şükela:  tümü | bugün
  • gecici degildir cunku o aci sizi buyutur ve birdaha kimseyi o kadar masum, o kadar koru korune sevemezsiniz.

    gececek merak etmeyin, tekrar seveceksiniz ama onun gibi degil.
  • geçicidir.
  • diğer taraftan bildiriyorum geçicidir. hem de daha çok seversiniz.
  • kısa sürer.
    kimse yeri doldurulamaz degildir.
    kimse unutulmaz değildir.
    kimse vazgeçilmez değildir.
    kimse mükemmel değildir.
    insan duyguları değişkendir.
    o yüzden böyle iddiali cümleler kurmayin.
  • "yeryüzünde tek zannettiğimiz kadın, sayılamayacak kadar çoktur. bununla birlikte, onu sevdiğimiz için, bizim nazarımızda yoğun ve sağlam bir bütündür, çok uzun zaman boyunca, yerine bir başkasının konulması imkânsızdır. aslında o kadın, bizim içimizde parçalar halinde bulunan yüzlerce sevgi unsurunu, adeta büyüyle uyandırmış, bir araya getirip birleştirmiş, aralarındaki boşlukları doldurmuştur sadece; sevilen kadının malzemesini ise, hatlarını belirleyerek, biz sağlamışızdır."

    diyor büyük yazar (bkz: marcel proust)

    dünyadaki en büyük yanılgıdır başlıkta geçen his ama birini sevmiş olan insanın onu hissetmesi de kaçınılmazdır. hele duygusal bir insan ise, bunu daha derinden ve daha yoğun bir şekilde hissedecektir. bu isteyerek yapılan bir şey değil, insan olmanın gereğidir. ama insan başkasını da sever, önceki kadar şiddetli sever mi orası belli değil ama zaten olay orada. çoğu insan bir sevginin yerine, başka bir sevgiyi koyabileceği yanılgısını taşır. nasıl ki anne sevgisinin yerine başka bir sevgi konulamaz, bir sevgilinin sevgisi yerine de başka biri konulamaz. o bitmiştir, ondan sonra başkasını farklı bir şekilde seversin...
  • üşengeçlikle doğrudan bağlantılıdır. ohoo şimdi kim uğraşacak. yeni biriyle tanış, huyunu suyunu öğren... bir sürü iş.
  • yaklaşık 40 sene önce yaşayıp, şimdi ise güldüğüm bir histir... kızdan ayrılınca o zamanlar şöyle düşündüğümü anımsıyorum. "dünya'da o'ndan bir tane var ve artık o benim yanımda değil. o'nun aynısından bir daha bu gezegende hayat bulmayacak. ühüüü"
    sonra mantıklı düşündüm olayı. neyine aşık olmuştum?.. güzelliğine mi, bana olan sevgisine mi, zenginliğine mi, kültürüne mi?.. neyine aşık olmuştum, sahi?..
    güzellik desen sıradan birisi, bana olan sevgisi çok yüzeysel, zengin desen değil, kültürlü desen hiç değil...
    gerçekte seven ve o'nun aşkını gözümde büyüten kendimden başkası değil... işte bunu farkettim...
    yıllar sonra bir otobüs durağında gördüm. götü, götüm kadar olmuş, gıdığı boynundan aşağı sarkmış... ulan dedim kendime... işte bir zamanlar buna aşık olan genç ve aptal çocuk senmişsin!.. kendi kendime epey güldüm... çünkü asla bana göre birisi değildi. ne o zamanlar ne de şimdi...
    kimse bulunmadık hint kumaşı değildir... güzelin daha güzeli, seni sevenin daha çok sevenini, insani yönü daha çok olanı, vs. vs. her zaman vardır bu gezegende...
    o'ndan daha fazla sevebileceğin birisi mutlaka bu gezegenin bir yerlerinde yaşıyor bunu unutma!..
    bu satırları yazdım... kız/erkek yüzünden bunalıma giren gençler okuyup yumuk gözlerini açsın diye...

    edit: "sen beni istemiyor musun?.. ben seni hiç istemiyorum!.." hayat felsefesini benimsemenizi tavsiye ederim...
  • "ayyyy çok yedim, üç gün yemek yemem artık" deyip bir öğün sonra acıkmak gibi. geçer yani.
  • geçici falan değildir amk
    geçmiyor
    aylar geçsede de o his geçmiyor,
    yıllar geçiyor ama o his geçmiyor,
    geçici diyenler gerçekten sevmemişir net
    şimdi buraya sayfalarca yazsam da anlamıcaksın
    o kadar sevince, o kadar çok sevince, çok özel oluyor
    aynısını beceremiyor insan,
    geçmiyor amk hissi
    çok güzel kadınlar çıkıyor karşına, acayip mükemmel sevişmeler yaşıyorsun.
    ama hep içinde derinde bi yerde, o his kalıyor.
    o kadar derin ki, oraya kadar hiçbir kadın ulaşamıyor.
    ulan diyorsun, bak bu daha güzel, o daha sevecen, şu seni daha çok seviyor
    ama olmuyor amk
    olmuyor
    hiçbirisi için onun kadar derin olmuyor
    hayatın kesinlikle daha güzel geçiyor,
    ama keyifli geçmiyor amk ya
    sevmek çok ilginç bir his, güzel olanı, zevkli olanı, mükemmel olanı aramıyor
    "o"nu arıyor kalp...
    lanet ediyorsun içindeki bu sevgiye, yok etmeye çalışıyorsun, hatta o kadar uzun sürüyor ki başarıyorsun bile
    ama o his var ya o his...sevemicem hissi
    geçmiyor amk
    çünkü o his, çok saf idi, çok temiz idi.
    o saflığı, o temizliği, o aidiyeti
    evet, o aidiyeti bulamıyorsun kimsede
    kendini ait hissedemiyorsun kimseye,
    ona ait hissettiğin kadar

    ...geçmiyor

    *

    gençler mesaj atıp atıp durmayın, sidik yarıştırmıyoruz. geçer geçer, dram yapma filan...kimse bir daha sevemicem demiyor, "onu sevdiğim gibi bir başkasını sevemicem" diyor.. ve inanamıyorsunuz biliyorum ama haklılar. ondan çok daha güzel kızlar sevdim, inanın güzellik yarışmasına katılsa ilk üçe girer, ondan çok daha karakterli ve kaliteli kızlar sevdim, onların sayesinde tv denen aptal kutusunu unuttum o derece, ondan çok daha ateşli anlar yaşadım, lan ben cennetteyim herhalde dediğim çok anlar oldu...ama hiç birisini onu sevdiğim kadar temiz, onu sevdiğim kadar saf, onu sevdiğim kadar karşılıksız, onu sevdiğim kadar içten, yarın yokmuşçasına sevmedim, sevemedim. gönül ideal kadın aramaz, bunu unutmayın. kimse mükemmel değil zaten. gönül "o"nu arar hep; kahretsin ki anlatıcı bellek denen şey de geçmişten hep iyi anları highlight ederken kötü anları makaslar...

    dram yaşamıyoruz ayrıca. o hissi bir daha yaşamayacağını bilmek bir dram değil, gençsiniz bunu da anlamanız zor. yeri gelince keyifli bile olabiliyor bu. çünkü "o hissi yaşadım ben" diyebiliyoruz. o hissi deneyimlemiş olmak bile süper bir şey. sanırım bu da deneyim gibi, zamanla olgunlaşan bir durum. sorun etmiyoruz yani.
  • bir de bunun “onun beni sevdiği kadar kimse sevemez” versiyonu vardır ki evlerden ırak.