şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 79 senesinden beri bu isle ugrasan biriyle tanistim gecenlerde.
    tedavi ediyorlarmis insanlari bu yontem ile.

    "kasik masik eğiyorlar, bukuyorlar, o ne ayak?" diye sordum, o cok farkli bir olay dedi. yillardir o tarz olaylar bioenerjik mevzular diye biliyordum ben.

    demek ki yemisler beni.
  • ustumde basarili bir sekilde tedavi gucu denenene kadar palavra oldugunu, sonrasinda ise olayin daha ziyade psikolojik olduguna inandigim olay.
  • izmir de yaşayan bir tanıdığımdan duyduğum kadarıyla. azeri bir bioenerji uzmanının (!) kullandığı enerji türüdür. hastanın vücudunda eller dolaştırılır (dokunmadan) sonra eller sanki birşey tutuyormuşçasına kapanıp bırakılır. ve etrafa çat diye ses yayar. o an odada bulunan diğer hastalarda bu elektrik alıp verme olayından etkilenirler.

    edit: yorumum bu işin palavra olduğudur. hatta seans öncesi adam kıçından elektriği alıyor mu ne, seans sırasında bir yolunu bulup bir kaç artizlik yapıyor işte. ayrıca bu adamların hep doğudan, azerbaycan, özbekistan, kırgızistan, hatta rusya dan geliyor olmaları, şüphelerimi daha da kesinleştirmiştir.
  • basit olarak canlilari yakinca ortaya cikan enerji de diyebiliriz.
    (bkz: muhendissin degil mi)
  • (bkz: nos)
  • 90'li yillarda bu bioenerji dalgasina ugur dundar kafayi fena takmi$, konu bulamadigi her hafta arena'da bu olayi inceler olmu$tu. alternatif tip adi altinda salak ya da umutsuz insanlardan hirsizlara servet transferinin ba$ka metodlarindan biriydi bioenerji.
  • örnek:
    ankaradaki evimde, aldığım kötü habere dayanarak, hollandadaki cok sevdiğim kişinin hiç görmediğim ve tanımadığım sevgilisinin iyileşmesini öyle istedim ki gozumu kapatıp oturdugum yerde 'lütfen iyi olsun' seklinde olumlamalar yaparken saniyeler içinde kendimi hollandadaki hastanede buldum.. tanımadığım o kızı gördüm, enerjisi artana kadar orda asılı kaldım. belki bir, belki iki saatten sonra gözümü açtığımda kendimi yine evimde ama bu sefer yerde; kollarım açık yatıyor buldum.. bir anda bastıran anormal aclık hissini tatmin ettikten sonra gelen anormal uykum karsısında gidip uyudum. uyandığımda atesim vardı tüm gün hasta şekilde evde yatarak geçirdim. ertesi gun arkadasımla konustugumda, hastanenin camlarının şekli ve yerinden, serumun hangi kolunda takılı oldugundan, kollarındaki yaralara, ortamdaki renklerden saç şekline, hislerine, ve hatta hastaneden çıkış saatine kadar tarif ettiğimde ikimiz de uzunca bir süre şok yaşadık.

    öyle sanıyorum ki bioenerji, aynen green mile'da oldugu gibi, sevgi ve iyi niyetten oluşan bir iyileştirme ve yardım isteğinin gerçeğe dönüşmesi. yan etkisiyse, verebileceğin maksimum enerjiyi o kanala aktardığından kaynaklanan tanımlanamaz bir açlık, bitkinlik, yorgunluk ve kusma-ateslenme gibi kısa süreli basit hastalık.
  • astim hastasi olan bunyeye tatbik edildiginde ilk bi kac saniye "ulan caresizlikten ne maymunluklara dustuk" icsesleriyle yakinirken, bioenerji jeneratoru ablanin bogaza dokunan parmaklarindan deli gibi enerji yaymasiyle beraber beyne format attiran hadisedir. bunun disinda bir ise yaramadigi tecrubeyle sabit olmakla beraber "bir guc var ama bir boka yaramadi" dedirtmistir.
  • bilim dışı birşey değildir. daha 19.yy'da, evrendeki herşeyin bir enerji ihtiva ettiğini karl marx dile getirmişti. insan vücudu da elektrik enerjisi üretir. hatta kirlian fotoğrafı denilen teknikle kayda alınan ve aura adı verilen şey de aslında bu enerjinin yarattığı elektromanyetik alandır. yalnızca canlıların değil, cansız varlıkların, eşyaların da aurası yani bir manyetik alanı ve enerjisi vardır. bu açıdan bakıldığında metafizik kapsamında değerlendirilmesi haksızlık olur. metafiziki olan, bioenerjinin tedavi amaçlı kullanılabileceğini iddia etmektir. bu yolla tedavi olduğunu iddia eden insanlar olabilir, işte bu noktada bioenerjinin tedavi edici fiziksel bileşenleri değil, plasebo işlevi söz konusudur.
  • (bkz: biyogaz)