şükela:  tümü | bugün soru sor
  • cok guzel bir turk sanat muzigi eseri... zeki muren yorumuyla dinlendiginde ba$ka oluyor.

    bir demet yasemen, a$kinin tek hatirasi...
    bitmiyor ayrilik, dinmiyor gonlumun hicran yarasi.
    aglasam inlesem silinmez bahtin karasi.
    bitmiyor ayrilik, dinmiyor gonlumun hicran yarasi...
  • zeki murenin nihavend makamindaki bestesidir
  • bir demet yasemen askimin tek hatirasi
    bitmiyor ayrilik,dinmiyor gonlumun
    hicran,hicran
    hicran
    yarasi

    klasik turk muzigine ait bir sarkidir en guzel zeki muren icra etmistir.
  • çok yapraklı birlik yadeder bu şarkı, koku da cabası...
  • nasıl bir beste, nasıl bir şarkıdır bu ki türk işi my dying bride eseri gibi olur? bu melankoli, bu dinlendirici melodi*... unutulmaması gereken güzide bir eser.
  • yakın tarihte yer alan en başarılı türk sanat müziği eserlerinden... harman bir akşamda zeki müren'in sesinden bu şarkıyı dinleyerek gözyaşlarını içine akıtan, onları kanına karıştıran ve nihayetinde kalbine ulaştıran müziksever şüphesiz ki sekiz duble rakıyı devirmiş divaneden beter olacaktır... nitekim alkolün kana karışma süresi, zeki müren "dinmiyor gönlümün hicran yarası" deyiverdiği anda kalbe ulaşacak o ciddi fiziksel sancının oluşum süresinden daha kısa değildir... hiç bir zaman karşımıza çıkmayacak veliahtını, bilakis ümitle beklerken büyük ustaya bu eseri için bir kez daha saygılar...
  • anı, ayrılık, acı, umut, çaresizlik, arayış... hepsi ve daha fazlası bu kısacık şarkının içine sıgar.
    melodisi ise; içine giren anlamlara dar gelir, taşar.
    o da gelir, kalbe batar.
  • demek ki hiç sevmemişiz, demek ki aşk hiç kapımızı çalmamış dedirtecek kadar sert, derinden, dolu dolu aşk kokan şarkıdır... nasıl sevmişse*, neler hissetmişse, bunları inanılmaz bir şekilde kısacık güfteye ve o güfteyi mükemmel şekilde bütünleyecek olağanüstü bestesine yansıtmıştır usta müzisyen... öyledir ki, türk klasik müziğinin en usta işi eserlerinden birini iki buçuk dakikaya sığdırmakta zorlanmamıştır... neredeyse dört nesli eskitmiş, sevenleriyle umarım ki daha pek çok nesillere hicran yarasını anlatmaya muvaffak olacak olağanüstü eserdir...
  • çok canımı acıtan bir şarkı.*
  • başrollerinde belgin doruk ve göksel arsoy'un oynadığı 1961 yapımı siyah beyaz türk filmi. çalıkuşu romanından uyarlanmış. şu ana dek bir türk filminde gördüğüm en muhteşem aşk sahnesine sahip; çalıkuşumuz sıçan kuyruğu uzunluğunda iki yana toplanmış saçları ile esas oğlan fahri'den kaçmaktadır. zira az evvel üzerine bir kova su boca etmiştir. fahri bir sinirlenir bir sinirlenir, "göstericem sana!" der. çalıkuşu da "hıh ! göster de görelim " der ve kovalamaca başlar. sonunda gönül adamı fahri çalıkuşunu yakalar, iki yanındaki sıçan kuyruklarını kavrar.... kendine çeker... ahaha... veee... öper. çok güzel ya...
    izlenesi siyah beyaz klasikler işte.