şükela:  tümü | bugün
  • dinler dogmatiktir, dediği şartsız doğrudur kabuldür. tamam. şimdilerde yaygınlaşan bir din daha var; bilim dini... bazıları anlayışlarını, inançlarını ya da inançsızlıklarını temelde bilimi dinden farksızca değerlendirip şekillendirerek ve edindiği ya da edindiğini düşündüğü bilgileri dindeki dogmatik bilgiler nevinden değerlendiriyor. dolayısıyla bunun adı bilim dininden öte bir şey olmamalı...
  • en az on bin yıldır insanlar bilimde ilerledikleri nokta ve kendi içinde bulundukları zaman açısından bilinmezleri ne kadar çok açıkladığı konusunda hayrete düşmektedirler. hatta bu işi biraz ileri götürenler açısından bakacak olursak bu insanlardan öğrenilecek, icad edilecek başka bir şey olmadığını düşünenleri de olmuştur. "bilimin dedikleri salt doğrudur" düşüncesinin bilimin tarih içindeki seyrine bakarak yanlışlığının zaman içinde anlaşılabileceği, eksiklerin görülebileceği gün gibi ortadayken bilimin dedikleri ortadayken dine inanmanın saçmalığından dem vuran kişinin inandığı dindir diyebiliriz...
  • bilim dini diye bir sey yoktur. pozitif bilimlerde dogru kabul edilen kanunlar zaten kesinlikle dogrudur, olabiliri yoktur. dogmalarin aksine, bu kurallarin dogrulugu kontrollu deneylerle ispatlanabilir. dolayisiyla bu kanunlarla dogmalar arasinda bir paralellik kurulamaz. bilimin geri kalan ispatlanamamis kuramlari icin ise cok saglam bir taksonomisi vardir, zaten ispatlanamayan her kuram - kavram da sorgulanabilir. ozet olarak bilimde dogma yoktur, cunku sorgulanamayan seyler yoktur icinde.

    "bilimin dedikleri salt dogrudur" gibi bir cumleyi kim kurdu bilmiyorum ama teori ile kanun arasindaki farki bilmedigine kanaat getirebilirim. bilim bazi teorileri de ispatlanamamis olsalar da en olasi ihtimal olarak dogru kabul eder ve onlarin ustune yeni teoriler insa eder. ama sonucta bu o teorilerin tartisilamayacagi - degillenemeyecegi - degistirilemeyecegi anlamina gelmez. halbuki din bu modifikasyonlara kapalidir.

    bir bilginin bilimsel olabilmesi icin bilimsel prosesler sonucu ortaya cikmis olmasindan ve bagimsiz deneylerle tekrarlanabilir olmasindan baska bir gereklilik yoktur. halbuki dini hukumler bu ozelliklerin hicbirini tasimazlar ve dolayisiyla koru korune, sorgulamadan inanisi gerektirirler. insanlarin dine olan ihtiyaclari gayet anlasilir olsa da, maalesef dunyada ve evrende olup bitenleri aciklayan dini kurallar degil, bilimsel kavramlardir.
  • (bkz: oksimoron)
  • olduğunu farzedersek; bir bilginin sırf bilimsel bilgi olduğu için, bir otorite gibi, kayıtsız şartsız kabul edilmesi durumunu açıklayan din şeklinde tanımlayabiliriz. halbuki bir bilginin bilimsel oluşu, onun, misal gündelik bilgiden daha üstün olduğunu göstermez demiş feyerabend.

    (bkz: paul feyerabend)
  • bilgi birikiminin yetersizliği, bunun sonucunda anlamakta ya da doğru değerlendirmekte eksik kalan insan aklı, özellikle temel bilimler dışındaki dallarda kontollü deneylerin sağlıklılığının tartışılabilirliği gibi çoğaltılabilecek birçok nedenden dolayı bilimin doğru dediğinin yanlış olabileceğini göz ardı etmeyen, bilim öyle dedi diye körü körüne, sorgulamadan, sorgulasa bile başka aklın daha ileri seviyede bir bilgi birikimiyle doğru denilen bilgiyi yanlışlayıp yeni bir doğru sürebileceğini düşünmeden sırf bilimsel bilgi olduğu için dogmalaştıran insanların dinidir. dolayısıyla böyle bir din vardır denilirse, bilimle uğraşan ya da bilime gönül veren insanlar değil, dilimi dogmalaştıran insanların bunun peşinden koştuğu söylenebilir, aksini söylemek dinlere, en azından islam dinine de ters düşer zaten.
  • öncelikle tekrar (bkz: oksimoron)

    sonra sebebi için (bkz: yanlışlanabilirlik)

    ve en nihayetinde "gözünü seveyim karl popper!"
  • (bkz: illuminati)
  • ben bilim dediğimde fen bilimlerini kastederim, fizik, kimya, biyoloji ve bunların uzantılarını.

    bilimin müslümanı, budisti, materyalisti olmaz.

    bilim yöntemdir; teoride madde ve olayları matematikle açıklama, pratikte teknolojik gelişmeler.

    bilimcinin müslümanı, budisti, materyalisti olabilir.

    bilimcinin bilimsel tezlerinde ya da eserlerinde ideolojik dünya görüşünü dile getirmesi bilim değildir.

    bilimci denenebilen ve gözlenebilen evrenin matematik modellerini anlamaya ya da kurmaya çalışırken onun ideolojisinin bu işte hiç bir önemi yoktur.

    örneğin, iki cisim birbirini kütlelerinin çarpımıyla doğru aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak çekiyorsa, komünist sovyetler'de de böyledir, budist tibet'te de böyledir, şii iran'da da böyledir ...

    örneğin, serway'ın physics for scientists & engineeers kitabında baştan sona fiziksel evrenin matematiksel modelleri açıklanır. o kitabı 5 - 6 senedir kullandığım halde serway'ın ideolojik görüşünü bilmiyorum.

    örneğin, ali demirsoy'un yaşamın temel kuralları'nda baştan sona kadar canlıların sınıflandırılmaları ya da canlılığı başlatan ve devam ettiren prosesler incelenir. evrimsel açıklamalar da tanrısal açıklamalar kadar metafizikseldir, herhangi birisini savunmak kişisel tercihtir. 4 - 5 senedir bende bulunan o serinin 6 cildini zaman zaman yer yer okuduğum halde demirsoy'un ideolojik görüşünü bilmiyorum.

    örnegin mortimer'in chemistry kitabında baştan sona kimyasal olayların matematiksel hesaplamaları, kalitatif analiz ve sentezleri anlatılır. chem 101 dersini o kitaptan izlediğim halde mortimer'in ideolojik görüşünü bilmiyorum.

    örneğin, ibn heysem'in kitab'ul menazır'ı bugüne kadar gelmiş olsaydı onun müslüman olmasının optik konusuna bir katkısı olmadığı görülecekti.

    feynman'ın ateist olduğunu duydum. 3 ciltlik muazzam the feynman lectures on physics'i baştan sona okuduğum halde sadece bir yerde bu görüşte olduğuna ima eden bir satırdan başka bir şey görmedim.

    bir ilacın yan etkilerinin olup olmadığını belirlemek için onu bir hayvanda deneyeceksin; dinin yasaklıyorsa ve ille de dindar bilim yapmalıyım diyorsan, o ilacı sen geliştiremezsin. cerrahların cerrahi müdaheleyi öğrenmek için kadavralar üzerinde çalışacak; dinin bunu yasaklıyorsa ve ille de dindar bilim yapmalıyım diyorsan, hastalarını başka ülkelere göndereceksin.

    bilimi materyalist vs etiketleriyle sınıflandıranlar bilimde söz sahibi olmamamış milletlerin dindarlarıdır. dindarların müslüman bilimden anladıkları şöyle bir şeydir: bilim kitaplarında yazılı her cümleyi, cümlenin öznesi "tanrı" olacak şekilde değiştirmek, yoksa metodun dinlisi dinsizi olmaz.

    örnek:

    tanrı yüzey gerilimi sabitini nasıl küçültür?

    tanrı yabancı moleküllerin, kirlilik ve sıcaklığın yüzey gerilimini azaltmasını yaratmıştır. bir damla yağ veya petrol tanrı'nın izniyle suyun yüzey gerilimini azaltır ve tanrı bunların su yüzeyinde monomoleküler bir tabaka meydana getirmesine neden olur. ...

    http://www.birey.com/avnia/nomem/index.htm