şükela:  tümü | bugün
  • ben birinci katın penceresine su ve ekmek kırıntıları bırakıyorum ama yemiyor şerefsizler.

    (bkz: birinci kata bir kap su koy)
  • kızımın yıllardır dile getirdiği haklı serzenistir.
    kendisi flamingo ,su aygırı ve çita beslemek istiyor evde ama bir kediyle yetinmek zorunda kaldı.
    bahçeli evimizin olduğu ve kapımızın önünde hipopotamların cirit attığı günler hayal ediyor kendisi.
    başlığı açan arkadaşla ikisini afrika'ya yollamak için kampanya başlatmayı öneriyorum. gönlünüzce doyurun orada tüm hayvanları.
  • kusura bakma kardeş, tavanımız alçaktı, besleyemedik.
  • (bkz: akasyalar açarken)

    memlekette akasya ağaçlarının sadece eski şarkılarda kalmasından mütevellittir. malum bu zürefa taifesi akasya ağacının yaprağıyla beslenir. şimdiki gençler hatırlamaz bu şarkının terennüm edildiği ilk zamanlarda büyükada ve şimdiki sultanbeyli ve marmara üniversitesi göztepe kampüsü civarı hep devasa akasya ormanları ile kaplıydı. şirin ve zarif zürefalar sürüler halinde dolanırdı oralarda. ne olduysa şaşkın bir zürefa yüzünden oldu. zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü atasözüyle dilimize pelesenk olmuş o meşum gün ve sonrasında beyaz giyme toz olur nasihatını dinlemeyen zürafalar nedeniyle ortalık toz duman oldu. üst atmosfere ulaşarak güneşi engelleyen bu toz yüzünden akasya ağaçları o mevsim çiçek açmadı, rayihalarını teneffüs edemedik, adalara, modalara gidemedik üzüntüden. aç kalan zürefalar ise afrikaya göç ederken adana otobanında kaçak etçilerin tuzağına düşerek kebap oldu malesef.
  • binlerce aç aslan varken muhabbet kuşu beslemekten daha garip olmayan eylem.