şükela:  tümü | bugün
  • her duyduğumda gözlerimi dolduran, içimde yoğun bir yanma hissi uyandıran, adalet denilen kavramın yalan olduğuna inandıran, tanrı'nın varlığını sorgulatan olay.
  • bugün ırmak isimli güzeller güzeli çocuğu toprağa veren anne ve babayı görünce ağlamadan duramadığım olay. empati yeteneğimin öldüğü noktadır ayrıca. bu nasıl bir acı, ufacık minicik çocuğunuz çamurlu sel suları arasında kayboluyor ve elinizden hiçbir şey gelmiyor..
  • ıssızlaştırır insanı isterse herkes bağırıp isyan etsin, ufacık hissettirir.
    herkesin bir gün ölecek olması fikri de bunu asla değiştiremez.
    o çocuk öldükten sonra.
    hele ki de öldürüldüyse.
    bakkala giderken.
    kim sorumlu hissetmez ki kendini.
    hiç bir ders almayıp, aynen devam edenlerse öncekinin sebebi olanlar.
    ertesi günden bir sonraki ölüme dek herkes bu işin sorumlusu olacak. buna da engel olamayacakları için.
    ve bundan dolayıdır ki 12 mart 2014'te havanın güneşli olmasını anlayamayacağım.
    bugün de en az dün kadar yağmurlu ve soğuk çünkü.
  • insanligin derinden yaralanmasidir.
    bir çocugun olumune, kendi insanliginin yaralanmasina uzulememek veya bahane bulmak var ki o insanligin tumden olmesidir.
    ve turkiye'de insanlik artik olum doseginde.
  • içinden bir parça kopar gider,
    kendini düşünürsün kendi çocukluğunu ve üzülürsün, daha neler yaşayacaktı ve yaşayamadı diye.
    kendi çocuğunu düşünürsün, doğmamış çocuğunu ve üzülürsün, buna benzer şeyler mi yaşayacak diye.
    sonra bakarsın ölen o çocuğa, anasını-babasını düşünürsün, onu tanıyan ve hayatına dahil olan herkezi.

    üzülürsün, bir daha onu göremeyecekler diye ...

    ufacıcık bir çocuk, hala hayatın ne kadar kötü bir yer olduğunu tam olarak görmemiş, henüz farketmemiş bir çocuk.
    annesini düşünerek, "sen otur ben alır gelirim" diye ekmek almaya giden, kahvaltı yapacak, güleç yüzlü bir çocuk.

    nasıl acımaz canınız?
  • dünya için, insanlık için umudun ölmesidir.

    her çocuk eşsizdir ve bu dünya için bir umuttur, saftır çocuklar içlerinde kötülük, nefret, kin, düşmanlık yoktur, onlar sadece gülümsemek mutlu olmak isterler. gel gör ki şu adi dünyada, içlerinde en ufak bir insanlıktan eser olmaya kişiler gözlerini kırpmadan öldürüyorlar çocukları. kendi tatminsizlikleri, içlerindeki o doldurulamıyan boşluk ve açgözlülük yüzünden umursamıyorlar bile. keşke elimden gelsede bu dünyadan silebilsem onları, keşke sadece yüzlerinde bir gülümsemeden başka hiç birşey olmayan çocuklara bırakabilsem bu dünyayı.

    her bir çocuğun soluşu bu yeryüzünden, yok ediyor geleceğimizi, her bir minik ruhun uzaklaşmasıyla kararıyor dünyamız. gitmeseler o küçük melekler ne kadar güzel olacak burası, ırkçılık bilmezler, din bilmezler, para bilmezler küçükler. o kadar kolay ki onlar için bu düzeni değiştirmek...

    keşke elimden gelsede bitirebilsem onların ölümlerini, keşke kendimi feda edebilsem onlara.
  • ihtimali bile bir aileyi perişan etmeye yetiyormuş.
  • tek ayrıcalıklı sınıf çocuklardır ve çocuklar, benim en büyük zaafımdır. belki de bu yüzden tüm çocukları, kendi çocuğum gibi görüyorum. çocuğuna vurmaya kalkan ya da psikolojik şiddet uygulayan birisine denk gelirsem, arkamı dönüp gidemiyorum. konu bir çocuk olunca, siyasi görüş, inanç vs. hiç bir şeyin anlamı ya da bir farkı kalmıyor. bütün çocukların güzel bir ömrü olsun... başlıkla ilgili bir tanım yapmak dahi zor geliyor.