şükela:  tümü | bugün
  • diğer dizeleri unutulsa da söylenirken, bu dize ile tamam olan kaçak şarkısı sözüdür. ah sezen sen de biliyorsun ki bu retorik bir sorudur. ve yaşamda bir tek onların cevabı bellidir.
  • bir “hal”in soru halidir…
    zordur, ağırdır, ağrılıdır…
    tecrübeyle ifadesini bulur… yürek kanırtır…
    ve ol hal, ancak halle, hallenir…

    insan ne gariptir!
    anlatılamaz duygular yaşar…
    evrilir, çevrilir, savrulur…
    açılır, açılır, açılır…
    ve başladığı noktaya döner…
    gelinen nokta aynıdır…
    fakat, gelen bambaşka…
    ne değişmiştir?
    ah… insan ne gariptir…

    hiçbir yürünmüş yol, aynı his ve hevesle tekrar yürünmez…
    tarih tanıktır, insan mahluktur, hayatsa akmaktadır…

    “bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm?”
    bir “hal”in soru halidir…
    zordur, ağırdır, ağrılıdır…
    tecrübeyle ifadesini bulur… yürek kanırtır…
    ve ol hal, ancak halle, hallenir…

    not: sezen aksu’ya buradan şapka çıkarıyorum!
  • her duyuşumda eskisinden daha fazla etkileyen cümle.
  • zaman zaman yolun ortasında durup insanın kendisine sorması gereken bir soru bu. cevap "evet" ise ne mutlu.

    ben kendime baktığımda, herhalde çok az insana nasip olacak kadar fazla hata yapmışımdır, yanlış karar vermiş, yanlış seçim yapmış, yanlış yola girmiş ve bir dizi talihsizlik yaşamışımdır. "sen de benim hatalarımdan birisin" ya da "sen en büyük günahların bedelisin" dediğim çok insan oldu. aslında tümünün günahı da sevabı da bana ait. tüm yaptıklarımdan ve seçimlerimden geriye kalanları topladığımda şu hayatın her saniyesini yeni baştan yaşamaya hazırım.

    ünsal hoca*dan armağan bir hayat görüşüyle "bu da geçer yahu!" diyerek yola devam etmek lazım. sahi, neler neler geçmedi ki?
  • zenne filminde de yer alan sezen aksu şarkısı kaçak'ta geçen bir sözde soru cümlesi.
  • insanın içine dokunan cümle. hiç bilmediğim bir şarkının bünyede bu denli etki yaratması çok tuhaftır. o yolları kim bilir kimin için nasıl bir tatlı telaşla, nasıl karnında kelebekler uçuşarak yürümüşsündür de zaman denen o kavram sana bu soruyu sordurttuğunda anlarsın ki hayat akıp gitmiştir. ne o yol kalmıştır eskisi gibi, ne de sen. ne o kişileri, ne kendini, ne de yolu özlemektesindir aslında; o yollarda duyduğun mutluluktur özlediğin.
  • insanın gözünün önüne yüzlerce güzel / kötü hatırayı öyle veya böyle getiren şarkı sözüdür. çok sevmemek lazım bu hayatta gerçekten, sonra babayı alıyoruz.
  • cevabi "hayir"a yaklastirken aklina gelme sikligi artan soru..

    oysa oyle olmuyor.. "heves" denen sey kontrol edilemiyor.. o an bilmiyorsun.. o an, basina ayni heyecan bir daha hic gelmeyecek zannediyorsun.. oysa geliyor.. sen ayni "heves"le dengeni kaybediyorsun.. aslinda belki de dengeyi kaybetmeyi "heves" zannediyorsun.. fark etmiyor.. o yollari aynen yuruyorsun.. hatta kosuyorsun.. sonu ayni yorgunluga cikiyor.. duruyorsun..

    sonra aklina yine bu soru dusmeye basliyor..

    kisacasi askin kisir dongusu icinde dolaniyorsun..
  • acıyı yüreğinin en derin köşesinde yaşadığın da sorarsın kendine, bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm diye.

    bende soruyorum kendime "bir daha bu yoları aynı hevesle yürür müyüm?" cevabını biliyorum aslında. ama kendimden bile saklıyorum...