şükela:  tümü | bugün
  • // (...)

    oktay rifat , son $iirlerini bir cigara icimi adi altinda toplami$. ozenle, birinci hamur kagida basmi$lar, cok guzel bir kitap olmu$. oktay rifat, sik goru$mesek, aradan yillar gecse de benim cok eski dostumdur. nitekim, o kitabi bana yollarken ustune, "dostuma" diye yazmi$. nasil kivandim, yillarin otesinden, posta caddesi , acem memet meyhanesi gunlerinden bir selam gelmi$ gibi oldu. o gunleri ya$amayanlar, o gunlerin keyfini de lezzetini de bilemezler. belki ortak anilar arasinda elimizde o gunler kaldi.

    oktay rifat, $iirimizin en buyuk ustalarindan biridir. daha ilk ciki$inda, gorkemli bir tapinagin buyuk e$iginden ayagini "bismillah" yerine, "$iir" diye atmi$tir. gerci "garipciler" damgasini bir turlu omuzlarindan atamami$tir ama, oktay rifat olsun, o donemden ya$ayan ba$ka $airler olsun, $iirleri geli$ip serpildikce, yillarin silindiri altindan gectikce, ba$ka tur birer ozan olduklarini ispatlami$lardir. klasik ele$tirmenler, ozellikle nurullah atac etkisinden kurtulup son kirk yillik $iirimizi yeniden incelemek firsati bulurlarsa, ba$ka degerlendirmeler yapacaklardir.

    ben, oktay rifat'in $iir yazgisini ba$indan sonuna degin izleyenlerdenim. $iir yolunda cesur, atilgan bircok denemelere girmi$, bizim kavrayamadigimiz, soyut, usta $air i$i ornekler vermi$tir. saniyorum ki bir cigara icimi de onlardan biri. bir haftadan cok ba$ucumda durdu. tadina varayim diye cok kari$tirdim, cok okudum. ne yalan soyleyeyim, ne $iirleri bana yakla$ti ne ben onlara yakla$abildim. ama buyuk bir ozanin, buyuk bir i$ yaptigini biliyordum. oktay rifat'i suclayacagima kendimi suclamayi daha kestirme buldum.

    kitabin ikinci bolumunde, duzyaziya calan, $iirle dolu satirlar var, birbirinin icine girmi$ olmasina kar$in birbirinden ayriliyor. onlari okudukca, ustunde durdukca beni sarmaya ba$ladi. bir ornek vermek istiyorum:

    ---" daha demin buradaydi , ter kan icinde , mintani sirilsiklam .
    --- ot burumu$ bahceyi belledi butun gun, belle keseklere vur-
    ---du. yabanil kokler, otlar ayikladi, yigdi obek obek . hep o top-
    ---rak, o gune$, o gok gun boyunca, sonra gitti. bizse burada
    ---kaldik, sogutlerin altinda oturduk. sogan, domates, biber
    ---dogradik sahana, yag gezdirdik. $arabi $i$eden iciyoruz.
    ---gun batti batacak. kipirtili otlar gibi du$unce gidene bagli."

    ne soyluyor?

    bir $ey diyemem, ama uzakta, cok uzakta, el yordami ile yokladigimiz, elimize gecen, goremedigimiz, tutamadigimiz, bildigimiz bir $ey soyluyor. bana oyle geldi.

    ---kipirtli otlar gibi du$unce gidene bagli.

    benim icin oyle, sizin icin oyle degil mi? $iir soyledigi besbelli. $iir de oyle birkac kez okumakla, kitabi birkac kez ba$ucunda tutmakla kendini vermiyor ki! //

    mehmed kemal

    ic. acili ku$ak , cagda$ yayinlari , 4.b., istanbul-mart 1996, s. 318-319.