şükela:  tümü | bugün
  • jose saramago'nun uzun öyküsü, aynı zamanda kendini arayanların öyküsü
  • jose saramago'nun iskele tarafından sancak tarafına geçemeyenleri anlattığı 1997 yılında ilk basımını yapan 11. kitabıdır.
  • bilinmeyen bir adanın var olmaması imkansız olduğu için ortaya çıkabilmiş jose saramago öyküsüdür. bilinen şeyler bilinmeyenle anlatılmıştır.

    --- spoiler ---

    "...bilinmeyen ada nihayet denize açılmış, kendini aramak amacıyla."

    --- spoiler ---

    insan içindeyken kendini bildiğini sanır, ama denize açılıp kendini aramadıkça kendini bulamaz. yarım saatte okunacak bir kitaptır ancak, yarım ömürü kurtaracak vizyon kazandırır.
  • jose saramago'nun, insanı keşfedilmemiş benliğin merkezine doğru bir yolculuğa çıkaran, bir çırpıda okunan muazzam öyküsü.

    --- spoiler ---

    "bilmiyor musun ki, kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin."

    "belli ki adamın gözleri bilinmeyen adadan başka bir şeyi görmüyor, diye düşünmüş kadın, işte göz yanılması, insanın yanı başında duran insanı görmemesi böyle olur."

    "rüya hünerli bir sihirbazdır, varlıkların boyutlarını ve birbirlerine olan uzaklıklarını değiştirir, yan yana uyuyan kişileri ayırır, birbirine uzaktaki kişileri kavuşturur, kadın birkaç metre ötesinde uyuyor olsa da adam ona nasıl ulaşacağını bilemez, oysa ne kolaydır iskele tarafından sancak tarafına geçmek."

    --- spoiler ---

    sahi bilinmeyen ada kalmadı mı artık?
  • hakkında hiçbir şey bilmeden aldığım, sayfalarını açtığımda yeni bir küçük prens mi diye düşündüğüm kitaptır.
    fakat o anlamda beklentimi karşılamadı. başlangıcı kafka'nın dava kitabını andırır sonra küçük prens gibi basitlikle çok şey anlatmaya çalışılmış.
    kötü bir öykü değil, tarzı gayet güzel fakat abartılı bir şeyde beklememek lazım.
    zaten yarım saatte bitirebilirsiniz.
  • emrah imre çevirisi ile kırmızı kedi yayınlarıları tarafından basılmış jose saramago eseri. kitaptaki çizimlerin de birol bayram'a ait olduğunu aktaralım.

    kurgusu da okuması da hiç yormayan, içerisinde bulacağınız birkaç göndermeyle insana cesaret veren bir kitap. yolculuğa çıkarken çantaya atıp sakin sakin okunacak kitaplardan, akşamların yorgun zihinlerine de güzel eşlik eder.

    --- spoiler ---

    "...işte kader hep böyle davranır bizlere, hemen arkamızdadır, omzumuza dokunmak için elini çoktan uzatmıştır, bizlerse hala, geçti gitti, gösteri bitti, yine aynı hikaye, diye homurdanıp dururuz."
    --- spoiler ---
  • yarım saatte okunabilecek bir kitap. küçük prens tadını bulurum diye umutlanmıştım ancak tek benzerliği görsel anlatım ve dilinin basitliği. kötü mü derseniz değil ancak beni çok etkileyen bir kitap olmadı. hiç okumamış olsaydım da bir kayıp yaşamazmışım.