şükela:  tümü | bugün
  • cem mumcu'nun bin bir adet masaldan oluşacak olan serisi..

    birinci kitap;
    üçüncü sayfa güzeli
    ikinci kitap;
    muallâkta araf'ta ve düşlerde
    üçüncü kitap;
    sahici aşklar külliyatı
  • yazar cem mumcu'nun edebiyat projesi
  • binbir masaldan oluşmak üzere planlanmış proje. şimdiye kadar 3 kitap tamamlanmış, 96. öyküye kadar gelinmiştir. devam eder mi yazara sormak gerekmektedir. ama her biri 2 sayfa bile tutmayan, bu kadar öz ve bu kadar güzel 96 öykü yaratmak zaten zor olsa gerektir. 1001. aynı kalitede olur mu acaba yoksa kendini tekrar etmeye mi başlar diye merak edilirse onu da yazara sormak gerekir.
    1) (bkz: üçüncü sayfa güzeli)
    2) (bkz: muallakta arafta ve düşlerde)
    3) (bkz: sahici aşklar külliyatı)
  • seriye ait dorduncu kitabin, hassas ruhlar terazisi adiyla yayinlandigi oyku destani.
  • cem mumcu'nun "binbir insan masallari 1-139" okuyan us yayinlari tarafindan basilmis. oykuler ;vurucu, etkileyici, cok guzel. ne var ki baskısı çok zor okunuyor. kagit kalitesi cok iyi olmasina ragmen guzelim masallar dizginin azizligine ugramis. tabii ki bu, kitabi okumaya engel bir durum degildir. zira okunmamasi onemli bir farkindaligin kaybidir.
  • şöyle satırlara sahip cem mumcu güzelliği.

    (bkz: sızı)

    “sen şimdi merak edersin? sadece merak edersin? meraklanma, yalnızım. senin yanında olduğum kadar yalnızım… oysa merakın sarmaz, ısıtmaz beni. meraklandığın ben miyim? değilim biliyorum. sen, beni değil yanımdaki boşluğu merak ediyorsun. ya birisi doldurduysa diye endişelendiğin o yeri; bir zamanlar sen doldurursun diye beklediğim, sonra sen doldurasın diye kendimle doldurmaya çalıştığım o boşluğu merak ediyorsun. yani canım, sen yine kendine doladığın, kendine sarıldığın, kendinle bakıştığın ama asla sevemediğin kendini merak ediyorsun.

    yok endişelenme orası boş… hala boş, sen varken olduğu kadar boş… elimi bile uzatmam oraya. düşmek istemem bir daha umut kuyusuna. boş olduğunu bilmek, dolmayacağını kabul etmek çok daha iyi. tamam diyor insan ve tamamlanıyor…aslında eksiğini tamlık biliyor. geri dönme, düzelme, bekleme ihtimalleri sürdükçe, umut bitmedikçe, şöyle doya doya ağlamadıkça yasını başlatamıyorsun çünkü. gerçekten ölünce o ölmesin istediğin şey, onsuzluğuna bir güzel ağlıyorsun. ve diyorsun ki “ben eksiğim”, diyorsun ki “ben yarımım”, diyorsun ki “ben topalım”... ve ancak o zaman, tamlığının o eksikliği içerdiğini anlıyorsun. ve kalan diğer bacağınla yürüyebiliyorsun, yürüyemezsen sürünebiliyorsun, sürünmeyi bile tamlık biliyorsun.

    o boşluğu merak ediyorsun biliyorum. ama artık yanımda değil canım. senin göremeyeceğin, kimsenin dokunamayacağı bir yerde duruyor çünkü. onu içime aldım. onu babamsızlığın yanına koydum. “