şükela:  tümü | bugün
  • (televizyonda yarı-statikli bir yayın, adam tiz sesiyle anlatıyor)
    - ve pınar altuğ genç sevgilisi yağmur'dan da ayrıldı.

    atletiyle bütünleşmiş olan mahmut, aletiyle bütünleşmiş elini, hafif taşak kokulu tekli koltuğunun kenarından sallandırırken tüyleri diken dilen oluyor. utangaç bir şaşılıkla etrafı süzmeye başlamasının hemen akabinde kapının eşiğindeki karısını alaycı bir tebessümle kendisini seyrederken buluyor;

    -bir an heyecan yaptın itiraf et.

    o an ve hemen sonrasında mahmut'un şuuru pınar altuğ'a endekslendiğinden, kapı eşiğinden gelen titreşimler haliyle beyine ulaşamıyor, orta kulak civarında ortalıktan kayboluyorlardı. neden heyecan yaptığını çok iyi bilen mahmut elinin tersiyle karısını defederek kanağan pınar altuğ fantezilerine dönüyor.

    koltuğunda pınar altuğ'un magazin görüntülerine otuzbir çeken meymenetsiz bir kavanoz hıyar turşusu ile görücü usulü evlendirilmiş feza ise, 21 yaşında 3 çocuk yapmak zorunda kalmasına aldırmaksızın, evin çatlak kirişlerinden birinde sakladığı çiziktirmelerin sanat çevrelerince keşfedildiğini düşler gün boyunca, ama kendisinin ne denli heyecan yaptığını kimselere anlatmaz, anlatamaz.

    bizim kadınımız, bir an heyecan yapma kapasiteleri ancak televizyonun kumandasıyla ortaya çıkan adamlara rağmen, hayatları boyunca sessiz heyecanlar yaşarlar, kimseye itiraf edemeden de giderler.
  • oncelikle: sagliksiz ya$am standartlari.
    uykusuz gecen bir gecenin sonunda, sabaha dogru uykulu gozlerle kalkarsin sicak yatagindan. kendine gelene kadar, fizik gucunu azca ama beyin gucunu maksimum seviyede kullanip ya$antini surdurecek kagit parcalarini kazanmak icin sosyal aktivitelerden feragat ettigin, o "i$" denilen sacma ama gerekli olgu icin lanet okursun. du$ almaktan vazgecip, di$ macunundan bir firt alip gargara yaparak geci$tirirsin agiz sagligi kaygisini. "kahvaltidan once bir sigara iceyim." diye du$unup sigarayi yakar ama kahvalti yapmaktan vazgecersin. acele bir $ekilde ya$adigin metropolun trafik akintisina birakirsin kendini. i$ yerine varir varmaz sade bir kahve icersin. icmezsen haram olur o gun sana... ogle yemegi haricinde ak$ama kadar sacma muhabbetlerin esiri olur, bu olguya* biraz daha lanet okursun. ak$am olur eve gelirsin, bekarlik kokan 2 odali daireni 20 dakika sonra sucuk kokusu sarmi$tir bile. yemek yapmayi bilmezsin. senin menun fast food ve ara sira sucuklu yumurtadir cunku. yemegin sonunda cayini ve sigarani alip, dairenin boktan manzarali penceresinin yanina ili$ip hayaller alemine dalarsin. ve bu $ekilde gecen 15 senenin izdirabi seni hayata kusturur. "lan" dersin, "ke$ke farkli olsaydi ya$antim. mutlu olsaydim birazcik" diye ic gecirirsin, biraz huzur sahibi olacagin an, o orospu cocugu ic ses seni kendine getirir: bir an heyecan yaptin itiraf et.
  • hasta hasta evde yalnız başına uyumaya çalışırken telefona gelen mesajın neden olduğu hadisedir.

    mesajı açmadan bildirim ekranına mal mal bakarken kayıtlı olmayan bir numaradan geldiği anlaşılır. satır satır özet olarak görünen mesaja bakılır; "hani özlüyorum demiştin de" kısmında bir an heyecan yaparsınız kim acaba diye o sırada aklınızdan yüzlerce yüz geçmektedir. bildirim ekranındaki mesaj özeti daha hızlı geçmesini istersiniz halbuki yeterince hızlıdır. neyse mesajın devamı "anam babam sana kurban olsun ey allah'ın resulü, neyi özlüyorsun?" diye kandil mesajı çıkınca yaşanan hayal kırıklığına verilen duygunun genel adıdır.
  • melih gokcek'e soylemek istedigim laf.
  • son günlerde girilen entrylerin sonuna eklenen, küfür ettirici özelliği olan söz.

    yapmayın lan!