şükela:  tümü | bugün
  • kısa yoldan insan tanımanın yollarından biridir. insanların, alanınla ilgili bir konuda üzerinde doktora yapmışcasına sallamalarını avantaja çeviriyorum. ileride arkadaş olabilme ihtimalim bulunan kimselere atıyorum yemi, aslanın ceylanı süzdüğü gibi süzüyorum sonra. 3 ihtimal var.

    -eğer bilmiyorsa ve bunu itiraf ediyorsa ne hoş. günümüzde bilmiyorum diyen kaldı mı o da ayrı bir soru(n). bu kimseyle arkadaş olunabilir. siz ona, o size bir şeyler katabilir.

    -bilmiyor ama mantık yürütebiliyorsa, adım adım sonuca ulaşmayı deniyorsa veya yorumlaması sağlıklıysa bu kimseyle de arkadaş olunur. ufuk açabilir.

    -bilmiyorsa ve bilmediği halde atıp tutuyorsa tebrikler, zararlı hücre tespit edilmiş demektir. insana yük olmaktan, beyni gereksiz işgal etmekten başka bir işe yaramayan kibir ve ego bileşimidir. hayatınıza daha girmeden siktir edebilirsiniz.
  • genelde siyaset konusunda olur bu olay, kişiler eğer yeterli bilgi ve birikime sahip değilse onları ikna edemeyeceğini düşündüğün anda susup dinlemeye başlarsın.
  • iyi bildiğim için susacağım bir konudur. (bkz: yersen martin)

    tamam, bir iki kelam edeyim bari.

    ben bu tarz insanların varlığını sözlükte fazlaca hissediyorum. bu yazarlar iyi bildikleri konularda bazen özellikle yazmıyor, bizim gibi cahillerin tartışmalarını ve ileri sürdüklerini sadece uzaktan okuyarak, topa girme zahmetinde bulunmadan izliyorlar. yüksek müsadenizle bu arkadaşlara sormak istiyorum; neden böyle götlük yapıyorsunuz? hiç yakışıyor mu? anlatın da öğrenelim işte.

    not: özgüven eksikliğinden ziyade, özgüveni fazla olan ve bilmediği bir konuda bildiğini zanneden insanlarla muhatap olmama isteğinden kaynaklanır.

    not 2: özgüven sözcüğü, yazımı hususunda ihtilafa düşülen nadir sözcüklerdendir. kimi kaynaklar "öz güven" olarak ayrı, kimi kaynaklar ise birleşik yazılmasının daha doğru olduğunu belirtirler. bildiğim bu konuda mesaj atarsanız susmayı tercih edip tartışmayacağım için bu notu paylaştım. ya da vazgeçtim, tartışabiliriz. *