şükela:  tümü | bugün
  • 21. yüzyılın en önemli konularından biridir bilgi filtrelemek. öyle ki ilkokuldan itibaren müfredata eklenmeli, üzerine uzmanlaşılmalı ve üzerine sayısız araştırmalar yapılmalıdır. bilgi filtrelemeyi ultimate seviyede yapan biri kendi kendine üniversite bile okuyabilmeli teoride. kitap açık sınavlardaki bilgiyi alıp kullanma niteliğinden tutun tv'de duyduğumuz ufak tefek şeylerin doğru mu yanlış mı olduğunu anlamaya kadar geçerli bilgi filtrelemenin alanı.

    günümüzde her taraftan çılgınca bir bilgi akışına maruz kaldığımız herkesin malumu. internet sayesinde her an istediğimiz her bilgi parmağımızın ucunda. yemek tariflerinden tıp alanındaki sorularımıza, başka bir dil öğrenmekten 10 yıl önceki haberlere kadar her şeye ulaşabiliyoruz neredeyse. eskiden aklımızın hayalimizin almayacağı bilgi kaynaklarına (akademik yayınlar gibi) cüzi ücretler karşılığında ulaşabiliyoruz.

    gel gelelim ulaştığımız bu bilgilerin sadece bir kısmı doğru. mesela sağlıklı beslenme ile ilgili aynı konuda 50 farklı öneri bulabiliriz. canan karatay onu demiş, ahmet maranki bunu demiş... biz bunların hangisini uygulayacağız? ya da tarih konusunda ilber ortaylı şunu demiş murat bardakçı bunu demiş... doğru bilgiyi nasıl ayırdedeceğiz?

    annem hergün ayrı bir kulaktan dolma bilgiyle geliyor bana mesela. cola zero'nun şekersiz (diğer bir deyişle kalorisiz) olduğuna inanmıyor hala. sıcak süte bal katınca balın vitaminin gittiğini duymuş bir yerden. etle ayran içilmezmiş diye yeni bir şey duymuş son günlerde. bunun gibi aklıma gelmeyen bir sürü şey... ben bunların yanlış olanlarını birkaç araştırmayla ortaya çıkarttım tabi ki. ama ben de yanılıyor olabilirim. yine de yanılmadığıma %80-90 civarlarında eminim.

    bu bilgileri nasıl filtreleyeceğiz? bilgi veren kişinin, sitenin, kanalın ya da genel olarak kaynağın doğruluğunu nasıl anlayabiliriz? kendimce birkaç yöntemim var ve bunları paylaşmak istiyorum.

    1) farklı yerlerden ve özellikle farklı kaynak verilerek aynı bilgiye ulaşabiliyorsanız bu artı bir puandır. ingilizce biliyorsanız konuyu ingilizce olarak arattığınızda da aynı şey çıkıyorsa bu daha da artı bir puandır. ama yetmez. benzer kaynaklardan yayılan bir spekülasyon olabilir.

    2) bilginin bilimsel temeli var mı? bir araştırmaya ya da bir deneye dayanıyorsa bu da artı bir puandır. bir akademisyen tarafından söylendiyse bu da bilimsel temelli sayılır(türkiye'de pek öyle değil ama diğer ülkeleri bilmiyorum).ama yetmez. istatistikler farklı yorumlanabilir. üzerinde farklı görüşlerin olduğu tartışmalı bir konu olabilir.

    3) en önemli ve aslında 1 numara olması gereken konu, bilgi mantığımıza uygun mu? ama herkesin mantığı konuyla ilgili yorum yapabilecek seviyede olmayabilir. tıp konusunda mesela çok yorum yapamam. ama fizik konusunda akar gider mantığım. o yüzden bilgiyi filtrelemede 3. sırada mantık olmalı diyorum.

    4) resmi kaynaklar konuyla ilgili ne diyor? eskiden resmi kaynaklara güven daha fazlaydı tabi ki. artık o kadar emin olamıyoruz. en güvenmemiz gereken kurum oylarla dalavere çevirirken ve hayatımızı bağladığımız ösym soruları çaldırırken kurumlara güvenebiliriz demeyeceğim tabii ki. ama yine de resmi kurumların konu hakkında ki görüşleri de bilgimizin doğruluğu konusunda artı bir puandır. ama yetmez. diyanet de bir kurum ve 9 yaşındaki çocuklarla ilgili garip garip konuşuyor.

    5) bilgiyi veren kişi popüler olma, gündeme oturma amacı güdüyorsa bu bilgi büyük ihtimalle kirli bilgidir. mesela canan karatay'ı iki günde bir haberlerde görüyoruz. her gün yeni bir şey mi bulunuyor ki bu hanımefendi şok edici bilgilerle halkın karşısına çıkıyor sürekli? bana öyle geliyor ki kendisi gündem olmayı, ilgi odağı olmayı seven bir kişi. yoksa hiçbir trans yağ içermeyen protein tozlarına "trans yağ var" demez. ya da "grip aşısını tavsiye etmiyorum" gibi dayanaktan yoksun söylemlere girişmezdi. ilber ortaylı da gündemde ki bir isim ama adam bilgisiyle bir yerlere gelmiş. ilgi çekmek için her gün farklı bir şeyle gelmiyor. neyse, iddiayı ortaya atan kişinin amacı da önemli.

    6) ulaşabileceğiniz uzmanlardan ya da yakınlarınızdan bilgiyi daha önce duyan, bilen ya da uygulayan olmuş mu? mesela bir diyet önerisi bilgisi aldıysanız bunu önce diyetisyene sonra diyet konusunda bilgili bir arkadaşınıza sonra da internetten tanıdığınız ya da bulduğunuz bu tavsiyeye uymuş kişiye sorarak birinci elden bilgi de alabilirsiniz.

    7) okuduğunuz duyduğunuz yorumlarda kullanılan dil nasıl bir dil? çok emin ve genelde açık vererek konuşan cahilimsi bir insansa o bilgiyi direkt es geçebiliriz mesela. bu da tecrübe arttıkça anlayabileceğimiz bir şey. bazen okuduğum yazının 3. cümlesinde beynimde şarlatan alert yanmaya başlıyor. bazen de sonuna kadar anlamıyorum. dediğim gibi zamanla geliştirilebilen bir yetenek bu.

    aklıma gelenler bu kadar. bu aşamaların hepsini uyguladıysanız ve elinizdeki bilgiye hala güveniyorsanız o bilgi muhtemelen doğrudur. yine de kesin değildir. nitekim bütün dünya'nın bile yanılabileceği konular vardır. fakat nadirdir.
  • viral fake commander