şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
    uykudan uyandırsam seni:
    ki, sisler daha kalkmamıştır haliç ten.
    vapur düdükleri ötmektedir.
    etraf alacakaranlık,
    köprü açıktır henüz.
    bir gün sabah sabah kapıyı çalsam...
    yolculuğum uzun sürmüş oldukça
    gece demir köprülerden geçmiştir tren.
    dağ başında beş-on haneli köyler,
    telgraf direkleri yollar boyunca
    koşuşup durmuş bizle beraber.
    şarkılar söylemişim pencereden.
    uyanıp uyanıp yine dalmışım.
    biletim üçüncü mevki,
    fakirlik hali.
    lüle taşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
    sana sapanca’dan bir sepet elma almışım.
    ver elini haydarpaşa demişiz,
    vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,
    hava hafiften soğuk,
    deniz katran ve balık kokulu.
    köprüden kayıkla geçmişim karşıya,
    bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu...
    bir gün sabah sabah kapıyı vursam,
    -kim o dersin uykulu sesinle içerden.
    saçların dağınıktır, mahmursundur.
    kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,
    bir sabah vakti kapıyı çalsam,
    uykudan uyandırsam seni,
    ki, daha sisler kalkmamıştır haliç ten.
    fabrika düdükleri ötmektedir

    turgut uyar
  • üçüncü mevki, tren biletinde yazması gereken. ne de olsa fakirlik hali. yalnız bir sabah vakti olmalı seferleri.
  • kireçburnu sahilinde dinlenebilecek en güzel şiir.
  • bir bordeaux bergerac treninde yola koyulup, sırf bir kadını güzel bakıyor diye görmeye giderken, bilinmesi gerekirmiş, bütün o 1 saatlik yol boyunca okunması gerekirmiş. muhteşem turgut uyar şiiri.
  • istanbul'da bekleyeniniz varsa ve eskişehir-istanbul tren yolculuğu yapmaktaysanız bütün benliğinizle hissedebileceğiniz şiir. bilenler hatırlar "demir köprüler" ve "dağ başında beş-on haneli köyler" bilecik mevkiidir. sapanca'dan sadece elma değil koca "bir sepet elma" alması turgut uyar'ın (ve bunu yazması) çok güzeldir-muazzamdır...
  • turgut uyarın nefis siiri. su kisminin altni ozellikle cizmek isterim.

    "
    gece demir köprülerden geçmiştir tren.
    dağ başında beş-on haneli köyler,
    telgraf direkleri yollar boyunca
    koşuşup durmuş bizle beraber.
    şarkılar söylemişim pencereden.
    uyanıp uyanıp yine dalmışım.
    biletim üçüncü mevki,
    fakirlik hali.
    lüle taşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
    sana sapanca’dan bir sepet elma almışım."
  • bir gün sabah sabah kapıyı calıp uyandırsan beni
    yolun uzun surmus olsa
    tekinsiz ve tedbirsiz, spontan ve hasarı
    ama bana varıcagını sonunda anlayınca daha hızlı kosmaya baslasan
    bir gun sabah sabah kapıyı calıp uyandırsan beni
    sacım basım dagınık olsa
    sen o halime "ne guzelsin..." desen
    ben "ne cok ozlemisim..."
    bir gun sabah sabah
    buyur etsem seni -yeniden- kalbimin bas kosesine
    ver elini istanbul dolassak sonra
    emirgan parkı, besiktas, ortakoy
    vapur dudukleri otse
    kuslar cıvıldasa
    ellerimden yeniden tuttugunda butun dunyalar benim olsa
    kalbimi bunca zaman uzmeni ve yormanı bir opucugunle affetsem
    ölsem eksiksiz ölürdüm...
  • tüm kalbinle sevmenin şiir hali..

    lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
    sana sapancadan bir sepet elma almışım..
  • turgut uyar'ın sözlükte hakkı henüz teslim edilmemiş harikulade şiiri. özellikle uzun bir süre sevdiğini görmemiş, tüm yolculuğu o mahmur bakışı düşünerek geçirmiş kişiler bu şiirin insana neler hissettirdiğini anlayacaktır. hasret ve özlem duygusu, yol boyunca görülen gündüz düşleri, yokluk çeken ama vakur duruş daha ne güzel anlatılabilirdi ki, yolculuğa dair yazılmış en güzel şiirlerden birisi şüphesiz. bir gün onur ünlü veya burak aksak bu şiiri dizi karakterlerinden birine okutacaklar ve burada infial çıkacak, göreceksiniz.
  • sabahın erken saatlerinin serinliğini, tren yolculuklarını, istanbul'u ve bazı kadınları akla getiren şiir.