şükela:  tümü | bugün
  • bugün işten gelirken mahallemize yakın bir bim'e girip, hemen girişteki rafta bulunan polmak kremfıstığı kaptım. bu sırada az ötemde bulunan, çocukluğumuzdan tanıdığımız, kimseler okumazken o okumuş ve kariyer sahibi olmuş, mahalleye 90'ların başında, alın teriyle kazandığı kırmızı uzun kasa mercedes'iyle girmiş yener abi vardı. o vakitler bu adamın forsu gözümüzde büyüktü. ben de 'büyüyünce yener abi gibi çalışıp herkesin böyle sevdiği bir insan olacam' demiştim. 19 yaşında üniversiteyi bıraktım. neyse ki şimdi bir şirkette çalışıyorum. takım elbisem var. onun kadar olmasa da ben de forsluyum. çocuğunun elinden tuttuğu gibi, tutuksuz ve tereddütsüz bim'e girmiş yener abi. biraz afalladım. onun yerine utandım. onun beni orada görmesinden çok, benim onu orada gördüğümü bilmesin istedim. tam arkamı dönecekken -hani insan hisseder ya birinin gözünün üstünde olduğunu da aniden dönüverir- kafasını çevirip bana baktı. 'naber?' dedi. ne yapacağımı bilemeyerek aksak bir gülücükle 'iyiyim şener abi, sen nasılsın?' dedim. adını da yanlış söyledim. ikizinin adı şener idi. ya da ikizinin adı yener, bunun şener. çok emin değilim doğrusu. ne zaman bu adamı görsem -ya da ikizini, hangisini gördüğümü bile bilmiyorum aslında- asgari selamlaşma mesafesine gelene kadar 'şener mi desem, yener mi desem?' diye düşünürüm. bu yine olmuştu. amma asıl hissiyat bim'in ucuz reyonlarının bizi düşüncelerimiz ve makamımızdan alıkoyarak kolilerin arasından birbirimizi gözetlememizi sağlaması. 'nasıl gidiyor?' dedi, 'nasıl olsun abi, çalışıyoruz işte' dedim. 'hadi bakalım' diyip çocuğunun kafasını okşayarak bir sepetin içine tepeleme atılmış okul malzemelerine yöneldiler. daha fazlasını da görmek istemedim. garip bir tıraş bıçağı çıkartmış bim, nevi şahsına münhasır. biraz baktım ama çok adiydi. 'o kadar da uzun boylu değil' dedim. yanında 1.60tl'ye 6 tane 'banyo jileti' vardı. onu aldım hemen (bunun boyu iyiydi). yener abi'yi ya da şener abiyi berimde bıraktım.

    kasaya cebimden 5 lira uzattım. 15 kuruş verdi. 1 ekim'e tam 6 gün var. benimse 15 kuruşum var. cumartesi günü nişanım var. ahvali en karikatürize eden husus ise nişanlanmadan 2 gün önce bim'den ucu ucuna bir alışveriş yapmak. listeye göz atalım:
    1 adet polmak gold kremfıstık yerfıstığı, 1 paket kullan-at banyo jileti
    kalan: 15kr

    sonra sen git yaban şehirlere, forsuna beş takıp bir de kız iste. böyle küçük hesapların adamı olduk işte! lakin burnumuzu da büyük işlere sokmaktan alıkoyamadık. çok sevdik be abi.
  • yakınlarda başka market yoksa zorunluluk sebebiyle gerçekleştirilen eylem. zaten bim yoksa a101 var.
  • tiramisu yapmaya karar verdim ve eve en yakın market bim. bim de ne arar savoiardi diye düşünsem de en azından labne peynirini falan alırım dedim girdim görevlilerden birine sorayım dedim yine de utangaç bir tavırla savoiardi var mı?
    var bayan şu karşı rafta demesiyle benim gözümdeki bim artık değişmiştir.
  • ortaklık yapısı şöyle olan bir yerden alışveriş yapmaktır.
  • dün umarsızca gerçekleştirdiğim eylem.
    bir dünya abur-cubur ve cheesecake malzemelerine sadece 30 lira ödeyip çıktım, şayet bu alışverişi migros veya diğer mağazalardan yapmış olsaydım fiyat en az iki katına çıkacaktı.
    teşekkürler bim*
  • gayet hesaplıdır. iddia bültenindeki favori takıma verilen oran tadındaki fiyatlara bakıp dumurdan dumura sürüklenirsiniz.
  • gıda değilde bulaşık bezi, çamaşır suyu vb doğrudan sağlığımızı ilgilendirmeyen ürünlerin ucuzluğundan alınası olduğu cemaat marketidir. zaten hangi market cemaatin değil ki.
  • kendimi çok zengin hissettiren bir yer uyduruk markalarda olsa çoğunun tadının gideri var ama en önemlisi cebinize 10 lira alın taşımak için küçük arabayı alın abur cuburun önüne geldiğinizde elinize ne geldiyse başlayın arabanın içine atmaya kasaya geldiğinizde hiç çekinmeden korkusuzca cebinizde ki 10 lirayı çıkarın kasiyer size hatrı sayılır bir para üstü mutlaka verecektir.
  • alışveriş yaptığı yeri değil kendini zengin etme çabasında olan insandır.

    kendini zengin etme çabasındaki yazarın notu: telifi şahsıma aittir. bim yöneticilerine selam ederim.
  • "bayram çikolatasını ev halkı indinde ( yaklaşık olarak 3 ) hem de epeyce karizma yapacağım zannı ile toblerone alarak yaptığım eylem", diyordum ki kaynar sular tepemden aşağı döküldü sözlük!

    ...ahan da şu varmış:(bkz: toblerone'u amerika'da fakir zenciler yiyormuş)

    bu kadarına da pes!.. ben ırkçılığa artık daha bir karşı çıkarım arkadaş!