şükela:  tümü | bugün
  • başta ekşisözlük olmak üzere, özellikle internet ortamında sık sık gözler önüne serilen tiksinç eylemdir. bu insanlara göre bilkent üniversitesi'nde okuyan bütün insanların götü kalkıktır, parası boktur ve herkese tepeden bakar. yaptıkları her şey batar, çünkü çoğunun cebinde parası vardır.

    özellikle bilkent mayfest'te pasta savaşı rezilliği adlı başlık bu tür insanları adeta bir turnusol kağıdı misali ortaya çıkarmıştır. türkiye'deki sosyal profilin zayıf olmasının en büyük sebeplerinden bir tanesinin kıskançlık dolayısıyla ortaya çıkan kin gütme ve aşağı çekme davranışları olduğunu düşünmekteyim zira türk insanı kendisinden herhangi bir konuda üstün olan insanları ne yapıp ne edip bir şekilde ezme, bok atma eğilimindedir. ben demiyorum ki orada okuyan öğrenciler diğerlerinden üstün, haşa. sadece örneklendirme yapıyorum. burada konuyu maddiyat olarak da düşünebiliriz.

    evet, afrika'da çocuklar ölüyor. ülkenin dört bir yanında çok kötü olaylar yaşanıyor, eyvallah ama sen bunları argüman olarak kullanamazsın. "biz akbile para yetiştirmekle uğraşıyoruz, adamlar okula arabalarıyla gidiyorlar dünya siklerinde değil" diyemezsin. bir insan sadece senden biraz daha şanslı* doğdu diye sen ona bok atıp aşağı çekmeye çalışamazsın.

    bilkent üniversitesi'nde 4. dönemimi okuyorum, insan profili hakkında yeterince genelleme yapabilecek kadar insan tanıyorum. ben kendimi bildim bileli çizgi film misali her gün aynı nike spor ayakkabı, aynı tişört, aynı hırka ile okula gelen adam da var, her gün farklı kıyafetle gelebilen de.
    parasını zar zor ayarlayıp iyi kötü bir araba alan adam da var, haftada 3 farklı arabayla gelen adam da.
    bir fön çektirip o saçla 5 gün okula gelen kız da tanıyorum, sabah saat 8.30 dersine her gün föne uğrayıp gelen kız da tanıyorum. fakat gel gör ki, ne olursa olsun, sen götünü de yırtsan, altına da sıçsan şu gerçeği değiştiremezsin. bu okuldaki öğrenciler, gerek sosyal statüleri olsun, gerek sahip oldukları bilgi birikimiyle beraber aile terbiyesi olsun, çevre okul/muhitlerden çok daha nezih ve rahat bir kampüste yaşıyorlar. bir bölge içindeki insan profiline göre şekillenir, ona yön verecek olan içinde yaşayan toplumdur. cemaatçisi de, tiki kızı da, çizgi film gibi aynı kıyafeti giyen çocuk da burada gayet medeni bir ortamda derslerini görüyor. sen bu okulda öyle kavga mavga göremezsin. 5 6 abazanın toplanıp öküz gibi kız kestiğini göremezsin. ha eyvallah, her yerde istisna vardır ama genel olarak konuştuğumuz vakit bu tür vakaların diğer bok atan yerlere oranla çok çok az olduğu tamamen aşikar. burada vurgulamak istediğim en önemli noktaya gelince, öğrencinin maddi profili her ne olursa olsun genel olarak düzgün insanlar ve okulun nezih yapısını bozacak şekilde kimse hareket etmiyor. arada kaynayan olsa bile toplum bir şekilde müsade et-mi-yor.

    toplum ne diyor peki? ben, yapım gereği eğlenmek adına hiç tanımadığım ve muhtemelen bir daha göremeyeceğim kişilere kendimi farklı bir kimlikle tanıtıp, o anda başka bir insanmış gibi davranıp eğlenirim çoğu zaman. örneğin taksiye bindiğimde bir hacettepeli olurum, bir gazili, bir de esnaf. kafama nasıl eserse. muhabbet nasıl mı ilerliyor? evet, yanlış tahmin etmediniz. konu bilkent üniversitesine geldiği vakit taksici kızların ne kadar orospu olduğundan, erkeklerin ne kadar orospu evladı olduğundan atıp tuttuktan sonra, kampüse giden sarhoş kızları siktiğini bile iddia edebiliyor. onların gözünde bizim okulumuz bu.
    insanların genel mentalitesi, burada okuyan öğrencilerinin alayının zengin olduğu ve topluca siktirip gitmeleri. işte bu yüzden kaybediyoruz. kendimizden bazı bakımlardan daha şanslı olduğunu gördüğümüz/hissettiğimiz insanlara bok atma eğiliminde oluyoruz. bunun yerine adam akıllı kasıp da burslu kazanarak bu güzel küçük amerika okulunda okumaya neden kasmıyorsun peki?
  • (bkz: vaziyet alın)
  • (bkz: aglama melis) ***
  • türkiye'de her devirde yaşanan. yaşanmıştır, yaşanmaktadır ve de yaşanacaktır.
  • bu kadar uzun bir savunma hazırlandığına göre cidden kimsenin siklemediğini düşünüyorum. adam resmen "ühühü ühüüü bizimle dövüşsenize laağn" ezikliğinde yardırmış ve inanın zere okuma gereği duymuyorum. neyse ergenliğine veriyorum, mezun olunca güler geçer bu ani çıkışlarına.

    bu arada hala üniversite üzerinden bir gruplaşma ya da üstünlük kurma çabaları olan bir ortamda tartışmaya girmeden şunu iliştirmek istiyorum "bu ve bunun gibi adamların ırkçılık ve ayrımcılık ile ilgili hoşgörülü yazılarını da samimiyetsiz buluyorum".

    tanımsı: olmayan bir çekim gücüdür.
  • onu bilmem ama bilkentlilerde cok ciddi bir bogazicilileri cekememe sendromu vardir gercekten.

    herkes bogazicilileri kiskaniyor diye ovunmek degil amacim, nitekim yeditepeli olup da bogazicini kiskanmiyor insanlar mesela, ama bilkentliler cidden inanilmaz kiskanclar bogazicililere karsi.

    nedenini anlayan beri gelsin.
  • çizgi film misali giyinen bir bilkent öğrencisi olarak, bazı bilkent öğrencilerinin çekilememesine hak veriyorum.

    boktan insanlar her yerde çekilmez arkadaş, okunulan üniversiteyle alakası yok. ilk özel üniversite olmasından ötürü olsa gerek, boktan insan bilkentli olunca böyle garip taş devri öncesi bir yaklaşım sergilenebiliyor.

    hayır, bilkentle alakası yok. burada eli yüzü düzgün, adam akıllı 10 insana 1 tane boktan herif düşüyordur bana sorarsanız.

    not: okulu ve insanlarını sevmememe rağmen söylüyorum bunu.
  • görüyor ve arttırıyorum, bu da bi şeymi, doğu akdeniz üniversitesi öğrencilerini bile çekemiyorlar. bunlar hep fakirlikten.
  • sadece bilkent üniversitesine değil, diğer vakıf üniversitelerine karşı da duyulan garip kin ve nefret duygusudur. fakat kişileri provoke etmek yerine onlara bu tip üniversitelerin de türkiye'nin geleceği olduğunu, hatta devlet üniversitelerinin çoğundan daha hızlı bir gelişim katettiklerini düzgün bir dil ile anlatırsak eminim ki birçok tartışmanın önüne geçebilir, daha farklı mantalitelere de hitap edebiliriz.