şükela:  tümü | bugün
  • 24 dizisinin 4 sezonunun belki de en talihsiz karakteridir...

    --- spoiler ---

    michelle'e tony öldü der, tony koşar gelir..
    audrey'e jack öldü der, bilmez ki jackler ölmez vatan bölünmez...

    --- spoiler ---
  • fiziksel olarak ince, karakter olarak da zayıf bir şansal büyüka'dır kendisi.

    tony: - almeyda ctu... yah... tamadır, hallediyoruz.. bill, kıl yün oldu hemen bu görüntüleri izlemen lazım..
    bill: - oynat edgar'cım.. dur edgar, hah, tony hoca işte bu pozisyona ne diyorsunuz?
    tony: - bill vaktimiz yok hadi izle de brifinge girelim.
    bill: - bence bir kural ihlali yok hocam.
    tony: - nasıl yok ya, adam nükleer bomba çalmış.?
    bill: - ama müdahale bombaya tony hoca..
  • kendisini james morrison canlandırmaktadır.

    cv'si şu şekil:

    experience:
    ctu - special agent in charge, los angeles domestic unit
    division - associate special agent in charge, los angeles office
    division - senior agent, seattle office
    division - intelligence analyst, seattle office
    ctu - agent, new york domestic unit

    education:
    bachelor of arts, english – brown university

    personal:
    single
  • adını ne zaman ansam, "bill buchanan ben kimim?" ya da "bill buchanan, kılıç kuşananın" demeden geçmem.
  • --- spoiler ---

    maalesef sessiz saat görmüştür kendileri.

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    jack bauer'e kayıtsız şartsız demesek de baya baya güvenmesiyle, kalbimizde ayrı bir yeri vardır. tatlı tatlı tartışırlardı jack ile rahmetli, nur içinde yatsın.

    --- spoiler ---

    adam gibi adam bill buchanan, laf söyletmem ona göre.

    (ara: adam gibi adam)
  • --- spoiler ---

    bill buchanan, ctu kapısından ilk giriş yaptığında, michelle dessler ile olan varla yok arasındaki ilişki yüzünden ve tony almeida'yı da çok sevdiğimden kendisine biraz kıl kapmıştım, doğru. ama zamanla içindeki şefkatin yüzüne vurması, işini her zaman çok önemsemesi, kuralları her zaman çok önemsemesi ama yeri geldiğinde de jack bauer'ın kuralsızlıklarına ve de mantığına göz kırpmasıyla beni kendisine bağladı. şimdi bunları yazarken klip gibi, sanki birlikte yaşamışız gibi o kadar saati, gözümün önünden sahneler geçiyor. koca bir ctu gününün sonunda karen hayes'e karşı şapşal şapşal gülümsemesi aklıma gelip duruyor ve son olarak da bembeyaz saçlı sakallı halinin ne kadar karizmatik olduğunu düşünüp hasretle anıyorum.

    her dizide abim, ablam, dedem olsa bu dediğim insanlar vardır. o, babam olsa keşke dediklerimden.

    (bkz: my hero)

    pamuklar içinde uyusun.

    --- spoiler ---