şükela:  tümü | bugün
  • osmanlı vardı, bütün evren osmanlı torunudur. hepimiz osman gazi’nin toz zerrelerinden oluştuk. aksini iddia eden varsa da vatan hayinidir!
  • -büyük patlamayla birlikte önceden kestirilebilirlik ortadan kalkar.

    aynı şekilde, şimdiki gibi, sadece büyük patlamadan sonra olanları bilsek de, patlama öncesinde neler olduğunu saptayamayız.

    bilim tarihinin şu anki en güncel düşüncesi, büyük patlamadan önce olanların bir sonucu olmadığıdır. ve bu nedenle evrenin bilimsel modelinin parçası olamazlar. bu nedenle patlama öncesini model dışında bırakıp, zamanın başlangıcının büyük patlama olduğunu söyleyebiliriz.

    -bu demektir ki, büyük patlamanın koşullarını kim hazırladı türünden sorular, bilimin ilgilendiği türde sorular değildir.

    -standart teoriye göre, evrenimiz 13.7 milyar yıl önce "tekillik" olarak ortaya çıktı.

    "tekillik" nedir ve nereden gelir? dürüst olmak gerekirse, kesin olarak bilmiyoruz. tekillikler, mevcut fizik anlayışımıza meydan okuyan bölgelerdir. "kara deliklerin" merkezinde var oldukları düşünülmektedir.

    kara delikler yoğun yerçekimi basıncı alanlarıdır. sonlu maddenin, sonsuz yoğunluk altında ezilmesi. sonsuz yoğunluğun bu bölgelerine "tekillikler" denir.
    bizim evrenimiz de küçük, sonsuz derecede sıcak, sonsuz yoğun, bir şey - tekillik olarak başladığı düşünülmektedir.
    --nereden geldi? bilmiyoruz. neden ortaya çıktı? bilmiyoruz.

    -einstein'ın evrende belli miktarda madde olduğunu söyleyen denklemlerinin bütün çözümlemelerinin çok önemli bir özelliği paylaştığını görüyoruz; geçmişte bir zamanda (yaklaşık 13,7 milyar yıl önce) komşu galaksiler arasındaki uzaklık sıfır olmalıydı. bir başka deyişle, bütün evren sıfır büyüklüğündeki tek bir noktaya -sıfır yarıçaplı bir küreye- sıkışmıştı. o zaman evrenin yoğunluğu sonsuz olmalıydı. bu, büyük patlama dediğimiz zamandır. ( sonsuz yoğunluk )
  • "big bang'den önce" ifadesi yanlıştır. çünkü bir zaman dilimini belirtir. ve zaman da big-bang ile akmaya başladı. boşuna uzay-zaman demiyoruz. bigbang'den önce zaman yoktu. zamanın olmadığı bir zaman diliminde ne vardı diye soruyorsunuz.
    yapmayın ayıptır
  • sanırım bir bang'ten önce ne vardı sorusuyla, aslında zaman kavramı sorulmuş.

    zaman evren'in (ya da evrenlerden oluşan bir sistemin) yan ürünü. zamanı hep ileri akarken gözlemlediğimiz için doğal olarak ileri olduğu kadar geri de olmalı şeklinde düşünüyoruz. zira hatıralarımız hep geçmişle ilgili.

    bu yüzden zamanı geri - ileri ekseninde düşünmeye alışığız. oysa zamanı bir küre şeklinde hayal etmek gerekir. örneğin dünya üzerindeki bir noktadan güney yönüne hareket ettiğimizde kuzeyden uzaklaşırız ve nihayet en güney noktasına ulaştığımızda daha gidecek güney kalmamıştır. bu başlangıç noktasından dilediğimiz yöne doğru tekrar yola çıkabiliriz.

    big bang'i başlangıç, yani güney noktası olarak hayal edersek ondan önce ne vardı sorusu anlamını yitirir.
  • (bkz: the)
  • zamanın (ve diğer herşeyin) bigbang ile oluştuğu ve "bigbangdan önce ne olduğu" sorusunun anlamsız olduğu söyleniyor. yani bigbang'den önce zaman da yoktu?
    şimdi tabi, bu cevabı anlamış gibi yapabilirim ben de ama dürüstçesi ben şahsen "zamanın" olmadığı bir zamanı (?) tasavvur edemiyorum.
    ben anlamıyorum diye bu kimsenin de anlayamayacağı anlamına gelmez tabi ama, yine de ne desem?
    bi acayip!
  • ''bu sorun çok daha öncesine antik yunan'a kadar dayanıyor. her şeyin bir nedensellik ile açıklanabileceği ama ne kadar geri gidilirse gidilsin bir nedene dayandırmak imkansız olduğu için buna, sonsuz gerileme, diyorlar ve nedensellik burada yıkılıyor. bu sebepten, her şeyi başlatan bir ''ilk neden''nin olması gerektiği söyleniyor. bu ilk nedene de tanrı diyorlar. ancak yanlış hatırlamıyorsam, kant konu ile alakalı, nedensellik, tüm olanaklı deneyimlerin dışında kalan aşkın bir yaratıcı için uygulanabilir bir yöntem değildir, diyor. yani tanrı nedensellikle açıklanabilecek bir fenomen değildir.''

    konuyu uzay-zamanı referans vererek saçma sayan arkadaşlar var. ben konuya öyle bakamıyorum.
    ilk gerekçem şu: bir şeyin başlangıcı varsa bu şeyin ardındaki mekaniğini anlamak sadece zaman meselesidir. örneğin: su bir bileşkedir, iki farklı türden gazdan meydana gelmiştir, bir yakıcı oksijen, diğeri ise yanıcı hidrojen. ancak bileşik oluşturduklarında çok daha farklı bir maddeye dönüşüyorlar. ve biz bunu anlayabilecek teknolojiye sahibiz. o zaman yeterli zaman geçerse ve medeniyetimiz bilimsel genişlemesini sürdürürse, şu an tanımladığımız uzay-zamanı kavramını başka bir açıdan yorumlayarak ardındaki mekaniği görebiliriz. (diyelim ki; ardında bir mekanik yok, bir yaratıcı var. o zaman şahsen çok büyük bir hayal kırıklığına uğrardım. böyle bir fenomeni yakalamak bu kadar basit olmamalıydı.)
    ikinci gerekçe: kara delikler. etrafını madde, anti madde, karanlık madde ve karanlık enerjiyle yani kısacası uzay- zamanla kaplı, maddesel süreçlerden geçerek uzay-zamanı yırtmış bir şeyin, var olma süreci göz önüne alındığında tersine işleyen bir büyük patlama gibi geliyor. yani uzayın ve zamanın olmadığı bir yere açılan bir kapının ardındaki mekaniği anlamak için bir nedensellik ilişkisi kurulabiliyor.
    3. gerekçe: bu soruyu da içine bir şekilde dahil eden, kimisi zayıf kimisi güçlü bir çok teori ortaya atıldı zaten: akdelikler, sicim teorisi, enflasyon teorisi, paralel evrenler teorisi vs....
    yani evet, o perdenin arkasında ne olduğunu bilmeyebiliriz ancak yeterince şanlıysak bir gün perdeyi kesinlikle aralayacağız. çünkü perde gerçekten de var.

    not: ilk paragrafı egzersin olsun diye yazdım. konunun bütünüyle alakalı ancak yazıyla bağdaşlatırmak zor olabilir.
  • big bang in oncesinde önce diye zaman belirtir bir kavram yoktu. önce ve sonra zamanla var olabilen kavramlardir ve evrenimiz olmadığından zaman da yoktu. bazi yorumcular paralel evrenlerin membranlar biciminde yanyana dizildigini, evrenimizin bunlarin bir sekilde carpismasindan bosalan enerjiyle olustugunu iddia ediyor. bu iddialara itibar edersek big bang oncesinde bizim evrenimizde zaman olmamakla beraber baska evrenlerde zaman vardi diyebiliriz. haa bi de kuantum dalgalanmasi diye bi mevzu var, buna gore kuantum duzeyinde bir parcacik termodinamik yasalarina aykiri olarak anlik bicimde yoktan varolup tekrar yok oluyor. bu evrenin matematigine aykiri bir durum olusturmuyor. bu goruse gore evren bir anda bir kuantum dalgalanmasi ile kendiliginden olusmus olabilir diye bir cikarim da yapilabilir. bunlar zor sorular azizim, ancak matematikle anlasilmaya calisiliyor. uygulamali fizik bu alana giremiyor. bence bunlar esas soru degil. esas soru şu; entropi neden her yerde lineer bir bicimde artmadı, yani ilk anlarda neden madde-antimadde savasinda madde fazla verdi? bu dengesizligin kaynagi anlasilirsa her sey cozulur.
  • 3 boyutlu bir dünya 2 boyutlu nesneler açısından sonsuzdur.aynı şekilde 4 boyutlu bir gerçeklik de 3.boyuttan algılanamaz.

    denk gelip okuyan olursa şunlara bakmasını tavsiye ederim: (bkz: durma problemi)(bkz: eksiklik teoremi),bunlar şunu der şu, matematik ile her şeyi çözemezsiniz. yani evreni matematik ile çözümleme fikri imkansızdır başka şeylere ihtiyacımız var.
    edit:dahi anlamında ki de ayrıldı.