şükela:  tümü | bugün
  • dunyada yasanilmasi en son acilardan biri. ozellikle de gencse ve cocuklari varsa insanin dusunmekten uyuyamamasina yol acan durum.
  • en yakın arkadaşın sizinle konuştuktan sonra kendini öldürmesi...

    insan çoğu zaman hayat boyu sorumluluk ve pişmanlık duyar, ama genelde yapacak şey yoktur... olan olur, geride kalanlar acı çeker...
  • özellikle de kendi çabalarınız sonucu kaybettiyseniz,tüm bunları yaparken durmalıyım deseniz de duramadıysanız,sonunda onun sevgisini kazanmak için yaptığınız herşey ters teptiyse ve böylece onun kaybettiyseniz acısı sonsuz olan eylem.
  • kalabalık alanlarda çokça yaşanan durum.
  • eger kaybolmadan once kaybetmemek icin hersey yapildiysa uzulmenin yersiz oldugu bir hadise.genelde "kendi kaybetti,nasil olsa yerine yenisi gelir" denir*
  • msnde her konuşmada bulunan farklı eğlencelerden, memleket sohbetlerinden, yıllar geçti artık buluşalımlardan sonra tüm bunların birgün pat diye bittiğini görmek, bundan sonra hiç olmayacağını düşünmek bile istememek..
  • en zor günlerinizi bir arada, birbirinize destek olarak geçirdiğiniz arkadaşınızsa söz konusu olan, hayatta başınıza gelebilecek en can yakıcı hadiselerden biridir.
    "sen benim en iyi dostumsun", "sağol canım, sen olmasan napardım?", "önemi yok, canın sağolsun!", "seni bekledim yemek için" vs. vs.
    işte içinizden gelerek, en derinden hissederek sarf ettiğiniz tüm bu cümleleri zamana, mesafeye ve de birkaç saçma sapan yanlış anlamaya kurban ettiyseniz eğer, geriye sadece aklınıza geldikçe gözlerinize yaş hücüm ettiren anılar, derin iç çekmeler ve yararsız pişmanlıklar kalır. ha bir de cevapsız çağrılar.
    ama yine de söylemeden edemezsiniz "keşke"...
  • gündelik hayattan birdenbire çıkan, toz gibi uçup gidiveren telefonlaşmalar, buluşmalar, mailler. aniden gelmişse yumruk gibi çarpan ve asla gitmeyen şok. her şeyin tepetaklak olması. dayanmak çok zor.
  • uzun zamandır görmediğiniz ilkokuldaki sınıf ve sıra arkadaşınızı facebook'ta eklediğiniz halde hiç konuşmamışsanız ve bir gün facebook'unuza 'bugün x'i, y camisinde uğurluyoruz' diye bir mesaj alıyorsanız çok daha fazla koyan durumdur. 'halbuki o kadar zamandır facebook hesabında ekli, niye konuşmuyorsun? niye???' dersiniz içinizden, çok pişman olursunuz, düğümlenen sadece boğazdaki kelimeler değil, bütün geçmişiniz, bütün benliğiniz olur. geç kalmışsınızdır çünkü, o artık yoktur ve geriye sadece anılarınızdaki o küçük kız kalır. facebook hesabına bakakalırsınız öylece, bütün haber bültenleri, gazeteler ondan söz eder ve siz onunla bunca yıldan sonra tek bir kelime etmediğiniz için kendinizi yer, bitirirsiniz. zor, çok zor. geç kalmayın hiçbir şeye, kaybettiğiniz sadece arkadaşınız değil, çocukluğunuz da gidiyor.

    http://gundem.milliyet.com.tr/…/1479571/default.htm
  • daha perşembe akşamı buluştuk onunla saat 10'da beni dinledi, ben onu dinledim, güldük eğlendik, gitmek zorunda kalmıştım güzel keyifli bir akşamdı, şarkılardan bahsetmiştik, söyleyemediğim bir şarkıyı söylemeye çalışırken gülmüştü bana.. hayallerimiz vardı oysa ki, birlikte japonyaya gidecektik, karaokelerde şarkılar söyleyecektik.. beni durağa bıraktı sonra kendine iyi bak, görüşürüz dedi.

    kendine iyi bak, görüşürüz..

    hiç aklıma gelmezdi o an bir daha onunla görüşemeyeceğimiz, onu bir daha göremeyeceğim, sonra öğrendim ki dün öğlen hayat gözlerini kapatmış. haberi ise bu sabah aldım, sert bir tokat yemiş gibi hissediyorum kendimi çok çok kötüyüm şu anda, konuşamıyorum dilim düğümlü sanki.. oysa daha 23 yaşındaydı.. nasıl oldu anlayamadım hiç..

    ölüm dedikleri böyle bir anda gelip çalıyor bizden sevdiklerimizi, yarın görmek istediklerimizi..

    iyi ki tanıdım seni koca yürekli insan, mekanın cennet olsun..