şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: nester)*
  • bu muhabbeti yapan garsonları linç etmek, araba tamponuna bağlayıp sürüklemek, katran ve tüye bulayıp baş aşağı tavana asmak farzdır, sünnettir..

    - iiiki dooğduun meerrveee..
    - öhöm.. abi.. bıçak kesmiyo ya.. ehehahah
    - ha öyle mi (masanın altında gizlediği katanayı çıkarır)
    - ohanesburg!?!
    - dur bakayım bu kesecek mi..?
    - abim.. canım abim.. öperim yalarım..*
  • garsonlar tarafıdan alınan bir nevi bıçağın sapını aluminyum folyo ile kaplama parası.. hayır ne oluyosa folyoyla kaplayıca o bıçağı, çok mu elegant hissediyoruz biz kendimizi?
  • en sık karşılaşılan pasif dilencilik cümlesidir bu. genelde kesmeyen bıçak da pasta kesecek olan bıçaktır. hani düğünde anlarım, anlamam ya anlarım diyelim. herkes damadı söğüşledi biraz da biz söğüşleyelim; aleme şapır şupur bize yarabbi şükür olmasın. doğumgününde nedir ulan? insan doğumgününde hediye alır, bahşiş vermez ki. benim ailem sağolsunlar bozcaada'da yemek yediğimiz bir restoranda bana böyle bir süpriz hazırlamış. pasta küçücük, browninin az daha hallicesi, demişler ki garsona "yemekten önce getir". garson getirdi pastayı, üfledik, demez mi "abi bu bıçak kesmez" diye. ben de dedim ki "o zaman sen git ben kendi önümdeki yemek bıçağılya keserim". olurdu olmazdı, allem etti kallem etti aldı benden bıçak parasını. ulan zaten bir halta benzemeyen bir sürü mezeye bir dünya para vereceğiz, hesabın geniş gelmesine mukabil sana da iyi bir bahşiş bırakacağız, ne diye bir de bıçak parası diye tutturuyorsun ki. ben kesmez miyim onu yemek sonrası vereceğim bahşişten, göstermez miyim sana 3'ün 1'ini gecenin sonunda.
    nedir bu rezillik ya, hakikaten hiç sempatik falan olmuyor. dilencilik bu yahu, düpedüz dilencilik. yapan da kendine yakıştırıyor ya, iki kuruş paranın yaptırabildiklerine bak.
  • bi de bunun "pompa basmıyor" versiyonu vardır ki arabasını yeni almış, mutluluktan uçan kişiyi bile katil yapabilir. "pompa basmıyo" ne lan?
  • "pompa basmıyor" değil de, "pompa çıkmıyor" versiyonu var bunun. araba sıfır alındığında deposunda yalnızca en yakın benzinciye gidecek kadar mazot bulunduğundan kelli kurban gibi o istasyona gidersiniz. pompada tecrübe konuşur, bir süzmeyle anlar arabanın taze olduğunu. kökler benzini. "ağabey 132 oldu" der, "tamam fişi kes" dersiniz, "ağabey vallaha pompa sıkıştı çıkmıyor ha" diye diretir. diyaloğu fazla uzatmadan bi' 10'luk ateşlemek, pompa düzeneğini tamir etme konusunda ziyadesiyle iş görmektedir.
  • emin olun hayatta bu lafı duyduğu için sevinen insanlar da vardır.
    bir hırsızın son sözleridir, bıçak kesmiyor ak.
  • ilk kez william wallace a işkence eden adamın kullandığı rivayet edilir. uzun zamandır aynı paraya işkence yapan tecrübeli işkenceci jenkins simekmaybiçap jr. meşhur braveheart a işkence yapmayı fırsat bilmiş ve biraz bahşiş kapabilmek için il işkence amirine dönüp bu lafı etmiş. bunu duyan braveheart da ''lan bu çapsız adamlar benim ülkemi işgal edecek'' diye üzülüp ''friiiiiidıııııooooommmmmm'' deyu haykırmış. iskoçya eğer bugün iskoçya ise işte bu laf yüzündendir.
  • garsonların damatlardan para koparmak için yaptığı iğrenç eylem.

    nişanımızın yapıldığı gece her şey çok güzel gidiyor, müzik eğlence yeme içme derken bir anda müzik kesildi ve ortaya nişan pastamız yanında da gaddar garson geldi. mikrofonu eline alan şahsiyet yüksek bir ses "evet şimdide bıçak pastayı kesmiyor töreni" diye bağırdı. daha önceleri çok fazla düğün, nişan olayını sevmediğim için böyle bir olaydan ve ne yapmam gerektiğinden haberim bile yok. sadece olacaklardan habersiz etrafa salak salak gülücük dağıtıyorum. (artık nasıl bir haldeysem) gündüz saatleri içerisinde cebimdeki paranın bir çoğunu harcamış geri kalanını da arkadaşlarımdan birisine vermiştim, bizim garson bıçağı pastanın üzerine getirdi ve öyle kaldı. sabırsızlıkla hadi kessene kardeşim diye içimden geçiriyorum, "abey kesmiyor bu bıçak" dedi. ya hadi kardeşim en hoşlanmadığım şey zaten ortalık sessiz 300 kişi bana bakıyor rezil etme diyorum "yok abey kesmiyor demeye devam" kayınpeder neredeyse o bıçağı alıp bana sokacak o kadar kızgın, beni kesiyor "du bakalım napacak damat diye". bütün herkes bana bakıyor ben soğuk terler döküyorum ulan birinizde para getirin de şu rezillik bitsin diye. neyse arkadaşlarımdan birisi başka bir garsona para verdi de bizim garson insafa gelip pastayı kesti. siz siz olun nişan düğün yaparken mutlaka cebinizde para olsun.

    edit: imla