şükela:  tümü | bugün
  • 10-15 yıl öncesinde deli divane yapılan bir garip aktiviteydi bu. artık ne derisi olduğu mechul ip şeklindeki nesne bileğe dolanırdı, bir boka yaradığı da yoktu.

    ilkbahar ve yazları liseliler özellikle gömleği sıvayıp bunu göstermek için epey uğraşırlardı. bir de cinsiyeti yoktu bu deri ip dolama olayının.
  • şimdilerde yerini chokera bırakmıştır.
  • nerden baksan şu an süper aydınlık yıllar yaşıyoruz tabii. o açıdan lanet olası yıllar.
  • o deri ipin adi sırım. bilege sırım baglanan yillar iste black hole sun, easy, jeremy ya da smells like teen spirit falan dinledigimiz yillardi, tam da bugun o sırımlar daha bir ozlenir oldu.
  • pantolona zincir takılan yıllara tekabül eder.
  • leş gibi kokardı meret.
  • yaş paratoneri başlık.
    iyi müzik dinledik, iyi günler geçirdik. akp henüz bu kadar ele geçirmemişti ülkeyi, kendi çapımızda özgürdük. bileğimize deri de doladık evet, bir anlamı vardı hem çok da yakıştı. yine olsa yine dolarız.
  • karanlık olduğunu düşünmediğim yıllar. benim iki bileğimde de vardı bunlardan. erzurumlu bir arkadaşım vardı, kendisi böyle şeyleri pek sevmez, bunları takanlardan, bağlayanlardan da hazzetmez. bana da hep şey derdi; ''bunlara para vermene gerek yok oglim, bizim evde kablo dolu, getireyim bağla.''

    karanlık olarak niteleyeceksek, şu kafayı niteleyebiliriz yani.

    o zamanlar lisedeyim, 17 18 yaşındayım, 10 sene evvel yani. bileğimde bileklik, kulağımda mıknatıslı küpe -ki küpeyle tanışan her türk erkeğinin deneme yanılma sürecidir mıknatıslı küpeler- okula da böyle gelirdim. yakın arkadaşım vardı, o da böyleydi. abartısız söylüyorum, okul müdürü bizden aldığı küpelerle, bilekliklerle, o arkadaş zincir de severdi, zincirlerle, bijuteri açsa açardı. net. ki, mezun olduktan sonra hepsini geri almıştık da, ne yapacağımıza karar veremeyip çoğunu dağıtmıştık alt sınıflardakilere.

    şimdi 28 yaşındayım, öğretmen oldum, yarın öbür gün mesleğe başlayacağım, bilekliklerin yerini beşiktaş bileklikleri aldı. küpem hala duruyor ama artık mıknatıslı değil. pek değişiklik olmamış herhalde bende. yüzüktü, tesbihti, bunları sevmiyorum ama bileklik ve küpe gayet iyi yani.
  • ekseriyetle sol kolumda mutlaka bulunurdu zamanında. canım ablamın her şeyini kullandığım gibi bu deri kablomsu bilekliklerinden de faydalandım. aramızda beş yaş olduğu için o böyle şeylere artık tenezzül etmemeye başladığında dolabını temizler bunları ayırır atmaya yeltenir ben ise ablamın geçtiği yollara yeni adım atan taptaze bir ergen olarak havada kapardım bu deri kabloları. mahallede bir kız da boynuna takardı bunları,çok da güzel bir kızdı nasıl özendiysem ben de denemiştim de annem izin vermemişti biri sıkar arkadan boğar seni diye... neyse zaten o kızdaki gibi durmamıştı bende, sanırım keramet deri ipte değil kızın zaten çok güzel olmasındaydı. günün birinde canım babam benim bu bilekliği boşta bulup kopardı "bu ne lan takma böyle şeyler keser kolunu" diyerekten. o günden beri takmadım ve kimsede de görmedim. sanırım babam bitirdi bu modayı.
  • 10-15 yıl kadar önce olduğuna inanamadığım yıllar.

    3-4 yıl önce incik boncuk türü şeyleri çok seven bir kız arkadaşım hediye edip çok yakıştığını söylemişti. ben de onu takıp demode demode dolaşmışım etrafta demek ki. vay be sözlük!