şükela:  tümü | bugün
  • bazı anlarda insanın içinden şiddetle gelen istektir. bu isteği yerine getirmek de yürek işidir. geçen sene tam 2017 yılının 10 ocak günüydü. arabayla açık hücreme dönerken birden ne olduysa kontrolü kaybettim zihnimde. yaşadıklarımın ağır geldiğini düşündüğüm bir andı. yolunda gitmeyen hayat, dolandırılmak, ailevi sorunlar, işsizlik derken birden arabanın altının sert bir şekilde kaya çarpmasının ardından kendime geldiğimi hatırlıyorum. sonrasında tanrıya karşı isyanımı da hatırlıyorum;

    "nedir benden istediğin? çok mu güçleneceğim? beni sevmiyor musun yoksa? iyi kullarından değil miyim? ya da sen var mısın?"

    uçurumun kenarında aracım kalmıştı. fakat o bir anlık gelen ölme isteği, intihara teşebbüs gerçeğe dönüşmedi. iyi ki de gerçeğe dönüşmemiş. çünkü o andan sonra hayatımın akışını değiştiren o insanlar girdi hayatıma. çoğu da ekşiden geldi hem de. hatta bir tanesi hayatıma o kadar etki etti ki; yazmakta olduğum kitabıma ilham ve baş karakter oldu. aşk ile açıklanmasın hemen. hayatı yeniden tanımaya başlamak içinizde oluşan o bir anlık ölme isteği ile başlıyor. neleri mi yeniden tanımladım;

    * din kavramını; din üzerine, tanrı üzerine çok düşündüm. ülkemizde islamın indirildiği gibi değil de uydurulduğu gibi yaşandığı gerçeği mesela.

    * toplumsal yapıyı; sürü psikolojisini daha iyi anladım. cehalet mutluluktur evet ama o bizim toplum için geçerli değil. bizimkisi bilinçli cehalet.

    * aile kavramını; aile denilen kavramı yaşayan hayatları gördükçe kıskandım çok. benim hiç ama hiç aile hayatım olmamış. o bilinen baba, anne ve kardeş kavramı nedir hala bilmem.

    * şiirleri; ihl mezunu olduğum için ve muhafazakar sosyal çevrede yaşadığım için ben şairleri necip fazıl, cahit zarifoğlu, ismet özel, nurullah genç'ten ibaret zannederdim. oysa turgut uyar, murathan mungan, nazım hikmet, edip cansever, cemal süreya okuduktan sonra şiirlerde bile ayrımcılık yapan zihniyete çok küfür ettim.

    eğer bir gün olur da içinizde ölmek adına bir istek olursa yeşillendirin. hayatınızı öldürün ve yeniden başka bir hayata başlayın. senaryoda yazan role uymuyorsunuz belki. ama ne olursa olsun sakın insanları küçümsemeyin. ben hayatı benden 10 yaş küçük bir insandan öğrendim.
  • ölmek bir yok oluş olsaydı onu isterdim, ne yazık ki sonsuzluğa mahkum oldum, ebediliğe mahkum oldum, nasıl ve ne hakla? bunu önceden ne bilmiş ne de istemiştim.

    (bkz: blondel)