şükela:  tümü | bugün
  • istanbul'un en büyük sarnıçlarından biridir. 1. konstantin döneminde yapılan sarnıcın 224 sütunu vardır. sarnıcın tavanı, güya restorasyon yapan şirketin kazıları yüzünden çökme tehlikesi altında.
  • gördük ki, inşaatçı firma bugüne kadar yapılmış en özenli restorasyon işlerinden birini çıkarmış. cart kırmızı, mavi, yeşil renklerle bezenmiş geniş koridorla, girişteki fosmodernize edilmiş atatürk ve türk bayrağı tasvirli ikonografik çalışma bambaşka bir hava katmış sarnıca. içerdeki taban döşemelerine ve alüminyum kaplamalı bölmelere de hayran kaldık. duyduk ki bölmelerde geleneksel türk sanatlarından emprovize edilmiş el emeği göz nuru eserler satılacakmış. sarnıcın içine kaçak çıkıldığı iddia edilen katta ise türk mutfağından örnekler sunulacakmış ziyaretçilere.

    sarnıcın 1600 küsür yıl sonra, vakt-i zemanında bile sahip olmadığı bir ihtişama bürünmüş olarak günışığına çıkmasını sağlayan bütün kişi ve kurumları tek tek tebrik etmek gerek.
  • istanbul'un en eski ve üst üste iki kolondan oluşan direkleriyle en derin sarnıcı, vakıflar denetiminde kiraya verildikten sonra gerçekleştirilen restorasyon projesinden sonra istanbul'un en yüksek tavanlı ve en çok küf kokan alışveriş merkezi ve restoranı haline dönüşmüştür.
  • 11 ekim 2002 cuma gecesi seb fontainei ağırlayacak olan yapı.
  • restorasyon oncesi içinden 5 bin ton çop cikmis sarnic* sarnicin tamaminin acilamamasinin sebebi uzerine insa edilmesine izin verilmis 7 adet apartmandir.
  • iceri girdigim andan itibaren kalben beni derinden vuran, iceride doors konseri olmus olsa, birakin beni oleyim burda tadi yakalayacagima emin oldugum muhtesem amsiyansli mekan. urban bug'a da mutesekkirlik gerekiyor. yeni umudum bu mekanda umek, jeff mills, ve dave clarke`i dinlemek.
  • yapılan dangalakça restorasyonla özellikle giriş kısmı pavyona benzemiş mekan, güzelim sarnıç. dumur olmuştum çok kötü, ne o perdeler falan. anlamayan yapmasın bu işleri yaa, rezil oluyor herşey.
  • yeri sultanahmette dir.
  • mekana girildiginde acaba bizdemi ceket giyseydik hatta kravat ta yakisirmis buraya gibi dusuncelere sahipken gecenin ilerleyen saatlerinde "camiye mi geldik sarnica mi? icelimmm hadee" seklinde bagirislara maruz kalmis banyo yaparken sarki soylemekten hoslananlarin tapacagi akustik ozellikte siril siril su sesinde cisi gelenlerin gitmesini tavsiye etmedigim sultanahmet mekani.
  • arkeolojik kurallarin hepsinin bir kenara birakilarak insaatci mentalitesiyle hafriyati gerceklestirilen, sen bi kurek, ben bi kazma ha gayret diyerek restorasyonu yapilmis, sonunda yurdum insanimizin keyifle oturup sarap kahve icebilecegi, shik bir mekan haline gelen yer. "e istanbul'un tarihi kimin umurunda, vur patlasin cal oynasin, biz shik olalim e mi baska derdimiz olmasin" mentalitesini memnun eder.

    kazara baska dertleriniz varsa (hani soyle buranin guzel kazisi yapilsaydi, nefis bir yayini ciksaydi, biz bizans hakkinda daha neler neler ogrenirdik kimbilir?) ugramayin, aglarsiniz. istanbul'un tarihinde actigi deligi gorur aglarsiniz.