• tarık tufan'ın yeni kitabı.

    --- spoiler ---

    camlardan ölesiye sarkan gündelikçi kadınlar, elindeki eczane poşetleriyle çaresiz bekleyen yaşlı adamlar, pazar yerlerinden artık toplayanlar, eskimiş kıyafetleriyle düğün salonlarında şarkı söyleyenler, sefer tasından utanan genç adam ve diğerleri.

    şehrin ötekileri yani.

    biraz raif efendi, biraz maria puder, sartre, bachelard, anna ve biraz kudüs.

    karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir şehirde hayatta kalabilmek için her şey.

    büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulabilmek için yani.

    tarık tufan, “bir adam girdi şehre koşarak” kitabında her şey hızla akarken, yavaş gidenleri, yorulanları, rekabete güç yetiremeyenleri ve onların mekanlarını anlatıyor.

    --- spoiler ---
  • mahalledeki sakat çocukların top oynayamadığı ve top oynayanları demir parmaklıklara dayanarak izlediğini hatırlatan ,eski dostları arama ihtiyacı doğurmuş bir tarık tufan kitabıdır.
  • ilk dile geldiğinde sanki arkadan biri ses verecekmişcesine devamının geldiği düşüncesini yayan kitap.
    (bkz: tarık tufan)
  • okumaya başlandığında keşke hiç bitmese dedirten tarık tufan kitabı. koşarak şehre giren adamın gördükleri ve gösterdikleri okumaya değer.
  • "şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: "ey kavmim! bu elçilere uyun." "

    yasin/ 20
  • tarık tufan'ın yakasına yapışan cümleleri yazdığı kitabı.

    --- spoiler ---

    yakama yapışan cümleleri yazdım. bir cümle insanın yakasına yapışır mı demeyin, yapışır. gördüklerimi, hatırladıklarımı, sayıkladıklarımı, unuttuğumu sandıklarımı, gözlerimi kapatır kapatmaz zihnime üşüşenleri yazdım. aklıma ilk geldikleri halleriyle yazdım cümleleri. bir küçük gazete haberini, bir film sahnesini, yolda gördüğüm insanları yazdım. çoktan kabuk bağladığını düşündüğüm yaralarım vardı. yanılmışım. yazmaya başlayınca onlar da bir bir sızlamaya ve bazen kanamaya başladı. en çok tekrarladıklarım, en çok ihtiyaç duyduklarımdır. bundan öte bir amacım yok.

    --- spoiler ---
  • bir kraliçenin pireleri değildir asla. bekleneni verememiştir. kimilerinde tarık tufan'ın bitim noktasıdır.
  • tarık tufan o adam oluyor iç dünyanıza girip, vicdanınıza dokunuyor.

    '' bir uçurumun kenarında oturalım. bir kadının yanında oturur gibi telaşla, tedirgin, hazırlıksız. denizi ilk kez gören o çocuğun şaşkınlığıyla bakalım yağan yağmura. yağmura bakalım; kekeleyelim, şaşıralım, sözcüklerimizi unutalım, nefessiz kalalım.
    bu yağmur dinmez bu gece.
    sen başını omzuma yasla, uyu istersen.
    elimi tut.
    elimi tutmazsan on yaşıma düşerim. gedikpaşa'ya. bir kundura atölyesine düşerim. yüzü yaralı bir adamın kuşkulu gülümsemesine düşerim. ilaç kokuları arasında, elimdeki ayakkabı kalıbını acemice tutuşlarıma düşerim. elime sığmayan kalıpların, her geçen saat daha ağırlaşmasına, öğle yemeğinde bir çorbayla birlikte yenen çok ekmeğe düşerim.
    elimi tut...''