şükela:  tümü | bugün
  • mcdonald's'ın en popüler ürünü desek yanlış olmaz. bu özelliği nedeniyle her an servise hazır halde tutuluyor. yani kasaya varıp, bir big mac menü isteyip, parasını verip, menüyü tepsiyle teslim almanız 30 saniye falan sürüyor. bu açıdan gerçekten "fast" food. çünkü bu hızla anca simit-üçgen peynir satan simitçi rekabet edebilir.

    içeriğine gelirsek, bir bic mac menüde şunlar sunuluyor: big mac hamburger, patates kızartması, ketçap, light mayonez, orta boy coca-cola ve elbette peçeteler...

    fiyatına gelirsek, yukarıda saydığım standart big mac menünün indirimsiz fiyatı 9,90 tl.

    yemesine gelirsek, zor. bugüne kadar dökmeden yiyebildiğim olmadı. neyse ki bol peçete veriyorlar.

    son olarak bir not: wikipedia'daki tabloya göre, porsiyon başına dünyanın en az yağlı* ve en az kalorili* big mac hamburgeri türkiye'deki big mac'miş. tabii bunun türkiye'deki big mac'in boyutuyla da ilgisi olduğunu düşünmek lazım...
  • dünyanın heryerinde aynı fiyata satıldığı külliyen yalandır. aslında teorik olarak böyle olması gerekirken, ulaşım maliyetleri, hükümet düzenlemeleri gibi sebepler yüzünden pratik teoriden sapmaktadır.
    örnek vermek gerekirse, 1998 fiyatlarıyla amerikada bir big mac 2.56$ iken, danimarkada 3.39$, macaristanda ise 1.22$dır.
  • ilginç sosu, çift köftesi ve üçlü ekmegiyle ıssız adaya götürülesi bi şey
  • 4 gb ramli ve 1 ghz fsb'li 64 bit g5 islemcili macintosh'a verilebilecek isim.
  • bir 15 yil önce eger yamulmuyorsam en az 1.5 kat daha büyük olan hamburger. bir 15 yil sonra herhalde kürdan ile yiyecegiz.
  • abd'de grand ve jr. versiyonu sinirli sure icin satisa sunulmustur.

    grand mac icin bir sey soylemek gerekirse, big king xxl'in big mac versiyonudur. ayni boy. turkiye'de boyle bir uygulama var mi veya olacak mi bilmiyorum. bu arada bunu yapmadan gecemem:

    (bkz: trump doneminde gerceklesmistir)

    evet.
  • günaha girmek istediğimde yediğim şey.

    depresyon zamanlarında aşeriyorum aslında galiba ben bunu. çünkü ısırdığında bir mutlu oluyorsun yani bunu kimse inkar etmesin, yanar valla. yine de yılda maksimum 1 ya da 2 kez falan yiyorumdur. ama bırakılsa bağımlısı olunur gerçekten bu iğrenç ve dahi sağlıksız şeyin. *

    bir de ben şunu anlamıyorum, yok bunu yersen ölürsün, yok bilmem ne olursun. arkadaş benim resmen sadece cheeseburger ile beslenen bir arkadaşım var. yani gerçekten sadece onu yiyor, sabah akşam gibi kavramları da yoktur. günde 8-9 tane tuborg shot içer, kafası hep güzel gezer ve dediğim gibi hayat mottosu olarak mc cheeseburger tüketiyor. bıkmıyor da. bir bok da olduğunu görmedim, ne kilolu ne de sağlığında bir problem var.

    anasını sattığımın fast foodları bir bize fast food herhalde, başkalarına hava su gibi bir şey.
  • dunyanın her yerinde aynı fiyata satılan yiyecek bu yusden the economist dergisi tarafından döviz kurlarını belirlemekde kullanılıyor.
  • ayrıca mc donalds ın chef d oeuvre ü
  • hamburger imiş. the economist dergisi tarafından bir döviz kuru ölçütü olarak kullanılmasının sebebi, big mac denen bu yiyeceğin dünyanın her yerinde aynı boyuta ve içeriğe sahip olmasıdır, öyle ki gramajı bile bellidir, düzdür. bu yüzden dergimiz big mac'e sabit bir sepet ürün gibi davranmış, alım gücü paritesine bir gösterge olarak sunmuştur. bu hesaplamada her bir ülkedeki big mac fiyatları alınır ve göreceli fiyatlar hesaplanır. ilk başta daha matrak bir şekilde başlayan bu hamburger standardı, zaman içinde ciddiye binmiştir. (bkz: kanka bir tur da ben bineyim be) gibi..