şükela:  tümü | bugün
  • bu da bir türkan şoray'ın başrol oynadığı film..
    yönetmeni senaristi vesair kimdir nedir bilemem...
    ben direkman filmin konusuna geçeceyim. fakat başrolleri sultanın ediz hun ile paylaştığını belirtmekte de fayda var..

    efenim türkan kimsesiz bir veled olaraktan yurtlarda filan büyür. müziğe de alakası vardır hani. eğitiminin ilerleyen safhalarını müzikal olarak yürütmekte karar kılar. fakat içini kemiren bir merak hissi vardır kızcayizin. kimdir, nedir, neyin nesidir kendisi? taş kovuğundan çıkmamıştır ya? çıkmamıştır tabii. memleketine gider, emmisi halası nenesi sülalesi vs ile görüşür. tatminkar bir cüvab alamaz..
    o sıra huysuz amucası bunu evden guvalar. guvalamasıylan, gendini genç tohturun evinde bulması bir olar. yakışıklı genç tohtur, türkana hasta olur. ama türkan da hastadır. tohturun anasıylan bacısı, seemezler türkanı, emmilerinin türkana olan tutumundan tüy kapar. türkan aleyhinde fikir teatisi yapıyorlarken olayı türkan duyar. gaçar gider anasını sadiim.
    istanbola gelir türkan. iş güç yoktur. fakat filmin gizli kahramanı abokat ediz, (bordo çeketini giymiyodu bu filmde!) ona gizliden gizliye işler mişler bular. sülbanse ve finanse eder. kimsesizler yurdunda bilmemne abla olarak işe başlar türkan. (kırmızı pardesüsünün süslüsünü giyinmiştir bu filmde!). derken bu ediz, türkana gizli gizli mektuplar yazar. gendini farklı bir isimlen ona tanıtır. aşık olurlar, herşey yolundadır. birden edizin eski nomerosu araya girer. türkanı sarsan bir diyalog şeeder. herifin adı bööle bööledir, ama sen bööle bööle.. niye herifimi elimden alıyon filan der.. türkan o an yıkılır..
    yıkılmıştır ama ayaktadır. içini kemiren kimliksizlik duygusunun gösterdiği rotada, bir daha emmisigilin eve yolalır. "ya gerçeği anlatacaksınız, ya da anlatacaksınız" bölöfünü şeeder akrabai talukata.
    kem küm derken olaylar anlaşılır. bu türkanın bubasını öldürmüştür dangalak emisi. anası da o ölüm sahnesinde tırlatmıştır. türkan olayları öğrenince de türkanı öldürmek ister. o sıra tırlatan türkan anası kafayı bulur gibidir. tam tüfeng icadolunmuş, türkana yönlendirilmiştir ki, ediz ortaya çıkar. emmisini elinden vurar, türkanı kurtarar...

    onlar erer murada, siz çıkın kerevete.
  • muazzez tahsin berkant'ın aynı adlı romanından uyarlanmış, pek gerilimli bir filmzadedir.. uyarlayan yılmaz güney olup, uyaranı yöneten de safa önal'dır.. oldu olacak, künyeyi de yaza tam ola:
    efendim, esas kız-oğlan-kız* üçgeninde, salih güney, gülistan güzey ve nedret güvenç'in de parmağı vardır, ona göre yani.. ayrıca, türkan şoray'ın karaokesi de jeyan mahfi tözüm olabilerdir..

    filmin konusu ise, daphne hacım sağ olsun, malûm.. ek olarak, ediz bey, fuat adlı bir avukat iken, türkan hanımı canlandıran ayşe'ye, kendisini ahmet kod adlı bir mühendis olarak tanıştırır.. ve lakin, fuat beyin halihazırdaki zamazingosu, zürriyeti belirsiz göçmen lucy, gül gibi adamın yavaştan elden gittiğini çakozlayınca, kırık türkçesiyle hadisenin orta yerine hacetini etmekte bir beis görmez.. katakülliyi anlayan ayşe bedbaht olur.. e sonra da, olaylar tokuşur bittabii..

    bu filmin akabinde, 'üç genç kızın romanı' da çekilmiştir, fakat yazılmadan çekilmiştir*.. eh, iki genç kızın romanı'nı perihan hanım aradan çıkardı zaten; ona da kutluğ ataman beyler el ve kamera atacakmış a.. 'dört genç kızın romanı'nda ise, okeye dönen genç kızların akıbeti işlenecekmiş.. rus beşleri genç kız değilmiş meğerse.. geçmiş zaman da hikâyeymiş nitekim..
  • filmde unutamadığım bi sahne vardır;
    türkan şoray ediz hun a şöyle der;
    - korkunç bir ısrarla peşimden geliyor ve beni müşkül durumda bırakıyorsunuz, ne istiyorsunuz?
    ediz hun yüzünde hınzır bir gülümseyişle aniden yumruk atarcasına parmağını türkan şoray ın suratına işaret ederek,
    - seni!!! der
  • türkan şoray -selma: ben sokaklarda erkeklerle tanışan bir kadın değilim! bu küçültücü, aşağılayıcı geliyor bana. peşimi bırakın, yoluma çıkmayın bir daha!

    ediz hun - fuat: ben de sokak serserisi değil, yüksek mühendisim. belli bir muhitin insanıyım. böyle bir şey ilk kez geliyor başıma.