şükela:  tümü | bugün
  • hakikaten bir ceza avukatı olan faruk erem'in meslek hayatı boyunca karşılaştığı adli ve dramatik olayları hikaye kıvamında anlattığı, ilginç bir eserdir. bir hukuk adamının 'suç' ve 'suçlu' kavramlarına kalıpların dışına çıkarak, bu kadar insancıl bir açıdan bakması önemlidir.

    ayrıca, ismail cem'in trt genel müdürlüğü döneminde, lütfi akad tarafından dizi halinde filme çekilmiştir.
  • ankara sanat tiyatrosu da oyunlaştırmıştır.
  • ortaokuldayken okumamla mesleğimi seçmeme neden olan kitap. edebi yönü de işlediği hümanizm kadar güçlü olan yapıt.

    ("suçluyu kazıyınız, altından insan çıkar" diyen merhum faruk erem'in adalet savunuculuğu yerine kendimizi sidik kokulu adliye koridorlarında, ömür törpüsü icra takiplerinde ve gudubet memurelerin daktilo şakırtıları arasında bulduk. ayrı konu...)
  • ben avukatım ve hiçbir zaman başka hiçbir şey olmayı düşünmedim. (tamam ergenken bir ara bunu inkar ettim evet, ama ergenlikte temyiz kudreti gel-gitli oluyor.) şu an sefil bir marabayım ama yine de avukat olmayı sapıkça seviyorum.

    kendini bildi bileli rüyalarında bile bir yerlere cevap veren ve aklında birtakım argümanlarla uyanan hastanın tekiyim, diyeyim.

    bir ceza avukatının anıları, meslektaş olduğumuz babam ve annemle beraber benim meslek algımı oluşturan 3 asli unsurdan biridir. eğer bu kadar sorunlu olmasına, hukukun olmadığı bir ülkede doğru düzgün yürütülmesinin imkansızlığına, hakimlere "efendim" der hale getirilmesine, şu an teker teker sayamicam ama seksen bin tane olumsuzluğuna rağmen bu mesleği böylesine hayatımın merkezine koyduysam bu 3 unsurdandır.

    şimdi daha "bildiğimiz dille" tekrar ifade edelim...

    kusura bakmayın ama, ağzıma sçtınız sayın faruk erem. başka bir şey olmak istemeyi çok isterdim. çünkü ben mesleğimi, sizin de sayenizde, çok feci önemsiyorum. ama aslında pek de bir halt olmadığımız, daha doğrusu savunma hakkının pek ciddiye alınmadığı, sürekli yüzümüze vurulup duruyor. olmuyor böyle.
  • kısa film çekeyim diye içinden senaryo araklamaya çalıştığım kitap.

    kitapta yer alan idamlık aziz'in hikayesi için buyurun: http://www.sivildenemeler.com/?p=1775
  • (bkz: #25429581)
    (bkz: #25777007)

    hakkında yalnızca ben mi bu tip şeyler düşünüyorum acaba diye yazacakken okumaya inanarak iyi etmişim.
  • hacmen incecik, anlatılar kısacık olsa da, faruk erem hocanın anlattıkları karşısında "suçlu kimdir", "suç nedir" gibi sorulara artık kanun lafzından değil, insanın gözünden bakmaya başladığım kitap. hümanist doktrin'i savunan faruk hocanın bir öğrencisinin kendisini yine kendi canıyla cezalandırdığını anlattığı hikayesi insanda derin yaralar açabilir.
  • ankara devlet tiyatroları tarafından 2011-2012 sezonunda elma hırsızları ismiyle oyunlaştırılmıştır.kitabı okumadan izlememek gerek aksi halde oyundan pek zevk alamaz ve kafanızda bir çok soru işaretiyle kalakalırsınız..