şükela:  tümü | bugün
  • ünlü jeolog prof. dr. (bkz: celal şengör)'ün (bkz: iş bankası yayınları)'ndan çıkan yeni kitabıdır. kendisini yakinen takip ettiğimden önceki kitaplarının muhteviyatı hakkında bilgi sahibiyim. bu yüzden bu kitabıda dahil kendisinin diğer kitaplarının, köşe yazılarının ve tv programlarının takip edilmesini şiddetle tavsiye ediyorum.

    kitabın tanıtım yazısını üşenmedim sizler için "copy-paste" yaptım.

    bilgiyle sohbet - a. m. celal şengör

    avrupa bilimler akademisi’nin ve amerikan bilimler akademisi’nin ilk türk üyesi, rus bilimler akademisi’ne fuat köprülü’den sonra seçilen ikinci türk, türkiye bilimler akademisi’nin en genç kurucu üyesi, tübitak bilim ödülü kazanan en genç bilim adamı... iki şeref doktorası, paris’te collège de france’da profesörlük, ulusal ve uluslararası otuz bir adet şeref payesi ve ödül. tüm bu nitelikleri şahsında toplayan prof. dr. a. m. celâl şengör halen istanbul teknik üniversitesi maden fakültesi jeoloji mühendisliği bölümü ile avrasya yer bilimleri enstitüsü’nde görevini sürdürmektedir. dünyanın en saygın jeolog, bilim adamı ve üniversite hocalarından biri olmasının yanı sıra prof. şengör’ün en önemli özelliği hayata bir bütün olarak bilim çerçevesinden bakmasıdır. bu anlamda kelimenin tam anlamıyla bir “akademisyen”dir. prof. şengör’ün yirmi yılı aşkın süreyle çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanan yazıları ve farklı platformlarda yaptığı konuşmalarının metinleri elinizdeki kitapta bir araya getirilmiştir. prof. şengör bilimsel birikimini elbette yine başta bilim olmak üzere eğitim, tarih, arkeoloji, coğrafya, edebiyat, toplum ve kültür gibi pek çok alanda okurlarla paylaşıyor. herkesi bilgiyle sohbet’e davet ediyor

    kitabı satın almak isteyenler için
  • az önce siparişim elime ulaştı. alırken fark etmemişim, 772 sayfaymış bu!!

    ah be celal hoca yaktın beni. olsun zararı yok, bittiğinde şu karbon ve su karışımı 6295 daha çok anlayacaktır kozmosu.

    carl sagan'ın dediği gibi; inanmak istemiyorum, bilmek istiyorum. üstada da yardımı için şimdiden teşekkürler.
  • ciddi ciddi bir tam kırmızı kurşun kalem bitirtmiş kitaptır. ilk kez bir kitap bittikten sonra ''ya ben bunu evladıma miras bırakayım'' diye düşündürtmüştür. ne büyük bir adamsın sen celal şengör.

    ayrıca, kapağında bulunan dünya üzerindeki anaksimandros, ve sürekli bir döngü içinde var olmayı temsil eden kuyruğunu yiyen yılan (ouroboros) ayrı bir çekici kılmaktadır kitabı.
  • bilim tarihi konusunda bir çok yazının derlemesi olarak jeoloji, evrim, insanlık tarihi gibi konularda ufuk açan, verdiği kaynaklarla daha bir çok kitabı da okumaya teşvik eden celal şengör eseri.
  • iyi kitap hoş kitap fakat çok fazla tekrar içeriyor. yani aynı şeyi iki defa üç defa değil defalarca okuyorsunuz. başlıklar farklı belki ama konu aynı. en az yüz defa popper'ı refere etmiştir muhtemelen. 400 sayfa kadar sabırla okudum fakat artık şöyle bir göz gezdirip geçmeye başladığım başlıklar oldu.

    bir de makaleler gerçekten çok eski ve geçerliliğini yitirmiş konular. mesela tübitak nasıl daha iyi olur diye bir yazı var 1992 de yazılmış. o dönemki tübitak nerede şimdiki nerede.

    açıkçası kitabı heyecanla almıştım ve beklediğim bu değildi. biraz hayal kırıklığı oldu.
  • içerik olarak pek çok şey anlatan ama darmadağın ve yüzeysel anlatan bir celal şengör kitabı. bu durumun sebebi celal şengör'ün çok geniş bir yelpazede, her türlü konuda yazması ve kitabın da celal şengör'ün geçmiş yazılarının bir derlemesinden ibaret olması. hal böyle olunca kitap kesinlikle bir bütün halinde sunulamamış. sık tekrar ve kötü düzenlemesiyle, zaman zaman aşırı ve gereksiz detay vermesi zaman zamansa hassas bir konuya eksik değinmesiyle bir noktadan sonra can sıkıcı bir hal alıyor alıyor kitap. gerçi celal şengör'ün genel yapısı da buna çok müsait. okuduğum her kitabında ve konuk olduğu izlediğim her programda bazı şeylerden hep bahsetmek zorundaymış gibi davranıyor. ama öylesine bilgili ve okuması, dinlemesi zevkli birisi ki mecbur her seferinde de yeniden okuyorum o kısımları. bir kere itüdeki dersine girmiştim kendi dersimi ekip geçen sene bak orada farklıydı ama. daha sert ve güçlü bir karakter izlenimi bırakmıştı. ders arasında sınıfta sigara içip "varsa bir delikanlı yaksın benimle burada bir sigara" demiş ardından da "yasak olmasına rağmen sınıfta sigara içebildiğiniz gün tamamdır bu iş" demişti akademisyenlik düşünen biz öğrenciler için*. ilginç bir adam.
  • celal şengör'ün farklı zamanlarda yazdığı yazıların derlemesi olan kitap. böyle olunca haliyle farklı kısımlarda tekrarlarla karşılaşılabiliyor ve hatta kitabın akıcılığına ket vurabiliyor. ancak bunun bir kurgu kitap olmaması göz önüne alınırsa adından da anlaşılabileceği üzere, kitap farklı disiplinlerde bir çok bilgiyle haşır neşir olunmasını sağlayıp ileri okumalar için güzel bir kaynak oluşturuyor.
  • celal şengör’ün derleme biçiminde hazırlanmış bir kitabıdır. dolayısıyla burada tipik bir telif kitabın kompozisyon anlayışını beklemek yanlış olur. değişik tarihlerde, farklı yerlerde yayımlanmış yazıların bir araya getirilmesi söz konusu olduğu için, kısmen dağınıklık göstermesi ya da epeyce fazla sayıda tekrar içermesi doğal karşılanmalıdır. nihayet öğretici tarzda bir kitaptır ve bildiğim kadarıyla bir şeyi öğrenmenin en temel yöntemlerinin başında tekrar etmekten kaçınmamak gelmektedir.
  • celal şengör'ün çeşitli konulardaki yazılarının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş kitap, dolayısıyla konular dağınık, her şeyden biraz var. ancak genel kültür olarak kişiye bir şeyler katacaktır.

    kitaptan anladığım kadarıyla , bugünkü modern bilimin temelleri, m.ö 6. yüzyılda bizim batı anadolu'nun ege kıyıları'nda (iyonya ) yunanca konuşan insanlar tarafından thales ve anaksimandros öncülüğünde atılmış.

    bu "iyonya okulu" veya "yunan mucizesi" dedikleri şey, eleştirel düşünme metodunun "gelenek" haline getirilmesi ve kesin bilgiye "ulaşılamayacağı", ona ancak "yaklaşılabileceği" inancıdır. dolayısıyla uygar toplum yapısının ve bilimin nasıl yapılması gerektiği konusunda hepimize fikir veriyor. özellikle anaksimandros'un çizmiş olduğu dünya haritasını miletos'da (bugünkü milet) bir direğe çakıp "beni eleştirin" demesi bunun en çarpıcı örneklerinden.

    işte bu geleneğe ait yunanca el yazmaları araplar tarafından arapçaya tercüme edilince "islamın altın çağı" oluyor, bizans'tan kaçan ve bu el yazmalarını floransa'ya götürüp orada latince'ye tercüme ettiren emmanuel chrysoloras sayesinde de avrupa'da "rönesans" oluyor.
  • bilime merakı olanların, özellikle bilim felsefesiyle ilgilenenlerin okuması gereken güzel bir kitaptır efendim.