şükela:  tümü | bugün
  • 3m firması tarafından 14 ülkede, 14036 kişinin katılımıyla yürütülen bir araştırmanın konusu.

    araştırmada ilginç bulgular söz konusu:

    küresel 3m bilime bakış endeksi’nde ortaya çıkan sonuçlar
    on dört ülkeyi içine alan bağımsız “3m bilime bakış endeksi”, bilim ve inovasyon şirketi olan 3m tarafından, global pazar araştırma şirketi ıpsos’a yaptırıldı. çalışma, dünyanın dört bir yanında bilimin imajını değerlendiriyor. katılımcılara, hem bilim hakkında ne bildikleri, bilimi ne kadar anladıkları ve takdir ettikleri konularında hem de bilimin imajı ve geleceği hakkında sorular soruldu.
    • bilim sadece “dâhilerin” erişebildiği bir şey olarak görülüyor. bilimin insanların üçte birinden fazlasının gözünü korkuttuğunu ortaya koyan çalışmaya göre, yüzde 36’lık bir kesim sadece dâhilerin bilim insanı olarak kariyer yapacağını düşünüyor.
    • kadın ve erkeklerin bilime yaklaşımında büyük farklılık var. kadınlar, erkeklere kıyasla bilim ile daha az meşgul ve ilgili. bir kadının bilim hakkında hiçbir şey bilmediğini söylemesi, erkeklere göre daha olasıyken (yüzde 21’e karşılık yüzde 15), kadınlar arasında mühendisliğin tatminkâr bir kariyer seçimi olduğuna inananlar da çok daha düşük (yüzde 9’a karşılık yüzde 25). bununla birlikte, kadınlar, erkeklere göre tıp (yüzde 20’ye karşılık yüzde 14) ve yaşam bilimi (yüzde 15’e karşılık yüzde 10) ile daha fazla ilgililer.
    • bilim, günlük yaşama etkilerinden çok toplumsal etkileri açısından takdir görüyor. bilimin toplumun geneli için önemli olduğuna inananlar (yüzde 63) günlük yaşam için önemli olduğuna inananlardan (yüzde 46) çok daha fazla.
    • insanların bilimden çok büyük beklentileri var. her dört kişinin yaklaşık üçü, bilimin birleşmiş milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedeflerinden esinlenen farklı global zorlukları çözebileceğine inanıyor. global olarak, insanlar, bilimin makul fiyatlı yenilenebilir enerjiye erişim (yüzde 75) ve enerji arzı (yüzde 74) ile ilişkili sıkıntıları çözebileceğine inanıyor. insanlar, aynı zamanda hastalıkların tedavisi (yüzde 75), temiz su ve sıhhi tesisat (yüzde 73) ve internet erişimi (yüzde 73) ile ilişkili zorlukları çözmek için de yüzünü yine bilime dönüyor. ancak, iklim değişikliği (yüzde 46), açlık (yüzde 45), yaşlanan nüfus (yüzde 41) ve işsizlik (yüzde 33) gibi global sıkıntıların çözüme kavuşturulmasında bilime duyulan güven çok daha az.
    • insanlar bilim ve bilimin yaşamları üzerindeki etkisi konusunda bilinçsizler. çoğunluk, (yüzde 66), bilimin günlük yaşamları üzerindeki etkisinin “çok az düşünüyor veya hiç” düşünmüyor.
    • nüfusun yarıya yakını, bilim alanında bir kariyer yapmadığı için üzgün. her ne kadar, (yüzde 54) bilim dışında bir kariyer takip etmiş olmaktan pişmanlık duymasa da, yarıya yakını (yüzde 46), bilim alanında kariyer yapmış olmayı diliyor.
    • bilime şüphe ile bakanlar ve destek verenler, çocukları ve yeni nesil konularında birleşiyorlar. yeni nesiller söz konusu olduğunda, bilime şüphe ile bakanlar ve destek verenler şaşırtıcı derecede aynı görüşe sahipler: yüzde 82’lik bir kesim, çocuğunu bilim alanında kariyer yapmaya teşvik edeceğini söylerken, ebeveynlerin yüzde 92’si ise çocuklarının bilim hakkında daha fazla bilgi sahibi olmasını istiyor; aynı zamanda, yüzde 33’ü de bilim alanında bir kariyer yapmaya ikna olmak için, öğrencilerin bilimin dünyayı nasıl iyileştirdiği konusunu daha iyi anlaması gerektiğini düşünüyor.
    • bilimin geleceğine yönelik olarak iyimserlik hakim. bilim konusundaki şüpheciliğe ve genel yanlış anlamaya rağmen, bilimsel ilerlemelerin geleceğine duyulan heyecan oldukça yüksek. bilimin kendi yaşam sürelerinde neleri başarabileceğine inandıkları sorulan katılımcıların en çok verdiği cevaplar arasında, her iş yerinde robot (yüzde 64), her evde robot (yüzde 55) ve uçan otomobil (yüzde 51) bulunuyor. ayrıca, denizin altında yaşam (yüzde 41) ve mars’a yerleşimin (yüzde 35) kendi yaşam sürelerinde gerçekleştirilmesini bekleyenler de var.
    anket, gelişmekte olan ülkelerin bilimsel ilerlemelerin geleceği konusunda gelişmiş ülkelerin katılımcılarına göre daha iyimser olduğunu ortaya koydu. gelişmekte olan ülkeler, uçan otomobillerin (gelişmekte olan ülkelerde yüzde 58, gelişmiş ülkelerde yüzde 43) ve havanın kontrol edilmesinin (yüzde 43’e karşı, yüzde 22) kendi yaşamları içinde mümkün hale geleceğine inanmaya daha meyilliler.

    araştırma metodolojisi
    ıpsos, çalışmayı 14 haziran 2017 – 26 ağustos 2017 tarihleri arasında, 14 ülkedeki 14.036 yetişkin ile gerçekleştirmiş. araştırma, çevrim içi ve çevrim dışı görüşmelerin bir kombinasyonu ile düzenlenmiş. her ülkede, yaşı 18’in üzerinde yaklaşık 1.000 kişi ile anket yapılmış. araştırmada yer alan ülkeler, brezilya, kanada, çin, fransa, almanya, hindistan, japonya, meksika, polonya, suudi arabistan krallığı, singapur, güney afrika, birleşik krallık ve birleşik devletler. her bir ülkedeki örneklem, yaş, cinsiyet, bölge ve ırk bazında ülkedeki grupları temsil ediyor (uygun olduğu yerlerde). 14 ülkelik global toplam için hata marjı, yüzde 95 güven düzeyi ile, +/- 0,83 yüzdelik noktadır.