şükela:  tümü | bugün
  • enteresan ve güzel bir iş olmuş.

    şöyle bir sitesi var *, olay da şöyle;

    "bir de benden dinle"

    1 parça, 19 farklı davulcu, 19 farklı yorum!

    dünyanın dört bir yanından 19 farklı davulcu aynı projede buluştu.

    “bir de benden dinle” , projeye katılan davulcuların, sadece klavye ve piyanodan oluşan bir müzik parçasını, hiçbir prodüktörün etkisi ve yönlendirmesi olmadan, diğer davulcuları dinlemeden, sadece kendi hisleriyle, kendi tarzlarıyla yorumlayıp, kaydettikleri bir projedir.

    projeye katılan davulcular tarz olarak caz'dan rock'a, fusion'dan death metal'e kadar uzanıyor.

    bir de benden dinle evrensel bir projedir. türkiye'den japonya'ya, italya'dan küba ve amerika'ya, farklı coğrafya ve kültürden davulcuların, aynı müzik eseri altında buluşmalarının güzelliğini hep beraber izleyeceğiz.

    eğlenceli bir deney olmanın yanı sıra, eğitici ve öğretici bir proje. genç davulcu adayları, tarzlarında usta davulcuların yorumlarını inceleme fırsatı elde edecekler.

    bu deney ile müzikseverler, davulcuların farklı dünyasına konuk olacaklar.

    “bir davul deneyi” olarak tanımladığımız çalışma, 4 hafta boyunca, haftada 5 video gösterimi ile internetten yayınlanacaktır.

    "bir de benden dinle" 4 mart 2015 pazartesi yayında!

    yorumlanan parça yaya grubundan ata akdağ'ın "yaya" adlı bestesidir.
  • muhteşem bir proje. demek ki iyi projeler sadece yurt dışından çıkmıyormuş.
    parça da ne parçaymış arkadaş. bayıldım.
    https://www.facebook.com/birdebendendinle
  • iki sene önce duyduğumda güzel ama yorucu bir iş diye düşünmüştüm. projenin sahibi erdal kaş kocaman yürekli adam, acaba üstesinden nasıl gelecek bu projenin? ne çıkacak sonunda dedim.

    nasıl zorluklar yaşadığını, nasıl mücadele ettiğini ve azminin sonunda nasıl güzel bir proje çıktığını an be an yaşadım.

    videolar yayınlanmaya başladı, her biri ayrı güzel... ucundan kıyısından bu projenin ilerleyişine tanık olmak ise ayrı bir gurur

    drum experiment
  • bu aşırı depresif geçen günümde bir ışık bir umut olmuş proje.emeği geçen herkese teşekkür etmek lazım.
  • bu haftanın performansları mis gibi mis! (bkz: burak gürpınar) döktürmüş resmen.

    3. hafta performansları
  • genel olarak hepsini beğendim. her davulcu kendi tarzını yansıtmış. ancak cem aksel ve turgut alp bekoğlu nun performanslarını tekrar tekrar dinledim. harika...doyumsuz...
  • beklendiğine değen performans budur

    ryuga uchida
  • çok güzel bir iş olmuş
    bunu dedikten sonra giriyorum:

    çoğu davulcu parçanın başında ne yapacağından emin değil gibi çalıyor,
    belki bu bölüm davulcunun yaratıcılığını ve tekniğini parçayı zedelemeden dökebilmesi için uygun değildir emin değilim. bu bölümü en iyi atlattığını düşündüğüm cem aksel ve rasta saçlı gavur sanatçı bile 1. dakika (hızlı bölüm, her ikisi de burayı jungle-break beat gibi düşünmüşler) bittikten sonra tuzağa düşmüş gibi kalıyorlar.

    ikinci dakikadan itibaren parça zaten solo at, dur, kalk, sert çal, sessiz çal ne varsa dök diyor; çoğu davulcu da mesajı almış gerekeni yapmış.

    parçaya en iyi giden tonları turgut alp bekoğlu (ludwig 60's alüminyum trampet enfes) ve arbak dal vermiş, (sonraki entrye atfen edit: kayıtlar tonları rahat rahat duyabileceğimiz kadar iyi, daha ne olsun)

    volkan öktem biraz sıkıcı çalmış; tahminimce işin üstüne pek düşmemiş,

    genel olarak rock davulcuları daha iyi iş çıkarmış gibi geldi bana,

    tüm davulcuların ve hazırlayanın eline sağlık
  • harika bir proje öncelikle, keşke bazı davulcular daha ciddiye alsalardı bu projeyi, röportajlara kadar izledim çünkü, birçoğu bir-iki dinledim sonra geçtik davulun başına minvalinde birşeyler söylemiş. arbak dal ve engin kaan günaydın pek sallamamışlar belli..arbak' ın tarzı aşağı yukarı zaten bu, fakat engin groove davulcusu gypsy'den de biliyorum daha iyi performans beklerdim açıkcası. davul tekniği olarak turgut alp bekoglu benim en başarılı bulduğum isimdi sonlara doğru kasnak kullanımı harikaydı. yabancılardan da federico. ton olayına giremiycem kayıtta işin içine girer o zaman. en başarılı kayıt olarak arbak ve burak diyebilirim.

    keşke doğaç titiz de olsaydi. cengiz baysal'ı da kesinlikle görmek isterdim şahsen.

    ikincisi parçayı, çalan müzisyenler beğenmişler ama funk bir parça olabilirdi bence zevk meselesi tabi, netice olarak tebrik ediyorum proje sahiplerini. bu ara takip ettiğim en güzel projeydi, kesinlikle farklı enstrümanlarla devamı olmalı. takipteyiz..