şükela:  tümü | bugün
  • samsun piazza avmde 27 tlye tavuk şinitzel yediğim yer ve yanında hiçbir şey içmedim. çay da 8 tl.
    (bkz: tecrübe yenen kazıkların bileşkesidir.)

    edit: ayrıca koca şinitzeli ekmeksiz yedirdiler. insan adam gibi ekmek getirir. ortam şekilli diye istemeye de utandık.
  • kanyon şubesine dün akşam iş arkadaşlarımla yemeğe gittim. iki tane saçma sapan olay oldu:

    1) bir arkadaşımız masadan erken kalkması gerektiği için kredi kartıyla kendi hesabını ödemek istedi ama garson "bu mümkün değil, bölemiyoruz" dedi. arkadaşım da "o zaman benim hesabımı başka boş masaya taşıyın, ben de o masadaymışım gibi ödeyeyim" dedi. ilk başta tamam dediler ve arkadaşım ödemeyi yaptı. ama garson şunu demeyi ihmal etmedi "bunu normalde yapmıyoruz ama sizin için yaptık. bizden 2 tl kesiliyor bu durum için". neden dedik, bir cevap vermedi.

    2) birçok arkadaşımız masadan kalktı ve bahşiş bırakmadılar. hesap toplam 250-300 tl gibiydi. biz de 20 tl bahşiş verdik (bu tavırlara rağmen). aynı garson bize bu sefer "servis ücreti hesaba dahil değil. 300 tl'ye yakın hesap geldi, en az %10 bahşiş vermeniz gerek" dedi. biz de sinirlendik doğal olarak ve vermedik. o parayı verdiğimize de pişman olduk.

    uzun lafın kısası, hizmet kalitesi yerlerde olan bir müessese. gitmeyin, yemeyin, etmeyin. ticari itabarları zedeleniyorsa da zedelensin. ilk başta o garsondan hesap sorsunlar, ondan sonra ben de entry'mi silerim. saygılar.
  • sishane subesinde, bahsisi begenmeyip hesap kutusunu, icindeki bahsisle kapagı acık olarak masaya geri koyacak curette garsonlara sahip isletme. bunca yıldır ucuz-pahali cesit cesit yerde yemek yedim, kimine bol bahsis dagittim, kiminin hizmetini begenmedim hic bahsis birakmadim, kimine elimizdeki nakit bozuk kadar birakmak zorunda kaldim, ama hicbir yerden boyle bir muamele gormedim. guleryuzun, "iyi aksamlar, hosgeldiniz" demenin de cok zor olmayan ama memnuniyet artiran, musteri baglayan ve hatta bahsis kazandiran unsurlar oldugunu da unutmamalari gerekli.
  • özellikle etiler şubesi, birşey tuttuktan sonra, nezakete az önem verme ve serviste kalitesizleşme. örneğidir. hani insanlar tarafından sevildi, güzel bulunda ya, artık doymuştur şube. herşeyi kaktırabilir gibi düşünebilir bazı duyarlı çevreler.

    bu şubede, yani etiler şubesinde, kasiyerde oturan kıza şikayet ettiğiniz takdirde," üffffff, şefe söyleyin" gibi bir durumla karşı karşıa kalabilirsiniz. şefe gittiğinizde, ismini zorla söyler isminin tayfur salatan olduğunu öğrendiğinizde, tayfur bey kibar tavrından bir derece daha sinirli bir tavıra girişmiştir bile. çünkü ismini sormuşsunuzdur, en büyük hakarettir, ama kendisi bilmez ki bırakın amerika veya avrupayı ülkemiz olan az gelişmiş türkiye'de bile, bırakın özel sektörü, devlet memurlarının bile isim yazan yaka kartını görünür şekilde takmayışı suçtur. ama özel sektördeki kendini bilmez bazıları ne hizmet verseler kabulleneceğiz zannediyor ve ne yazık ki biz de bu marka moda olmuş diye kabulleniyoruz. adamlar tutturdu ya artık bu iş yeri zarar edene kadar hatalarının farkına da varmazlar.

    neyse velhasıl kelam, artık sanırım müşteri sıkıntıları olmadığı için millete kaba davranmaktan sıkıntı duymayan bir kurum. en azından etiler şubesi. gidin ve ağzınızın payını alın. merak ediyorum, sıfırdan tırnaklarıyla bu konuma gelmiş gamze cizreli hanfendi, bu sorumsuz insanları ne kadar takip ediyor. sorumluluk , iş sahibi olmak, esnaflık dediğimiz şeyler dünyanın en kolay şeyi değildir, gamze hanımın hayatını okumuş biri olarak ne kadar zorluklar yaşadığını biliyorum. ama şube şeflerine veya müdürlerine bu kadar yetki tanımak sanırım ülkemiz gibi, yetki sahibi olunca kendini kral hisseden tipler için uygun birşey değil.

    not: konu uzadı.bu da böyle bir gözlemimdir, gamze cizreli hanfendi olmak üzere tüm big chefs yetkililerine arz ederim
  • 15 liraya buyuk bir bardakta limonata icirten comert restoran. o fiyata bi zahmet buyuk olsun bardak... cay bardaginda getirseler kafalarina atin zaten.
  • bi arkadaşımız doğum gününü burada kutlamaya karar vermiş. milleti de çağırıyor tabi. şimdi öğrenci insanlarız, garip geliyor tabi. belki fakir arkadaşları gelsin istemiyordur. o da olabilir. iki ihtimal var, şimdi karınlarımızı bir güzel doyurup gideceğiz ve 1 bira alıp 4 bardak falan isteyeceğiz, ya da aramızda para toplayıp arkadaş grubu adına bir temsilci seçip onu yollayacağız. başka yol gelmedi aklıma.
    böyle bir yere birinin osuruktan doğum günü için gideceğime sevgilimle romantik bir yemek yerim (gerçi menüde yemek seçerkenki yusuf yusuf, lan kolaya da 10 lira verdik iyi mi selzenişleri anca romatizma yapıyor adamda).

    bi de yanlış anlaşılmasın. imkanı olan günde iki öğün yesin. hatta hepinizin imkanı olsun da hiç çıkmayın ordan. ama az çok gelirleri belli olan arkadaşlarını zikmek?
  • ankara iran caddesi'ndeki şubesinde hıncahınç dolu bir saatte, beraber yemek yemeye gittiğimiz 86 yaşında alzheimer hastası babaanneme mükemmel bir servis yaparak ve yemek gibi onun için artık zahmetli olmuş bir iş için her türlü kolaylığı sağlayarak ciddi anlamda takdirimi kazanmıştır. verdiğim her kuruş helal olsun, yaşamla bağları güç geçtikçe kopan bir kadına -birkaç saat sonra dahi hatırlamayacak olsa da- güzel bir gün yaşattığı için.

    teşekkür ederim.
  • parasıyla rezil olmak isteyenlerin tercih etmesi gereken mekan.
  • hımbıl orta sınıflarımıza statü yarıştırırken kolaylık olsun diye servis tabaklarının üzerine eşşek kadar bigchefs yazdıklarını azönce gerizekalı kuzenimin paylaştığı resimden gördüm. böylece tabağın resmini çekince nerede yemek yediğini duyurmak da kolaylaşıyor, ama olm zaten check in yapmıyor musunuz big chefs'e gittiğinizde? yetmiyor mu?
  • yurtdışından gelen birkaç misafirle ilgilendiğim için karınları acıktığında çok gürültülü olmayan, lezzetli ve güzel yemekleri olan, merkezi bir yere gitmek istediklerini söylediklerinde, aklıma ramazan ayında çok göze batmadan onları ağırlayabileceğim ve otellerine yakın olarak tünel'deki subesini seçtim.
    gittik, yedik içtik hepsi güzeldi bunda sorun yok. bomonti tercih ettik son turda soğuk bomonti kalmadı başka verelim falan dediler, onu da hallettik neyse.
    lakin ben otopark sistemlerine takıldım.
    iş icabı çok kez istanbul'da otopark kullanıyorum, çeşitli mekanlarda vale hizmetini kullanıyoruz falan ama big chefs'in tünel şubesinde mekanın önü boş olmasına karşılık zorunlu vale hizmeti karşılığı 20tl vermek bana çok ama çok saçma geldi.

    yani hemen karşıdaki kat otoparkına bıraksam inanın maksimum 8lira öderdim.üstelik aracım yolun parka müsait(yani boş) kısmına koyulmadı, tee arka sokağa bırakıldı.(mekan önünde 3 araçlık yer vardı ama sadece 1tane golf vardı park edilmiş)
    bu çok garibime gitti ne yani üstünde 3 anten olan peugeot 206 sedan aracım var diye mekan önüne değil arka sokağa bırakıldı aracım ve dediğim gibi mekan önü boş, yola rahatça bırakılıyor yani.
    bu duruma sinirlendim önce, sonrasında da arka sokağa bırakılan ve zaten parkın ücretsiz olduğu bir yerde 10metre araba kullanmak için 20tl bana çok geldi. ha bu arada vale hizmetinde fiş te yok ha. yani 20lira karşılığında bir makbuz da alamıyorsunuz üstelik.
    emirgan sütiş'te bile park ciddi bir sorunken otopark/vale için ücret ödemezken (ki orası acayip kalabalık bir yerdir her zaman) burada boğaz kenarı restoranı gibi fahiş vale ödemek bana saçma geldi.
    ama restoranı çok beğendim, misafirler de çok beğendi, yemeklerde serviste asla sorun yok. bunu ek olarak yine belirtmek isterim. ama vale mi? almiim, katlı otoparktan 2 adım yürürüm yine de valeye vermem o parayı.