şükela:  tümü | bugün
  • zaman da big bangle birlikte oluştuğu (ve "önce" zamana dair bir kavram) olduğu için anlamsiz olan tamlama.
  • big bang'i sifir olarak alirsak sifirdan önce yine sifir vardi diye bir varsayimda bulunabiliriz (sonucta bu yanlis bir varsayim degildir ama sifirdan önce ne vardi sorusunun cevap kümesinin bir elemanidir yani tek cevap degildir) ancak nasil oldu da bu sifir, bir olmaya karar verdi sorusu ayri bir baslik altinda incelenmesi gereken bir durumdur.
  • bizim icin sonsuzdan öte bir süre olsa da, bizden cok üstün olsa da, tanrinin da bir öncesi vardir, olmasi gerekir, (lisede bu soruyu din hocasina sormustum bana tren örnegini vermisti...vagonu vagon ceker, en basta lokomotif vardir, onun ise enerjisi kendindendir demisti...yapma be hocam..onunda enerjisini koyan insan var..)..iste insan tam bu noktada tikaniyoruz...madem big bangi tanri baslatti o zaman tanridan önce ne vardi sorusu geliveriyor bu kapasitesi kisitli aklimiza...
  • en büyük kabusum. ilkokulda bunu düşünmüştüm ilk. taşikardi yaşattı bana. baktım işin içinden çıkamıyorum, bir daha açılmamak üzere kilitleyip gömdüm beynimin derinliklerine.
    nihilizme kadar gidebilir bunun sonu.

    edit: sonuna kadar bilim taraftarıyımdır. ama herşeyin olmaması fikri çok ürkütücü. (bkz: ölüm korkusu)
  • çeşitli small bang'ler olmuş duyduğum kadariyla... (siz bir de yazmadiklarimi görseniz, asil o zaman döversiniz beni)
  • evrenin en azından dört boyutlu bir yapıya sahip olabileceğine ilişkin işaretleri göz ardı etmezsek, big bang'den önce - tedirgin edici derecede yüksek bir ihtimalle - şimdiki zaman vardı.

    (bkz: döngü)
  • "salınım yapan evren(oscillating universe)" kuramına göre bundan önce de büyük patlamalar oldu. yeniden evren çöktü.yeniden patladı..yeniden çöktü..vs vs...(bkz: yalama olmak)
    ancak bu kurama göre bakmazsak büyük patlamadan 10^-34 sn.(planck zamanı) sonrasına kadar bilgi almamız şu anki fizik kurallarıyla mümkün değil. bundan öncesi kuantum kaotik dönem olarak adlandırılıyor. maddenin yoğunluğunun cm^3 başına milyonlarca kilogram,sıcaklığında milyarlarca derece ile ifade edildiği (bkz: zaman)...

    zaman mı??!?
  • sanırım yeterince zeki olmadığım için bir türlü zihnimde canlandıramadığım dönem.

    insan zekası doğrusal düşünmeye odaklı. doğrusallığın dışına çıkabilenleri de zaten "dahi" gibi sıfatlarla tanımlıyoruz. kolay olmuyor yani bir albert einstein, bir stephen hawking olmak.

    konuyu dağıtmayalım, ben big bang ile ilgili geçen her tartışmada "ya big bang öncesi ne vardı?" sorusunu soran gabilerdenim.

    "şu vardı" diyen adama karşı da şark kurnazlığı ile çirkefleşiyorum. "peki ondan önce ne vardı?". böyle gidiyor bu. daima zaman odaklılık, olayların kronolojik sıra takip etme zorunluluğu gibi ayrıntılar benim verilen yanıtları algılamamı güçleştiriyor.

    bir ara, yirmili yaşlarımdaydım sanırım, douglas adams'ın çoğunlukla zararsız kitabının giriş kısmı biraz yardımcı olur gibi olmuştu konuyu anlamama, ama sonra geçti. ben anlamadığımla kaldım.

    şimdilerde, battlestar galactica yeniden depreştirdi içimde gizlenen kalın kafalı, laf anlamaz adamın karışmış kafasındaki soruları. "bunların tümü daha önce oldu ve şimdi yeniden olacak" dedikçe dizideki karakterler, tilt oluyorum ben oturduğum yerde, elimi falan ısırıyorum, iç çekiyorum, inliyorum saf saf.

    "bildiğiniz bir şey var ve söylemiyorsunuz şerefsizler" diyerek ağız dolusu küfürler ediyorum onlara içimden (number six hariç. candır number six). eşim dizinin heyecanına kaptırdığım için yerimde duramadığımı sanıyor. bilse içimde kopan fırtınaları...

    "ahanda big bang'e gönderme bu diyorum. salınan evren şeysine bağlayacaklar olayı. evrenler üstü kolektif zeka falan diyecekler diye bekliyorum.

    demiyorlar ama. yaptıkları tek atraksiyon radyodan all along the watchtower duymak oluyor son beş saylon*'un dördünün.

    "hay bob dylan dütsün sizi lan ne alaka?" diyorum bir yandan da bu baba şarkıyla keyiflenip ritm tutmaktayken. "cover fena olmamış hacı" diyorum. "düzgün konuş benle" diye kendime getiriyor beni eşim.

    "alacağın olsun bear mccreary. dizi zaten kafamı karıştırırken bir de sen evliliğimi sarsıyorsun" diye hayıflanıyorum.

    konu ile ilgili olarak gelebildiğim ve tıkanıp kaldığım nokta burasıdır.

    soruyu bana yöneltenlere gevrek gevrek gülüp "42" diyorum bu arada.
  • stephen hawking'in sikca kullandigi bir benzetmeye gore, big bang'in oncesinden bahsetmek, guney kutbunun guneyinden bahsetmek gibidir.
  • izmir'den nefret etmek kavramıyla eşdeğerdir.