şükela:  tümü | bugün
  • bilerek, görerek, hissederek, dokunarak ürünü almadan önce ürüne her türlü işkenceyi yapan ve ürünü alırken kazıklanmamak için en ufak ayrıntısına kadar inceleyen ki$idir.
  • tip egitimi almis kisinin, mal alirken katkisizini almasi, dozunda kullanmasi, etkilesimlerini bilerek ona gore takilmasi, olasi olumsuz etkilerde gereken mudahaleyi yapmasi karsisinda kendisine verilebilecek sifat.
  • her onune gelen urune "- adam mi sikiyonuz lan siz..." tavrinda yakla$an tuketici olmak. kil olmak.
  • bilinçli tüketici ülkemizde ekıseriyetle şirret tüketici olarak tanımlanır oysa ki bilmezler ki avrupa'nın tümü şirrttir, çirkeftir. aradaki büyük fark insanalrın bir şey satın alırken sahip olduğu hakları bilmeleri dahası o bilinen hak-hukukların işelemesinden geçer. avrupa birliğine uyum sürecinde uygulanmaya başlaması ümit edilen bu kuralların tüm milletimizi çirkef kategorisine sokmasını dilemekten başka çare yoktur aksi takdirde para verip aldığınız bir şey ilk kullanmanızda dört bir yanından parçalandığında söz konusu olan şey bir el çantasıyken bile acaaba yanlış mı kullandınız diye satın aldığınız mecra sizi bir takım ahiret suallerine ve zeka testlerine tabi tutma hakkını kendinde görmesin. işin bilinç kısmı haklarını bilmek ve savunma cesaretine sahip olmaktır her uygar insan gibi yoksa eziklik ve cehalet bulaşır yan nesillere.
  • modern çağ kahramanı, post-endüstriyel toplumun gözdesi, kapitalizmin prometheusudur.
  • altıncı nesil yazar.
  • çok ilginç versiyonları olan insanlardır. şu şekil:
    http://arsiv.sabah.com.tr/2006/02/20/dun111.html
  • puma'ya karsi yuruttugum hakli mucadelemle, dahil oldugumu sandigim tuketici grubu...
    soyle ki: puma'dan bir cift lacivert ve de guderi spor ayakkabi satin alinir. daha 1 ay olmadan ayakkabinin sag tekinin rengi solar. alinan yere efendi efendi durum anlatilir. ancak anlamamakta israr ettikleri yetmezmis gibi soyle sacma sapan, ipe sapa gelmez bahaneler ureterek beni cildirtmaya calismis lakin muvaffak olamamislardir. daha sonra israrlari uzerine ayakkabi (guya) fabrikaya gonderilir.

    * e hanfendi, siz bunu denizde giymissiniz!
    (kenarinda iki uc kum tanesi buldular ya) - kardesim sacmalamayin, palet mi o? niye denizde giyeyim? ayrica denize tek ayakla mi giricem, niye sol tekte olmamis?
    * ee, bi saniye... sizi bes dakika sonra arayalim.
    ...

    * hanfendi, diyorlar ki yagmurda giyilmis. giyilmemesi gerekiyormus.
    - yahu, yagmurda filan giymedim. yaz mevsimindeyiz, daha yagmur bile yagmadi. ayrica tek bacakli bi insan degilim ki, neden sadece sag tekinin soldugunu bana aciklar misiniz?

    * ehm, guneste giymis olabilir misiniz?
    (sabrin tastigi nokta) - bakin beyefendi, sizi dinlerken bir yandan da puma'ya, amerika'ya mail yaziyorum. sikayet ediyorum sizi. anlatabildim mi? bunun kullanim hatasindan kaynaklandigini ispatlayamayacaksiniz.
    patik degil di mi o, spor ayakkabi! ayakkabi yani! yok guneste giydiniz, yok yagmurda... yok denize daldiniz... artik sacmalaya basladiniz yani. evde giymek icin mi verdim ben o kadar parayi? hemen bir aciklama bekliyorum. (bu arada sag isaret parmagi enter tusunun uzerindedir ve mail puma'ya yollanmak uzeredir) 1 haftaya kadar istanbul disina cikacagim ve bu ayakkabinin hemen yenisiyle degistirilmesini istiyorum! gerekirse abd'ye odemeli gonderecegim bu ayakkabilari!

    sonuc: 30 sn sonra bir telefon:
    * hanfendi, siz ayakkabilari getirin magazamiza, yenisiyle degistirelim. bir yanlislik olmus.
    - tabii tabii... (essek sipalari sizi, illa sarlamak lazim di mi?)

    bu entry'den alinacak ders: hakliysaniz sonuna kadar gidin ve asla bunlara arkanizi donmeyin!!!
  • nickinin hakkını veren, tarafımca kendisine bol miktarda telif ödenecek yazar.
    (bkz: #9532199)
    (bkz: #9515628)
    (bkz: #9683663)
    (bkz: #9683667)