şükela:  tümü | bugün
  • pinokyo, carlo collodi tarafından yazılan versiyonda gepetto’nun, pinokyo’yu oymasının ardından evden kaçar. yakalanınca, gepetto’nun kendisini taciz ettiğini iddia ederek zavallı adamı tutuklatır. hikayenin sonunda pinokyo asılmak suretiyle ölüme mahkum edilir.
  • küçükken yatmadan önce mutlaka annem gelir baş ucumda bana minik hikayeler okur beni öyle yatırırdı hiç bir zaman kitap bitmeden yatmazdım. kadın mutlaka hikayeleri bitirmek durumunda kalır sonra benim sorularımı cevaplardı ben de tatmin olduktan sonra uyumaya karar verirdim. bir gün annemle kitap almaya gittik her zaman sarı saça düşkünlüğüm vardı rafta deniz kızı masalını tutturdum bunu alalım öyle hoşuma gitmişti ki. habire sayfalarını karıştırıyorum yol boyunca kitabı aldım mızıldamaya başladım ben yatmak istiyorum eve gidelim akşam olsun diye. sanki istesem annem gündüz vakti bana kitabı okuyamayacakmış gibi. akşamı zor ettim arkadaşlar günlerce aç kalan insan yemek görünce nasıl salya tepkisi veriyorsa ben de kitaba karşı öyle bir koşullanmıştım.

    hiçbir kelimesini kaçırmadan dinliyorum. hikayenin sonunda prens ve deniz kızı birlikte oluyordu mutlu mesut yaşıyorlardı annem hikayenin sonunda onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine diye sonlandırmıştı.

    hikaye ve içindeki çizimler o kadar çok hoşuma gitmişti ki. uzun bir süre her gece annem aynı hikayeyi okumak durumunda kalmıştı. baya bir süre bıkmadan dinlemiştim artık kitabı ezberlemiş eve gelen her misafirin kucağına atlayıp size bir şey okuyacağım diye insanları darlar olmuştum.

    bu güzel zamanlar ta ki ben okumayı sökene kadar devam etti. evet arkadaşlar artık okullu olmuş sınıfları doldurmuştum neşeli değildim zira. eve geldim seri okuyorum falan şakkır şakkır. hangi kitabı okumak istedim evet evet hasretiyle yanıp tutuştuğum deniz kızına gitti elim. geçtim odama açtım kitabımı okuyorum. ama bir tuhaflık var kitabın sonuna geldim son bir sayfa kalmış ama deniz kızı neredeyse denizde bir köpük olacak prens başkasıyla birlikte bizim deniz kızından bir haber. hikayenin son cümlesine geldim hıçkırarak ağlıyorum. şu an yazarken bile içlendim. nasıl sinirliyim prense, neden sevmedi deniz kızını, deniz kızına da sinirliyim neden o bıçakla öldürmemişti prensi kendisi yok oluyordu.

    hıçkırıklarımı duymuştu annem geldi odaya. 'neyin var kızım?' dedi. daha neyim olsun anne bana yalan söyledin dedim. kadın bir süre anlamadı beni sonra kitabı gösterdim susmak bilmiyordum. bir süre ne annemle ne babamla konuşmadım herkes beni kandırmıştı o kitabı neredeyse herkese okumuştum kimse gelip orada başka bir şey yazıyor dememişti bana. inatla yemeklere katılmıyordum ta ki acıkana kadar sonra paşa paşa yiyordum trip de bir yere kadar. annem o ara kitabı kaldırmıştı ben unutayım diye. bir yığın başka kitap aldı unutayım diye nitekim bir süre sonra unuttum. ama annem kitabı atmamıştı deniz kızı masalı benim için hem yaralayıcı bir masal hem de daha sonraki hayatımın bir yansıması olmuştu.
  • kırmızı başlıklı kız hikayesinin sonunda cesur avcı, kurdun karnını yararak zavallı kırmızı başlıklı kızı kurtarıyordu, değil mi? fransız yazar charles perrault tarafından yazılmış orijinal hikayede ne avcı vardır ne de büyükanne! kurt, kırmızı başlıklı kızı afiyetle yer ve masal biter. ana fikir yabancılarla fazla diyaloğa girmemektir.
    bir başka versiyonun finalinde ise kurt, kırmızı başlıklı kız'a büyükannesini yedirir.