maskeleri ağız ve burun içinde kalacak şekilde bağlayıp kuru olarak gazla karşılaşmak hem dekontaminasyon hem de fayda-maliyet açısından en uygunu duruyor. zira su nedeniyle gazın maskenin en ücra göşesine kadar sızacağını, dokular arası mesafeyi kapatıcı etkisinden daha çok zarar vereceğini -şimdilik- düşünüyorum. emin olduğum şey ise sirke ve limon mitlerinin etkisizliği ve ötesinde zararları!

    çok yoğun bir gazla karşılaşma olmadı ise, gözlerimiz ve genel durumumuz iyi ise, bulduğumuz ilk fırsatta maskeyi sabunlu veya şampuanlı su ile iyice yıkıyoruz. mümkünse üzerimizde bir yere veya sırt çantamıza asarak kurutmak ve kuruyunca da bandanayı/mendili pervane misali sallayarak son kalan partiküllerin de mekanik olarak mümkün mertebe uzaklaşmasını sağlamak ucuz ve etkin bir teknik gibi duruyor. yüzücü gözlüğü kullanmış isek, gözlüğü bol sabunlu suyla yıkamanın yeterli olabileceğini düşünüyorum. elbette dış ortamda kurutmayı unutmayın.

    2) gelelim yüksek miktardaki karşılaşmalara!

    benim ulaşabildiğim kısıtlı bilimsel (2,3,10) ve pratik uygulamalar ve kendi temel kimya-fizyoloji bilgilerimle nacizane önerilerim şu şekildedir:

    direkt gaza maruz kalmış birey mümkün olan en kısa zamanda ortamdan uzaklaşın.

    sakin olun. panik ve heyecan fizyolojik olarak da zehirlenme sürecinizi hızlandırır. dolaşım artar, derideki porlar açılır, solunum sayısı artar ve en büyük dostunuz salgılarınızın salınımı azalır.

    mümkünse hadisenin olduğu yerden biraz daha yüksek (gaz havadan ağır) ve korunaklı bir bölgeye çekilin/kurbanı çekin.

    kötü görünen birisi varsa, önce eldivenlerinizi takın ve kurbanın solunum ve dolaşım durumu, bilincini kontrol edin.

    en ufak bir şüpheniz varsa hemen 112’yi arayın, çevrede hekim olup olmadığını öğrenmeye çalışın, yalnızsanız ve dolaşımı veya solunumu olmadığını düşünüyorsanız, size yanıt vermiyorsa hemen kardiyopulmoner resusitasyon (acil temel yaşam desteği) manevralarına başlayın. öncelikle güvende ve iyi hissediyor olduğunuzdan emin olun. ağızdan ağıza solunum yapacaksanız kurbanın ağız cevresini peçeteye emdirme+süt-alkali solüsyonu ile temizleyip, ağız içinde sekresyon, madde, kusmuk vs varsa temizleyip sonra nefes vermeye başlayın. göğüs kafesinin alt 1/3 kesimine göğsü 5-8 cm çöktürecek şekilde 100/dk hızında, her iki elinizin ayasını üst üste koyup dirseklerinizi kırmadan basın. 30 göğüs basısı/2 suni solunum sırasıyla sizden devralınana veya profesyonel destek gelene veya kurbanın bilinci açılana-solunumu dönene kadar devam edin. çok çok öenmli bir nokta, son amerikan ve avrupa temel yaşam desteği kılavuzlarında vurgulanmaktadır! (11)

    çalışan kalbi, resusitasyon manevraları ile durdurmazsınız! bu bin yıllık hurafe kanıta dayalı şekilde tarihe gömülmüştür. arkadaşınızın beyin ve kalp fonksiyonları için hayati değerdeki saniyeleri harcamayın. şüpheniz varsa yapabildiğiniz kadar resusitasyon yapın. bu bilgi her an hepimize her yerde lazım olabilir!

    eğer ağızdan ağıza solunumdan çekiniyorsanız sadece 100/dk hızında göğüs basısı ile devam edin ve yardım bekleyin. ancak araya ince bir kağıt mendil bariyeri koyarak da olsa mümkünse soluk verin zira zehirli gaz kökenli kalp durmalarında kurtarıcı soluklar diğer nedenlere bağlı solunum dolaşım durmalarına gore daha çok önem taşıyor... aşağıdaki bağlantıda basit bir ilkyardım eğitim videosu var. sadece göğüs basısı tekniğini nasıl uygulamanız gerektiği ile ilgili. aslında hekimler dahil tüm toplumun esas kamu spotu ihtiyacı bu müdahale teknikleri...

    http://www.youtube.com/watch?v=zsgmledxfe8 (amerikan kalp cemiyeti sade göğüs basısı eğitim videosu)

    eller diğer insanlara, yüze, gözlere veya vücuda aşağıda belirtilen yöntemler dışında dokunmayacak.

    eğer tek başımıza olduğumuz en kötü senaryoyu düşünürsek, çantamızda daha önce hazırladığımız, süt alkali solüsyonunu çıkarıyoruz (derişim standardizasyon ve etkinlik-maliyet-toksisite düşünülerek önerilmiştir. başarılı anektodal vakalar mevcuttur ancak kontrollü çalışma elbette yoktur). asla ve asla suyla hiçbir yeri yıkamıyoruz. önce kağıt havluya yüzümüz ve gözlerimizin iç kısmındaki olası partikülleri emdirme amaçlı sadece hafifçe bastırıp, yenisini alıp 1-2 defa mekanik olarak temizliyoruz. sonrasında gözlerimizi ve ağzımızı kapıyoruz. süt-alkali solüsyonumuzu alıp kağıt mendilimize veya ıslak havluya bol miktarda döküp içten dışa doğru (gözlerin içinden, ağzın kenarlarından dışarıya doğru olacak şekilde) temizleyerek atıyoruz. bu arada temizlikte kullandığımız kağıt havlu ve peçeteleri mümkünse çevreye atmıyoruz ki kuşlar-hayvanlar da zehirlenmesin. onlar için dayanıklı çift poşetler hazırlayıp içlerine atmayı öneririm. her zaman yapamayacak olsak da 2 kişi iseniz lütfen becermeye çalışın.

    yüz temizliği sonrası ağzımızı da aynı süt-alkali solüsyonu ile birkaç defa çalkalayıp tükürüyoruz. asla gargara yapmıyoruz! eğer sıvı halde gaz yutmuş isek, yanımızdaki krakerlerden birkaç tane yiyor ve üzerine bizim solüsyondan 1-2 yudum içiyoruz.

    bu sırada bol bol tükürmeye, sümkürmeye ve gözlerimizi sık sık güçlü şekilde kırpıştırıp göz yaşımızı aktive etmeye çalışıyoruz.

    yüz ve cilt temizliğimiz bittikten sonra cantamızda gözümüz kapalı nasıl ulaşacağımızı bildiğimiz serum/su şişemizi alıyoruz. yapabildiğimiz kadar aynı elimizle gözümüzü açıp, uygulayacağımız gözün tersindeki elimizle suyu tazyikle gözümüzün iç kısmından dışarı doğru (burun-kulak yönü) fışkırtarak 3-4 kez temizliyoruz. aynı işlemi ters tarafa uyguluyoruz. aynı elle aynı gözümüze yapmıyoruz ki gaz içeren sıvı diğer göze de bulaşmasın. bu işlemden sonra ek olarak her bir gözümüze 5'er damla suni göz yaşı öneririm. bir arkadaşımız çevremizde ise, aynı işlemleri benzer şekilde, diğer göze bulaşı önleyerek bize uygulayabilir.

    eğer eyleme devam edilecekse tercihen tişört ve maskeler kapalı torbaların içine koyulup yenileri giyilecek. etkinlikler bittikten sonra eve dönünce mümkünse hemen kapıda soyunulacak ve çamaşır-elbiseler hızla çamaşır makinesine atılacak. yolda toplu taşıma kullanılmayacak, kapalı-toplu yaşam alanlarına girilmeyecek. yüksek derecede, bol deterjanla 2-3 defa uzun programlarda yıkanmaları tavsiye ediliyor (2,3). elde yıkanacaklarsa da bol deterjanlı suyla iyi havalanan bir yerde, en iyisi çeşme başında, dere boyunda falan yıkanması sanırım! ayakkabıları-çantayı-montu da da sabunlu su le silip balkona-havalanacağı bir yere koyun. kullandığınız torbaları dışarıdaki bir çöp tenekesine atın. keşke mümkün olsa da tüm kuıllandığımız peçete ve torbaları yakarak imha edebilsek ama kullanmadığımız şampuanlı suları üzerlerine boca ederek cope atma yolunu öneriyorum...

    sabah döndüğümden beri yazıyorum, hayli yorgunum. her gönderiyim dediğimde başka bir şey aklıma geldi ve yazı feci uzun oldu. umarım sonuna kadar sabredebilenleriniz olmuştur. bu öneriler vicdansızlık ve açgözlülüğe, maddenin ve şeytanın iktidarına meydan okuyan herhangi bir ruhun içinde bulunduğu bedene en ufak bir fayda sağlayabilirse ne mutlu bana. farklı öneri ve görüşlerinizi de bekliyorum. daha farklı öneriler olursa yeni girilerle günceller ve konuyu biraz daha pratikleştiririz.

    ahmet şık’ın esir kampından çıkışta yaptığı açıklamanın son cümlesi ile şimdilik bitiriyorum dostlar...

    “bunca baskı ve zulümden o iktidarın korktuğu ama bizim de özlemini duyduğumuz ve mücadelesini sürdürmeye devam edeceğimiz bir hayat çıkacak"

    kaynakça:
    1) http://en.wikipedia.org/wiki/capsaicin
    2) http://emergency.cdc.gov/…riotcontrol/factsheet.asp
    3) http://medic.wikia.com/…i/pepper_spray_and_tear_gas
    4) http://www.lenntech.com/periodic/elements/mg.htm
    5) http://s1305.hizliresim.com/19/y/nmd92.jpg
    6) http://www.livestrong.com/…-eye-irritant-capsaicin/
    7) http://www.greenmedinfo.com/…ngredient/pepper-spray
    8) http://www.ncbi.nlm.nih.gov/…c/articles/pmc1572632/
    9) http://antoine.frostburg.edu/…tures/capsaicin.shtml
    10) http://www.bmj.com/…j.b2283?view=long&pmid=19542106
    11) http://resuscitation-guidelines.articleinmotion.com/…
  • - gazı yiyince gözünüze bir de limon sıkmaya kalkmayın. çok feci yanıyor lan!

    - antiasitlerle * hazırlanmış sulu solüsyonlar kısmen fayda ediyor.

    - en güzeli gazın göz ile temasını engellemek. yüzünüze iyi oturan bir güneş gözlüğü bile inanamayacağınız kadar fayda sağlıyor. bizzat denemedim ama yüzücü gözlüğünün bu açıdan gayet işe yarayacağını düşünüyorum.

    - burun gözden daha çok yanabiliyor. bu iş için de vicks merhem birebir... kutuyu parmaklayıp burun deliklerinize ve maskenizin burna denk gelecek yerine sürün. ara ara bu işlemi tekrarlayın.

    - " eee yanımda limon getirmiştim, ne olacak bunlar şimdi? " demeyin. o limonları da yiyin. boğaz yanmasına nasıl iyi geldiğini göreceksiniz.

    - hava rüzgarlıysa ve mümkünse rüzgarı arkanıza alın. arkanıza almanız mümkün değilse bile bir süre sonra rüzgar bulunduğunuz ortamdaki havayı temizleyecektir, sakin olun.

    - biber gazını yiyip kendinize gelir gelmez; sigaraya davranmayın. hem akciğerlerinize zarar, hem de sözlükçüler kızıyor:) *
  • sigara içmek. evet, yanlış duymadınız, sigara içmek ya da ateş yakıp dumanı solumak biber gazının etkisini azaltıyor. buna ilişkin biri ispanyolca diğeri fransızca iki kaynak buldum; buyrun: 2. consejos
    biber gazına karşı duman solumak