şükela:  tümü | bugün
557 entry daha
  • lanet girsin bu hisse. bu yuzden ne ayrilabiliyorum ne iliskiye devam edebiliyorum araftayim kac aydir
  • her ilişkiye başladığında şunu düşün o senin değil sadece sıra sende.

    böylelikle bağlılık duygunuz saplantıya dönüşmez.

    şimdi bir şiir ile devam edelim ;

    unutma!
    bir gün kaldığın yerden başlayacaksın.
    biri seni bulacak...
    önce korkacaksın
    eski acılara yakalanmaktan.
    biraz ürkeceksin.
    ne kadar dirensen de nafile,
    insansın sonuçta; seveceksin.

    eski acılara bakıp da küsme sevdalara.
    gavura kızıp da oruç bozulmaz.
    sök at kafandan 'acaba'ları!
    bir kemik, aynı yerden 2 defa kırılmaz.*

    zaman geçiyor mesela , bir bakıyorsun bir zamanlar alev alev olduğun kişiyi yani onu özlemeyip aslında onunla olduğunda hissettiklerini özlediğini anlıyorsun.

    tekrar tekrar sevebilirsiniz ama sadece güvenmek kapılmak gibi konularda zorlanırsınız sadece.

    o zaman sıradaki şarkımız aşk yeniden bir daha sevemeyeceğini düşünenlere gelsin.
  • lisedeyken bir cocuga cok asik olmustum. ama oyle boyle degil. cocuk dahil beni taniyan herkes ona nasil asik oldugumu bilirdi hatta, hic de gizlemedim. ama cocuk beni hicbir zaman begenmedi ve maalesef “frekanslarimizin uyusmadigini” dusundu.

    gel zaman git zaman ben 3 sene bu cocuga yanik gezdim ortalarda. yatip kalkip adini sayikliyordum. bana biri yaklasmaya calissa hemen cocuktan bahsediyordum. her sarkida bu cocuk vardi. hayal falan kuruyordum ya ne gunlerdi. kimseye asik olamayacagima da asiri emindim.

    3 sene sonra ben cesaretimi toplayip bu cocukla tekrar konusmaya karar verdim. neyse biz bulustuk ettik falan. dedim ki tekrar bi denesek olur mu. bu sefer kabul etti ve biz denemeye karar verdik. tabi bu arada o inek tipimden kurtulup insana donmustum suslenmeyi falan ogrenmistim.

    biz basladik konusmaya, flort etmeye. ama bu cocuk benim asik oldugum cocuktan bambaska bir cocuga donusmustu. daha dogrusu ben bu cocugu kafamda oyle bir seye donusturmustum ki buna degil de kafamdaki hayale asik olmustum. olmadi... bu cocuk ne yapsa batti bana, begenmedim hicbir seyini. once bi devam edelim, sonucta bu hayali baslatan da oydu dedim, ama 3 senenin hayalini atamadim icimden. ve ayrildik...

    aslinda kimseye o kadar asik olamayacagima eminken hakliymisim, cunku ben bir cocuga degil bir hayale asik olmusum. ve o cocuk asla olmayan bir cocukmus.

    sonra hayatimin askiyla tanistim tabi, ama o 3 sene yasadigim duygularin masumlugu hicbir seyle kiyaslanamaz.

    biz aslinda birini degil de, bize hissettirdiklerini seviyoruz. ve onu kaybettigimizde cok ama cok uzuluyoruz. kimilerimiz onu ayrilarak kaybediyor, kimileri de benim gibi birleserek kaybediyor... ama gunun sonunda hepimiz benzer duygulari yasiyoruz...
  • zamanla geçen histir. yeni birini sevdiğinizde de aynı oranda etki yaratabilir. hala öğrenmediyseniz bu sizin mal olduğunuzu gösterir.
  • 17 yil once gelen his. hakliymisim.
  • bir süre sonra geçer. geçmiyorsa sıkıntı.

    geçmiyorsa “hayatınızın diğer hallerinde” bir sıkıntı, bir boşluk falan vardır.

    böyle bir sanrı ya da duygunun, bilmiyorum tam olarak ne, bana tebelleş olduğu bir zamanda; yine taşınmaya karar vermiştim. daha doğrusu zorunda kalmıştım. nakliyatçı ahmet abinin hayatıma ve eşyalarıma verdiği tahribat ile elektrikçilerin beceriksizliği nedeniyle yaşadığım apokaliptik dönem sonrası baya kendime gelmiştim. unutmak için gidin eşya kolileyin, sahibinden.comlara saldırın demiyorum ama “bu tarz bir duygu” insanın hayatında “enerji, zaman, meşgale” gibi şeylerde olan boşluklara sinsi sinsi yerleşiyor gibi.
  • ben bu hissi geliştirdim,bundan sonra kimseyi sevmeyeceğim hissi,boş verin kendinizden başka kimse bu kadar sevilmeye,değer verilmeye layık değil,sevgi acıdan başka bir şey değil,en güzeli sevmemek.
  • ferdi tayfur’lu yeşilçam filmleriyle büyümüş bir nesilden işte böyle hastalıklı,kişiyi değersizleştiren,öz saygısını zedeleyen hisler türer.

    entellektüel gelişimini tam tamamlamış da sırf bu duygu işleri eksikmiş gibi, maslow’un hiyerarşik ihtiyaçlarını alt üst etmeniz niye?
    bir daha sevmesen de olur, daha çok sevsen de olur,daha az sevsen de olur. neden bu kadar melankoli?

    önce şu hayata adınız,andınız gibi miraslar bırakmayı hedefleyin.kadınla erkek,erkekle kadın ya da aynı cinsler arasındaki bu tür duygu durum bozukluğunuzun sonu nerelere varıyor biraz düşünün.
  • çocuğumla ilk tanıştığım an hissettim bunu. hatta ilerleyen günlerde, "başka bir çocuğum daha olsa bu kadar sevebilir miyim ki?" diye bile düşündüm. öyle dehşet verici büyüklükte bir sevgi. zaten öyle zor ki annelik, içinde bu sevgi olmasa insan ırkının kökü kururdu.
  • sevemem mi sevmem mi doğrusu bilemedim. bahsi geçen hissin kalıcı olacağından eminim. bu hissi fark etme sıklığı azalır ama ansızın gelir ve o an anlarsın üstesinden gelemediğini. kulağa küpe gibi bir ömür taşırsın yanında. elin değince hatırlarsın küpen olduğunu. saygılar.
57 entry daha