şükela:  tümü | bugün
  • sahip olunan bilgiyi bir pr malzemesi olarak kullanma çabası. insanlar bu tür şeylerden etkilenmeye çok açık olduklarından, işe yaradığı çok görülmüştür. hatta utanmasam tavsiye bile ederim.
    (bkz: kültür terörü)
  • iktisat teorisi diyebilir ki: arz-talep meselesidir. verilen bilgide kullanılan araçlar için araç sahiplerinin telif hakkıyla beraber; işlenen bilginin (saf bilgi yoktur) ederini belirleyen önemli iki etmenden birisi o bilginin işlenen kısmının niteliği-ne kadar ve nasıl işlendiği, diğeri de üzerinde harcanan emek ve emeğin niteliğidir. iktisat teorisine sıçmadan evvel arz-talep meselesinin de çok karlı bir yutturmaca olduğunu hatırlamak isterim.
    her bilgi: işlenmiş. hazır. bir yerlerde. mevcut. senin değil-sahibi değilsin. bilgi satmak ihtiyaç sahiplerinin acizliğinden pişkince faydanlanmaktır; ki bu da milyarlarca mesleksiz mekteplinin yaptığı iş ve onun kısa özetidir.
  • sofistlerin var olma sebebidir.
  • bir konu hakkındaki yarım yamalak bilgisiyle, afili kelimeler kullanarak, insanlara gereksiz bir gösteriş yapma çabasında olan bir kişinin fiili ise itici olandır. lakin, gerçekten bir şeyleri merak edip araştırmış insanların, paylaşmayı ve konuşmayı severek yaptığı, ilgisini ve merakını da paylaştığı eylemse, hele de bu kişi sohbeti güzel, dinlemesi zevkli bir insansa tadından yenmez. bazıları biraz içince vurur çenesine mesela, heyecanla anlatır da anlatır, uzun zamandır böyle bir sohbetin özlemini çekiyorum herhalde.
  • özellikle, doktor ve avukatların yaptığı eylem. avukatlar bakımından, çoğu zaman ücretsiz de bilgi verilir. çünkü vatandaşın bilgiye verecek parası yoktur. doktorlara ise, vatandaş gözü kapalı parasını verir. ardından da "şu doktor daha az alıyor." demez, diyemez. ama avukat için işler farklıdır.
  • "fakir adam" adlı bir elazığ masalında geçer bu izlek. adamın biri sokakta tezgah açmış ve bilgi satmaktadır. çalışarak para biriktiren yoksul bir adam da oradan geçerken bunu görüp, bilgisinin az olduğunu düşünerek bundan bilgi satın almak ister ve yirmi altın karşılığında "üzerine düşmeyen lafa karışma, sabırlı ol" şeklinde bir laf satın alır ve bu bilgiyi kullanarak anlatının sonunda zengin olur.