şükela:  tümü | bugün
  • bir durumu ogrenmek..
  • yöntemleri olan şey. sınavda aklıma gelmeyince vahiy gelmesi yazdım. sonucu merak ve tedirginlikle bekliyorum.
  • marifet değildir bilgi edinmek.gerçek marifet bilgiyi öğrendikten sonra bir iş becerebilmektir ve bunun aynı zamanda allahın rıza dairesinin içinde olmasıdır. bilmem anladınız mı? yani bilgide allah yolunda alınmalı
  • yöntemlerinden biri, esnafla az biraz muhabbettir.
  • eğitim aracılığıyla yapılan zihinsel gelişim ve kişisel gelişim macerası hem bertrand russell gibi eski bilgeleri hem de sir ken robinson ve noam chomsky gibi modern düşünürleri işgali altına almıştır. 1936 yılında, büyük buhran’ın en üst noktasında, üretken kişisel gelişim gurusu ve meşhur tuhaf insan olan james t. mangan, you can do anything! (her şeyi yapabilirsiniz!) isimli kitabı yayınladı. kitap, yaşama sanatı için sunulmuş olan coşkulu ve çok ünlemli bir enerji rehberi. mangan, pozitif açıdan çılgın birisi olsa bile – 1948 yılında uzay boşluğuna sahip olduğunu iddia etti ve gökyüzünün mikro-ülkeyi bulmaya gitti – kitabı değersiz bir kitap değil.

    kitapta bilgi edinmenin 14 yolu isminde bir bölüm var – bu bölüm, daha önce de tartışılmış olan başarılı insanlardan örnek alma ve karşılaştığımız bilgileri düzenleme; merakın gücü; öğrenme ve öğretme arasındaki geçişme; kritik düşünmenin önemi (çünkü christopher hitchens şöyle demişti: “kanıt olmaksızın iddia edilen bir şey, yine kanıt olmaksızın reddedilebilir.”); bir şeyleri not etmenin faydaları; düşüncelerin katı olmak yerine akıcı olmasını tercih etme gerekliliğinin nedeni; dinleme sanatı; gözlem sanatı ve insan olmanın önemi gibi konuları destekleyen bir zihinsel gelişim planı.

    bilgi edinmenin 14 yolu

    1. 1. uygulayın

    zaten sahip olduğunuz bilgiyi göz önünde bulundurun – gerçekten yapabileceğinizi bildiğiniz şeyleri. onlar, tekrar ve tekrar yapmış olduğunuz şeylerdir; onları öyle sık uyguladınız ki artık ikincil bir dünya haline geldiler. her normal insan nasıl yürüneceğini ve konuşulacağını bilir. fakat bu bilgileri uygulama olmadan edinemezdi. çünkü küçük bir çocuk, büyüklere kolay gelen şeyleri tekrar ve tekrar ve tekrar uygulamadan yapmayı beceremez.

    […]

    çoğumuz ilk ya da ikinci girişimlerimizde genellikle vazgeçeriz. fakat gerçekten eğitilecek olan kişi, bilmeye niyetlenen kişi, o işi başarana dek onunla kalacaktır. uygulayın!

    1. 2. soru sorun

    herhangi normal bir çocuk, üç ya da dört yaşlarında, soru sorma dönemine girer; bu dönem hızla gelişen beynin bilgiye en fazla heves duyduğu dönemdir. çocuklar, “ne zaman?” “nerede?” “nasıl?” “ne?” ve “neden?” diye sorup dururlar – fakat genelde cevap “uslu dur!” “beni yalnız bırak!” “baş belası olma!” olur. çocukluğumuzun dürüst sorularına verilen bu ilk sert cevaplar bizim “soru sorma becerimizi” bastırırlar. büyürüz, hala bilgiye hevesliyizdir, fakat soru sorarak bilgi edinmekten korkar ya da utanırız.

    […]

    bilgiye sahip olan her insan, soru soran ciddi ve samimi bir insana bildiklerini anlatma konusunda daha isteklidir. soru, soran kişiyi asla aptal ya da çocuksu göstermez – aksine, soru sormak size yardımcı olma eylemi içerisinde size yakınlaşmış olan, sizi daha çok seven ve sizinle bilgisini paylaşmak için olası bir durumda kendi yolundan çıkabilecek olan diğer insanın saygısını kontrol etmek demektir.

    soru sorun! soru sorduğunuz zaman, alçakgönüllü olmalısınız. bilmediğinizi kabul etmelisiniz! bunun neresi kötü ki? herkes, herkesin her şeyi bilmediğini biliyor ve soru sormak da diğer kişiye yalnızca o bilgiyle ilgili şeylerde dürüst olduğunu bildirmek demektir.

    1. 3. isteyin

    gerçekten öğrenmeyi isteyene dek, çok fazla şey öğrenmezsiniz. milyonlarca insan şunları söylemiştir: “müzisyen olmayı dilerdim!” “bir yapabilsem!” ya da “güzel bir eğitim almış olmayı çok isterdim!”. fakat burada yalnızca kelimeler konuşuyor – aslında öyle demek istemediler.

    […]

    istemek, öğrenmenin temelidir ve yalnızca öğrenmeyi isteyerek bilgi merdivenlerinde yukarıya tırmanabilirsiniz.

    […]

    eğer öğrenmeyi istemiyorsanız siz ya [gerçekten] kalın kafalısınız ya da “her şeyi bilen” birisiniz. ve dünyanın bu türden insanlara yapabileceği hiçbir şeyi yok.

    1. 4. kendinizden alın

    aslında epey çok şey biliyor olduğunuzu duymak sizi şaşırtabilir! bu içinizdeki şey – o tamamen orada – bilgiyle dolu olmasaydınız yaşayamazdınız.

    […]

    ancak, bilginizin çoğu kullanılacak şekilde değil, dilinizin ucuna bile gelmedi – ve eğitimsizlik ile eğitim arasındaki büyük fark budur. o bilgiler saklanmış, içinizde derinlere gömülmüş – ve onu görmediğiniz için orada olmadığını düşünüyorsunuz.

    bilgi, yalnızca şekil aldığı zaman, kelimelere döküldüğü zaman ya da bir ilkeye göre eksildiği zaman bilgidir – ve şimdi kendi altın madeninize gidip, ham madene ulaşmak için çalışmak sizin elinizde.

    1. 5. etrafında yürüyün

    yeni ve özel bir şey gördüğünüz herhangi bir anda, eğer gördüğünüz şey yerdeyse, inceleme ve gözleminiz ilerledikçe en sonunda onun etrafında yürüdüğünüzü göreceksiniz. çünkü bir şeyi, ona bütün açılardan bakarak öğrenmeyi istiyorsunuz.

    […]

    bilgi edinmek için çalışılan şeyin etrafında yürürsünüz. o şey yalnızca sizin dokunduğunuz, sizin gördüğünüz şey değil: onun birçok diğer yanı, durumları, bağlantıları var ve bunları her açısını çalışmadan bilemezsiniz.

    dar görüşlü bir insan tek bir noktada takılı kalır; açık fikirli ise özgürdür, meraklıdır ve önyargısızdır; “hikâyenin iki tarafını da” öğrenmeyi amaçlar.

    işinizin büyük kısmı ile bilinciniz arasına perde çekmeyin. eski bir fikrinizi değiştirirseniz kendinize zarar vereceğinizi düşünüp korkmayın. özgür, geniş, açık bir zihne sahip olun! hem çalıştığınız şeye hem de kendinize karşı adil olun. iş incelemeye geldiği zaman etrafında yürüyün! küçük gezinti büyük bilgi getirecektir.

    1. 6. deney yapın

    dünya, yeni çalışma tohumları ekmeyi isteyen insanlarla gurur duyuyor, çünkü bu kişi yarın taze bilgi ekinini toplayabilir. dünya sürekli geçmişe dönen ve bilmeye değer her şeyin zaten öğrenildiğini düşünen kişiden bıktı… geçmişe güvenin, onun sunduğu şeyleri alın, fakat geçmişin içinde yaşamayın.

    öğrenmek, deney yapmak demektir! yeni şeyler deneyin. ne olacağını görün. lindbergh atlantik’e uçarak deney yapmıştı. pasteur insan ırkının güvenliği için bakteri ve inek sütüyle deney yapmıştı.

    franklin de bir uçurtma ile deney yaptı ve elektriği tanıttı.

    en iyi deney her zaman tek başına yapılandır. öğrenmeyi isteyen birey yalnızca kendisi için yeni bir şeyler dener. eğer başarısız olursa yalnızca kendisini incitir. fakat eğer başarırsa, birçok insanın kullanacağı bir keşif gerçekleştirmiş olur. yalnızca kendi zamanınız, paranız ve gücünüz ile deney yapın. bu deneyin dürüst ve samimi halidir. zengindir. diğer insanların paralarını, kaderlerini ya da kobay faresi misali, bedenlerini kullanmak ucuz deneydir.

    1. 7. öğretin

    eğer bilginiz varsa, kesin olarak varsa, öğretin. çocuklarınıza, ortaklarınıza, arkadaşlarınıza öğretin. öğretme eylemini içerisinde siz en iyi öğrencinizden daha fazla şey öğreneceksiniz.

    […]

    bilgi görecelidir; ona derecelerle sahip olursunuz. okuma, yazma ve aritmetik konularında küçük çocuğunuzdan daha fazla bilgiye sahipsiniz. fakat o çocuğa da her fırsatta öğretin; bildiğiniz her şeyi ona aktarın ve bu teşebbüs sizin kendi beyninizde çok daha fazla bilgi üretecektir.

    1. 8. okuyun

    okumak, çok eskilerden beri en iyi bilgi edinmenin yolu olarak anlaşılmıştır. bu doğru değil. okumak bilgiye giden yalnızca bir yoldur ve bu yol yazarın fikirlerinin içerisinden geçer; o yüzden en iyi ol bu değildir. fakat doğru bir tutumla okursanız ondan kuşkusuz olarak bir şeyler öğrenirsiniz.

    ne okuduğunuz önemlidir, ama tamamen önemli değildir. asıl nokta, nasıl okuduğunuzdur. eğer nasıl okuyacağınızı biliyorsanız; gazetelerde, dergilerde, tek bir ilan panosunda ya da rastgele bir reklam ilanında bile bir eğitim dünyası vardır.

    iyi okumanın sırrı şudur: eleştirici biçimde okuyun!

    okuduğunuz şeyi de birisi yazdı. elinde bir kalem ya da daktilo ile çalışan belirli bir bireydi – yazdığı şey onun zihninden çıktı, yalnızca onun zihninden. eğer onunla yüz yüze gelip, onu okumak yerine onu dinliyor olsaydınız ortalama bir okuyucudan çok daha fazla eleştirel olurdunuz. dinleyerek onun kişiliğini tartardınız, onun doğruluğu ve yeteneği hakkında birkaç yargı üretirdiniz. fakat okuyarak, bütün yargıları bir kenara bırakırsınız ve kelimelerinin tamamını yutarsınız – tıpkı bir şeyin çıktısını almak o şeyi gerçek kılıyormuş gibi.

    […]

    eğer bilgi edinmek için okumalıysanız, eleştirici bir biçimde okuyun. bir şey tamamen anlaşılana, açık bir biçimde ispatlanana dek ona inanmayın.

    1. 9. yazın

    bir şeyi bilmek istiyorsanız – onu yazın! eğer açıklamak için yazıyorsanız, onu kendinize açıklıyorsunuz demektir! ilham için yazıyorsanız, kendinize ilham veriyorsunuz demektir! kaydetmek için yazıyorsanız, onu kendi hafızanıza kaydediyorsunuz demektir. bir şeyi gerçekten, kalpten öğrendiğiniz için yazma gereği duymadığınızı fark etmek adına en son ne zaman bir şey yazdınız!

    […]

    en iyi hafızaya sahip insanlar, bir şeyleri not eden insanlardır, bir şeyleri yazan insanlar. yalnızca hatırlamak için yazmıyorlar, öğrenmek için yazıyorlar. ve yazarak gerçekten öğrendikleri için notlarına nadiren tekrar bakarlar, onların parlak ve mükemmel hafızaları vardır. yazmaya fazlasıyla üşenen ya da yazmak için fazla gururlu olan yüzeysel, özensiz bireyler hafızalarına çok güvenirler, çok çabuk unuturlar ve gerçek bilginin çok azına sahiptirler.

    […]

    yazın! bilgi için yazmak, karşılıklı bir çek demektir. bir şeyi yazdığınız zaman bildiğiniz şeyi gerçekten biliyorsunuz demektir.

    1. 10. dinleyin

    bir çift kulağınız var – onları kullanın! insanlar konuşurken, onlara bir şans verin. dikkatinizi verin. eğer dinlerseniz işinize yarayacak bir şeyler duyabilirsiniz. eğer dinlerseniz, takip edilmeye değer bir öğüt alabilirsiniz. eğer dinlerseniz, saygısını takdir edeceğiniz birisinin saygısını kazanabilirsiniz.

    konuşan insana dikkatinizi verin. kelimelerinin anlamlarını, düşüncelerinin doğasını düşünün. doğruyu bulun ve kaybetmeyin.

    bütün bilgi edinme yolları arasında bu yol en az çaba gerektirendir. hiçbir şey yapmanıza gerek yok. sadece bilgi almak durumundasınız. kolay ve başarılı bir yol.

    1. 11. gözlemleyin

    gözlerinizi açık tutun. etrafınızda daima bir şeyler oluyor. olayların sahnesi ilginçtir, aydınlatıcıdır ve haberler ve anlamlarla doludur. bu muhteşem bir gösteridir – bilmeye değecek şeylerin etkileyici bir gösterisi. giriş ücretsiz – gözlerinizi açık tutun.

    […]

    yalnızca iki çeşit deneyim vardır: bizim deneyimlerimiz ve diğerlerinin deneyimleri. bizim deneyimlerimiz yavaş, yorucu, pahalı ve genelde katlanması zordur. diğerlerinin deneyimleri bilgi ve yaşam üzerine üretilmiş kullanıma hazır doğrultu dizisidir. onların deneyimleri bedavadır; onların zorluklarını çekmek zorunda değilizdir ve onların tüm iyi eylemlerini toplayabiliriz. tek yapmamız gereken gözlemlemek!

    gözlemleyin! özellikle iyi adamları, cesur davranışları. takip etmek için can atabileceğiniz galip gelen insanı gözlemleyin ve başarıyı mümkün kılan farklı vesile ve araçların durumlarını öğrenin.

    gözlemleyin! kaybedeni gözlemleyin ki onun hatalarından kaçabilin ve onu yıkan tuzaklardan kaçınabilin.

    hiçbir şey yapmayan, hiçbir şey bilmeyen, hiçbir şey olmayan ilgisiz, umursamaz, boş insanları gözlemleyin.

    1. 12. düzene sokun

    düzen, cennetin ilk kuralıdır. ve tek güzel bilgi de düzenli bilgidir! fikirlerinizi ve düşüncelerinizi, bilginizi etkili bir biçimde ele almadan önce düzene sokun. aksi takdirde konuşmanın içerisinde bir çekirge gibi zıplar durursunuz ve iddialarınız karışık, dağınık olur ve beyniniz ise sürekli sersemletici bir döngü içerisine girer.

    1. 13. tanımlayın

    tanım, bir şeyde var olan her şeyi içeren ve var olmayan şeyleri de dışarıda tutan bir ifadedir.

    bu sandalye mutfak sandalyesi, çocuk sandalyesi, dişçi sandalyesi ya da elektrik sandalyesi bile olsa, onun tanımı her sandalyeyi içermelidir. sandalye olmayan her şeyi de dışlamalıdır; bu tabure, kürsü, koltuk gibi o tanıma yakın bir şey bile olsa.

    […]

    bunu belirttiğim için üzgünüm fakat bir sandalyeyi ya da kapıyı (ya da diğer tanıdık birçok nesneyi) tanımlayamıyorsanız, o şeylerin ne olduğunu gerçekten bilmiyorsunuz demektir. onları fark etme ve belirtme yeteneğine sahipsinizdir fakat doğalarından bahsedemezsiniz. bilginiz kesin değildir.

    1. 14. akıl yürütün

    hayvanların bilgisi vardır. fakat yalnızca insanların mantığı vardır. mantığınızı ne kadar iyi kullanırsanız kendinizi hayvanlardan o kadar ayırırsınız.

    akıl yürüttüğünüz sürecin adı mantıktır. mantık; daha önceden bildiğiniz bir gerçeği, elinizdeki gerçeklerle türetmenizi sağlar. mantık, doğru olduğunu düşündüğünüz şeyin gerçekten doğru olup olmadığından emin olmayı öğretir.

    […]

    mantık, entelektüel doğruya giden en üstün caddedir. mantıklı bir zihne sahip olmak konusunda umudunuzu yitirmeyin. bunun için yıllarca çalışmanız, kitaplar okumanız ve dağlar kadar çok bilgiyi sindirmeniz gerekmez. hatırlamanız gereken tek kelime şu – karşılaştırmak.

    bütün noktaları tek bir ifadede karşılaştırın. size yeni bir şeyler söyleyen benzerlikleri not edin. size yeni bir şeyler söyleyen farklılıkları not edin. sonra bulduğunuz yeni şeyleri alıp, sabitleşmiş kurallar ve ilkelere karşı kontrol edin.

    mantık budur. akıl yürütme budur. bu bilginin en üst biçimidir.

    kaynaklar:
    ingilizce
    türkçe