şükela:  tümü | bugün
  • "prototip öğrenci" kavramının ne kadar da yerleşik olduğunun bir belgesidir esasen.
    'siz şimdi kesin bunları bilmiyosunuzdur, yazalım biz'.
    hepsini de bilirdim, bilmeyenlere de gıcık olurdum işte aha burdan itiraf ediyorum.
    bir tanesi vardı ki artık ne desem bilemedim:

    araba: 4 tekerlekli, motorlu taşıt.

    makul bir mantık dizisi kullanılarak irdelendiğinde açıklamanın, kelimeyi gerçekten bilmeyen kişi için çok daha anlaşılmaz olduğu ortaya çıkar. deli eder adamı.
  • bunlarla ilgili cümle kurulması istenir. ve o müthiş kalıp hazırdır;"sözlükten x kelimesinin anlamına baktım" . bir noktadan sonra işe yaramaz.
  • beyin fırtınası yöntemiyle yeniden keşfedilmeleri gereksiz olan sözcükler.
    illa ki çıkarlar biryerden aramaya inansan.
  • (bkz: siboreta)
  • (bkz: fenomenal)
    sakın cümle içinde, konferansta, seminerde vs. kullanmayın. çok komik oluyor.
  • pızıngır : haylaz
    müdebber: önemli, değerli, muteber
    eğseri: çoğunluk, ekseriyet
    lafkörük : konuşkan, tatlı dilli
    kostak: çalımlı, iyi giyinmiş, güzel olduğunun farkında olarak davranmak
    ırım gırım: dağ bayır anlamında, cümle içinde kullanılır
    modullamak: homur homur söylenmek, kızgın kızgın mırıldanmak
    ofun sofun olmak: şaşırıp kalmak, üzüntüyle donup kalmak
    bıcırgan: ortalığı karıştıran kimse, fitneci
    mızmırık: tembel
    hırthış: kullanılmış, işe yaramaz hale gelmiş
    eli deli: tutumsuz, savurgan
  • ara kesmek: nişandan önce kız tarafıyla anlaşmak, söz kesmek
    yarından keri: yarından sonraki gün, öbür gün
    dili çekmek: söylemekten vazgeçmek
    goncolos: hortlak
    gırtıpil: değersiz, bayağı, yarım yamalak
    dıkır: işlerin ve hayatın iyi, düzgün gittiğini anlatan deyiş, tıkır
    kurtyemez: çirkin kimse
    kedidirseği: göz kapağında çıkan arpacık
    çarkıfelek: samanyolu, pervane
    gaybana: kötü, biçimsiz şeylere söylenen söz. kimselere faydası olmayan.
    zagor: dişisini arayan kızgın keklik
    cavcav : boş, gereksiz laf, köpek havlaması
    yakasız gömlek: kefen
    yamışmak: yere yapışmışçasına çöküp oturmak
    zırzıbıldak: işsiz güçsüz, hiçbir şeysiz kimse
    uçarsu: çağlayan
    canayaklı : aceleci, canı tez
    şirpençe: bir çeşit çıban, camra da denir
    cemcük ağız: sözleri tam anlaşılmayan, yutarak konuşan, telaffuzu iyi olmayan
    kişenmek: intikam almak için birisinin arkasından atıp tutmak
    dinledik türbesi: sık misafir ağırlayan evler, sık uğranılan yol üzeri yerler
    ziftinmek: yokluk çekiyormuş gibi davranıp birinden bir şey koparmaya çalışmak
    zehinsiz: hafızasız, kavraması kıt, unutkan
    kör düvaası: inanılmadan edilen ve yinelenerek aslında uzaklaşılan dua
    gofulak: derbeder, tasasız, boş gezen
    gökgörmedik: görgüsüz, sonradan görme
    zibil: bol bulunduğu için değersiz olan, gübre, çöp
    çöpürük: suç, kabahat, hastalık
    yıldırak: çok parlak olan
    zağı zağına: ucu ucuna
    cevralmak: sevinçten kuş gibi ötmek, şen konuşmak
    defdeğirmeni: yusyuvarlak
    ilimi tilimi çıkmak: parça parça olmak, çok eskimek
    dildolağı: tekrar tekrar söylenen söz
    çalapata: birini dövmek
    sakça: karga, saksağan
    osuruğu cinli: bağırıp çağırarak hak aramayı alışkanlık haline getiren
    şabadan: boş boğaz, geveze