şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ev kiralarken/alırken dikkat edilecek hususlar konusunda yardımı olabilecek bir başka türk filmi. ev tutmayı düşündüğünüz muhitteki/ilçedeki sinemada 5 salondan 4'ünde bu* film oynuyorsa o evi tutmayın. nedenini anlayacak kadar zihnen erişkin olduğunuzu varsayıyorum. iyi günler.
  • çekerlerken çok eğlenecekleri bir film daha, zaten sinema filmlerinin çoğunu bu amaçla kendileri eğlenmek için çekiyorlar.

    (bkz: biz çekerken çok eğlendik)
  • durun durun ben de itin götüne sokucam filmi.
    öncelikle izlemedim izlemem de sanırım. ama bu komikli türk filmlerinin boktan olup olmadığını anlamak için yıllardır aynı yöntemi uyguluyorum hiç sektirmedi: filmin afisinde 2 tane bilindik gerisi bilinmedik toplam beş altı kişi, arka planda manzaralı bir arkaplan, bir de filmin adı karikatürize puntolarla yazıyorsa o film yüzde yüz boktan oluyor. alın size hayat kurtaran bilgi. az değil ha en az iki saat.
  • "sermiyan midyat şafak sezer'le nasıl yanyana geldi inanmıyoraam!"

    yahu kardeşim, gören de peter sellers'dan bahsediyorsunuz sanar. ay lav yu ve hükümet kadın serisini yazıp, yönetip, oynayan adam değil mi bu?
  • film demeye bin şahit isteyen bu ucube şey için, ilk yorumum şu olacak: "nereden başlasam bilemedim.." (not: normalde buradaki yorumları okuyarak bir filme gidip gitmeme kararını veririm. bu biletler hediye olduğu için fazla sorgulamadım ve yine de pişman oldum. para gitmedi belki ama zamana yazık be)

    öncelikle sermiyan midyat'a bir iki söz edeyim. usta biraz fazla zorlamıyor musun? vasatlık semalarında gezinen oyunculuk ve vasatın da altında gezinen bir yazarlık var elimizde. işte; sezen aksu ile ilişki yaşadın. solcu ve kürt titrin ön plana çıktı, gezi parkı dönemi cnn türk'de yaptığın ucuz muhalif show'ların oldu. iyi kötü bir repütasyon oluşturdun kendine. seni tam eh diye özetleyebilirdik aslında.

    "meselesi olan komik filmler yapıyorum", dedin. ay lav yu ve hükümet kadın serisini çektin. aslına bakarsan yine berbat filmlerdi ama biz türk halkı olarak güneydoğu'yu ve insanlarını seviyoruz. yılmaz erdoğan tarzını sinemada görmeyi de özlemişiz. güldürmemesine rağmen çok da itici gelmedi bize. he yine hükümet kadın'ın başında, daktilo önünde gördük seni gerçek kimliğinle. bir usta yazar havaları vardı. "ne oluyoruz yani, yaşar kemal misin birader" dedik. nedir, ne değildir anlamadık ama çok da üstelemedik.

    sanırım şöyle bir psikolojiye girdin. "şafak'ın kolpaçino'su, şahan'ın recep ivedik'i, ata'nın eyvah eyvah'ı var. adamlar parayı öyle böyle götürmedi. en iyisi ben de hiç siyaset falan karıştırmadan şöyle tamamen komedi bir film çekeyim. nasıl olsa usta bir mizah yazarı ve süper bir komedyenim." ama kazın ayağı öyle değil işte.. bu yukarıda saydığım üç tip de, oyunculuk anlamında sempatik tipler. (politik yönlerine girmiyorum) hepsi daha önce başka projelerde insanları güldürmüş ve güldürebilme yetileri onaylanmış tipler. daha sonra tek başına film çekme işine girişmişler.. (gora, tek kişilik dev kadro, dikkat şahan çıkabilir gibi işlerden bahsediyorum) ama sen o kaba ve çatallı sesinle, itici tavırlarınla komiklik yapmaya çalışınca olmuyor be abi. bir izle kendini, hakikaten olmuyor. çok sakil duruyor. hükümet kadın'daki karakter daha bir senlikti ama bu film fecaat..

    ayrıca şöyle bir durum var. şahan gökbakar, serkan altuğiğne'yi; şafak sezer de kaan ertem'i yanına almış. bu karikatüristlerle birlikte yazmışlar filmleri. recep ivedik ve kolpaçino'nun ilk filmlerinin başarıları buradadır aslında. son filmlerde bu bahsettiğim isimler yok ve nasıl sıçtıkları ortada. öyle tek başına komedi filmi yazayım güldüreyim kolay değildir. öyle meselesi olan filmler yapmaktan çok daha zordur salt güldürmek bana kalırsa.. ata demirer bile yapamadı bu tek başına işini. filmleri asla stand-up show'ları kadar güldürmedi. onu geçtim cem yılmaz bile abisiyle yazıyor. sana önerim, velhasıl kelam; senaryo konusunda yardım al güzel abicim.

    filme gelecek olursak.. işte bu filmle o "eh" imajın tamamen yok oldu sayın sermiyan midyat. hem entelektüel camiada bu filmin adı recep ivedik ve maskeli beşler'le birlikte anılacak. hem de halk bazında bir karşılığı olmayacak yaptığın işin. çünkü görece cahil kesim bile gülmeyecek bu filme. ortada gülecek bir şey yok çünkü..

    hindistan insanının, kültürel ve dini değerlerine bakış açısı nasıl bilmiyorum ama eğer bizim müslümanlığımız gibiyse bu film orada hayatta oynayamaz. bir baba hindu tamamen; hinduizm'le, budizm'le, orada sanırım dini bir figür olan inekle, ölülerin yakılmasıyla, dalay lama'yla ve bunun gibi bir çok değerle dalga geçilme üzerine kurulmuştu. sermiyan midyat'ı bir daha hindistan'a sokmazlar diye tahmin ediyorum.

    televizyon'da konuk olduğu bir programda şöyle diyordu midyat: "zaten benim filmleri bilen bilir. meselesi olmayan, mesaj içermeyen bir film yapmam. bu film de böyle olacak" bu filmde ne mesaj var biliyor musunuz? sermiyan midyat filmin sonunda duygusal bir müzik eşliğinde bilge dede denilen karaktere, 3. sınıf bir konuşma yapıyor. aşk üzerine.. mesaj dediği de o ha.. filmin kendisi osurmalı, sırta çivi batmalı, çadır yakmalı falan bayat espriler içeren bir şey..

    he iyi olduğu yönü yok mu? don't touch my cow kısmını beğendim. zaten genel olarak danslar ve kostümler usta işiydi ama orası filmin hedefinin görülebileceği tek yer olmuş. absürd ruh yakalanmış.

    --- spoiler ---

    iki türk, hindistan'a geliyorlar. inekle minekle işleri yok. 50 kişilik hint grup bunların yanında bitiyor. don't touch my cow diye şarkı söyleyip dans ediyorlar. hintlilerin tipler bir garip. e gülüyor insan..
    --- spoiler ---
  • kadroyu gördüğüm an paranın insanın fikir ve hareketleriyle nasıl çelişebileceğini bir kere daha farkettim. sermiyan midyat değil miydi abi gezi dönemi yaldır yaldır ortalarda dolanan? hükümete laf çakıp duran. şimdi gidip şafak sezer'le film mi çeviriyor yani? sen filmi yazıp yönet ve oyuncu seçiminde söz hakkın olmasın. söz hakkın varsa da git şafak sezer'i oynat. valla bravo tebrikler.
  • hintli olsam kulturumle etnik kokenimle bu derece asagilayici davranan bir filmi kara listeme alirdim. filmde irkci veya faşist ögeler
    barindirmayan tek bir sahne yok. tek. bunu yapan adamin adi da sermiyan midyat. bu komik iste
  • 9 yaşında ki kardeşimin "abi yarısında çıkalım mı?" diyerek ekşi yazarlığına göz kırptığı, anlattığı hiç bir şey olmayan paramıza ve zamanımıza yazık olan film kalkışması.*
  • dünyanın en kötü filmidir.gerçi fragmanından oyuncularından anlamıştım ne olacağını ama arkadaşlar ısrar edince dayanamayıp gittim.sözüm ona etkileyici bir giriş yapmaya çalışmış eline yüzüne bulaştırmış.bariz sopranos taklidi.espriler çok demode, ve iğrenç. örneğin 2000lerin başından beri yapılan god father dan göt fadıl a çevirme esprisi tekrarlanmış,michael carleone ye gönderme olarak da fadıl karyolane gibi saçma sapan zerre kadar komik olmayan bir espride yapılmış.hoş ben de ne diyorum filmde sanki doğru dürüst bi espri bir mesaj vardıda geldim bu 2 kelimeye takılıyorum.şafak sezerde olmasada olur bi rolde gezi parkı olayları döneminde kazantiğı antipatikliği iticiliği sempatikliğe dönüştürüp tekrar yükselmek için şafak vaktinden beri hangi numaraları yapmışsa baştan sona tekrarladı (gözlerini şaşı etme falan hahah).ama hala itici hala mide bulandırıcı bi dönek görüntüsü var.oimajıda daha kıramaz.filmde güzel olan 2 şey var. biri başroldeki kızın güzel yüzü, ikinci birbirinden güzel dans kareografileri, renkli hint kıyafetleri.bunlar dışında gidilmez, tavsiye edilmez, gidilmesine izin verilmez filmdir.
  • fragmanını izlerken şafak sezer'i görmemle bilgisayarı kapatıp fişini çekip üzerini battaniye ile örtmeme neden olan film.