şükela:  tümü | bugün
  • bildigim kadariyla altan erbulak'ın (yanlış hatırlıyor olabilirim) bulduğu sözcük. computer yani, gayet güzel bir sözcüktür.

    hayir efendim, bundan gayet emin olan distantin soyledigi kadari ile aydın köksal bulmu$ bu sozcugu.
  • sosyal ya$am katili.
  • walla iyi güsel bi makina ama i$te ne yazikki duydulari ve ce$itli vurgulari ya$atamiyosun kar$indakine.
  • iki kere ikinin dort ettigini aninda bulan alet
  • akil hastasi olmama neden olacak alet
  • "sakin bir bilgisayar terminalinin ne oldugunu bildiginizi falan sanmayin" --douglas adams, cogunlukla zararsiz

    (bkz: douglas adams), (bkz: mostly harmless), (bkz: hitchhikers guide to the galaxy)
  • dahiyane bir kutu
  • gunumuz burolarinda kullanilan, en cefakar ve de maassiz calisan, elektirikle beslenen, sendikasiz ama sigortali eleman
  • ilk bilgisayarlar ikinci dünya savaşında kullanılan şifreleyiciler ve şifre çözücüler olarak kabul edilir. ilk olarak almanlar kendi mesajlarının müttefikler tarafından anlaşılmaması için şifreleyicileri yaptılar. savaşın kaderini, almanların hareketlerini önceden öğrenebilmenin belirleyeceğini öncelikle polonyalılar sezdi. polonyalı matematik dehalarının alman şifrelerini çözmeleri çok uzun sürmedi ve ilk şifre çözücüler ingiliz haberalma bölümü tarafından kullanılmaya başlandı.
    fakat almanların şifreleyici sistemlerini geliştirmeleri müttefiklerin başarısının kısa sürmesine neden oldu. bundan sonra bütün uğraşlara rağmen almanların şifrelerini çözebilmek müttefik güçlerine nasip olmadı. ta ki bir üst düzey alman subayı para karşılığı şifreleyicinin planlarını müttefiklere satana kadar. bu olaydan sonra müttefikler birçok alman mesajını deşifre ettiler. bunlardan en önemlileri atlantik okyanusunda bulunan alman denizaltılarının mesajlarıydı. bu sayede birçok alman denizaltısı yok edildi ve almanların atlantikteki üstünlüklerine son verildi; amerikan nakil gemilerinin güvenliği sağlanmış oldu. bilgisayar dediğin bu işte. yaptın mı böylesini yapıcaksın. pentium 3' müş 4' müş hikaye.