şükela:  tümü | bugün
  • su siralar dusundugum sey. insan hayatinda kac kere asik olur zaten lan.

    bir yil oncesini dusunuyorum. cok da degil hani, bir yil oncesi. cok asiktim ve daha onemlisi askima karsilik verildigini dusunuyordum, lan hem de omru hayatimda gorup gorebilecegim en guzel kiz tarafindan geliyordu bu karsilik. sonra hatunun sirazesi kaydi, ya da ben guven veremedim. hani birine vazgecilmez oldugunu hissettirirseniz terk edecegi ilk kisi siz olursunuz demis ya bir buyugumuz, aynen oyle. her sey cok guzeldi lan. is durumu vardi, tamamdi. hatun vardi, dunyalar guzeli. keyfim yerindeydi, moralim tavan yapmisti. bir de hipomani geciriyordum. ortalamaya vursan aylarca 3-4 saat uyumusumdur. neyse, sonra aylarca icine kapan. basarisiz bir intihar girisiminde bulun falan. gecer zaman. toparlandim yine. en kotusu kimseyi sevemiyorum artik. olmuyor lan iste. hayattan hicbir beklentim kalmadi, dolayisiyla endiselenmiyorum, kaygi duymuyorum. tutku da yok amk hayatinda.

    bu isler biraz hormonal, biraz libido. ama cok acik lan. kime seni seviyorum diyecek olursam olayim, hep yalandan olacak, hep havada kalacak. kim nasil beklesin benden kendisini sevmemi, ben gorup gorebilecegim en guzel kadin tarafindan kapi onune konmusum zaten. iste bundan sonrasi kabullenme, bundan sonrasi takilma. bundan sonrasina takilma kisacasi. hayat al bu, bunu yasa diye cemkiriyor.
  • bende oldu bu. yaşlılık sandım ilklerde ama sonra baktım ki yok olm bişi hissetmiyorum bildiğin. belki yine aşık olunur olunmaz değil de, ilk aşk gibi şiddetli bir şey yaşayabileceğim aklımın ucundan geçmiyor, çok salak bir cümle oldu gerçi, aşk'ın akılla işi ne.

    neyse şeyapmayın çok. olursa olur, olmazsa çay içeriz.
  • önüne bakarak yürümene vesile olur.

    hiçbir bakış, hiçbir yüz, hiçbir gülüş çekmez ilgini. gözgöze geldiklerinde de kaçırırsın gözünü.

    o kadar eminim ki olmayacağından. "ayğğ o doğru kişiyi bulamamışsındır ondan" lafı bayatlayalı yıllar oldu benim için.
  • kabullendiğin anda aşık olursun. çünkü aşk dediğin şey beklentilerden kendini arındırdığın zaman ortaya çıkıyor. çünkü o zaman duygularını yaşayabiliyor ve hissedebiliyorsun. aşık olmak istiyorum, çok sevmek istiyorum, aşk aşk aşk diye ortalıklarda dolandığında hep hüsran hep yalnızlık.
  • neye inanırsanız onu yaşarsınız.

    aşık olmayacağınıza kendinizi inandırıp birde kabullendiyseniz, e geçmiş olsun zaten. o cenaze yıkanmış, bir daha aşık olmazsınız. aşık olduğunuza dair sanrıları da fark ettiğiniz an ötelersiniz "yeeaaakk ya, aşk değildir" diye. e çünkü biliyorsun, aşk olsa duramazsın :) ama senin durman lazım di mi? aşk kim sen kim? ah şu önyargılar.

    "bir saat sonra yaşayacaklarını bilmeyecek kadar insansındır" der hakan günday. bırak bir saat sonrasını, dakikalar sonranız bile belli değilken böylesine keskin kabullenmeler yaşamanız komik geliyor bana.

    mucizelere inanın demiyorum, böyle bir şey deme lüksüm yok. ama mucizelerin olmadığına sizi kim inandırabilir?

    bazen sadece akışına bırakıp izlemekte fayda vardır. yaşadığımız truman show değil, heran her şey olabilir. o yüzden, mutluluktan direklere falan tırmandığınız bir yaşam diliyorum. aşk umarım gelir ve sizi bulur canım yazarlar.
  • tüm kelimeleri; tüm şairlerin dizelerinden, ozanların dörtlüklerinden,şarkıların notalarından, sunup,bukowski kelimeleri ile siktirip gidenin ardından, elinde ne kaldıysa onla devam edersin.
  • tanıştığınız gördüğünüz her insan da onu ararsınız. hep kiyaslarsiniz ve ondan başkasını begenmezsiniz. yine de zorlar kendinizi birileriyle ilişki kurmaya çalışırsınız ama olmaz. hep aklınız ondadir ve aslında herkeste onu ararsınız. opüşürsünüz, sevişirsiniz ama yine de aklınıza her defa o gelir. hatta öyle bir gelir ki zevk alsanız da yine de siz onu istersiniz. her şekilde mutsuz olup onu ararsınız. ıste ozaman farkedersiniz ki bir daha aşık olmayacaksınız. hic kimse onun gibi olmayacaktır ve kimse onun gibi hissettirmeyecektir.

    edit: bunu yazdiktan 2 ay sonra başkasına aşık oldum. meğerse daha iyilerini hissettirenler varmış. sorun bizde. aşığız deyip kendimizi kandırıp bir şeye saplantılı kalıyoruz.
  • hayat enerjini yok eden durum.
    zaten kabullenme kelimesi bile o kadar insanı kahreden birşey ki... hele konu aşksa...