şükela:  tümü | bugün
  • pek leziz bir gına parçası.

    'tam bu yüzden işte sen yakışmamıştın hiçbir baltaya,
    sormak isterim acep neden ki?
    hayata pek meraklı olamadım maalesef ki,
    bunu dediğimi tam şu dakka duysa
    biri çıkar gelir ve der ki:
    "ulan bir günlük olsun yalandan ziyan peşinde koşma bari!"
    dediği doğrudur tamam da ben de şöyle söylerim:
    hikayeden de olsa bir günlük öldürün beni,
    fazla hırpalanmadan kapatalım bu defteri.'
  • (bkz: flatliners)
  • bir günlük öldürün beni

    sözleri:

    dilimin altı dört ceset yatar,ebeveynlerim,kardeşim ve nacizane bendeniz, tamam be kafi, son altı yıl boyunca türlü türlü zorladım, bir türlü tutmayınca artık dur demek gerekli,
    öyle yaptım bunaltılar basınca kaçtım, bir parkta soluğu aldım, şimdi gene bir parktayım, tek bir farkla, memleket denen o yer baya baya uzakta (baya baya)

    verse 1:

    dumanlı kentin hatırası beni bıraksın artık, farka varmadan kemale çünkü çoktan erdi yaş, kabullenirsin orda sana yabancı parkta, gene uzaktan evler izledim mayıs ayında, eğer ki tutunacak bir damlalık medet de yoksa adama dar gelir oturduğun o tahta bank, altı yıl sonunda bolca söyledim hay tükürdüğüm şu şansa bak, bak da ibret al, balkonunda keyfi dışarı dal bırakmış aileler, saatlerce insan izleyip de küfreden o ben, tam bu yüzden işte sen yakışmamıştın hiçbir baltaya, sormak isterim acep neden ki? hayata pek meraklı olamadım maalesef ki, bunu dediğimi tam şu dakka duysa biri çıkar gelir ve der ki: ulan bir günlük olsun yalandan ziyan peşinde koşma bari, dediği doğrudur tamam da ben de şöyle söylerim: hikayeden de olsa bir günlük öldürün beni, fazla hırpalanmadan kapatalım bu defteri.

    nakarat: x2

    hikayeden de olsa bir günlük öldürün beni, dört ceset gücünde gölgelerle debelenirken, sendeler kafam düşer mesafe tanımadan, bana musallat olmuş haybeden ziyan.

    verse 2:

    tamam la sus, terledim, kendi kendime, halt edip de gittim orda kendi kafamı ütüledim, yani yeni bir kelime yok gönül ferahlatan, bakıyorum da yazıyor balkonunda şevket hamdi tan, bugüne dek yazılmamış ne varsa bulsun önüme koysun, hatta varsa vakti, adı konulmayan ne varsa adını koysun, bu son dediğimi sanki sesli söyledim çünkü
    kafayı kaldırıp da parka baktı, on dakika sonra parkta iki kişiydik, tek bir cüme kurmayıp susmak oldu tercih, ''ben kaçar'' dememle ''bekle dur, biliyorsun ki yazıyorum'' dedi,
    ''evet biliyorum'', ''hayır bulvar eskidendi, şimdi yeni bir şeyler karalarım ve yoksa mahsuru yazıyorum senin hikayeni'', direkman adını sordum, ''bekar evinde kör sinekler'' cevabı geldi, ''abi yaz yalnız tek ricam var, hikayeden de olsa bir günlük öldürün beni fazla hırpalanmadan kapatalım bu defteri''

    nakarat: x2

    hikayeden de olsa bir günlük öldürün beni, dört ceset gücünde gölgelerle debelenirken, sendeler kafam düşer mesafe tanımadan, bana musallat olmuş haybeden ziyan.

    şarkının alt yapısı merak edenler için, metronun- mevsim sonbahar şarkısına ait.
    metro- mevsim sonbahar
  • bir karabük sabahına uyanır uyanmaz mırıldandığım şarkı.özellikle bu kısmı :

    --- spoiler ---

    dumanlı kentin hatırası beni bıraksın artık, farka varmadan kemale çünkü çoktan erdi yaş, kabullenirsin orda sana yabancı parkta, gene uzaktan evler izledim mayıs ayında, eğer ki tutunacak bir damlalık medet de yoksa adama dar gelir oturduğun o tahta bank, altı yıl sonunda bolca söyledim hay tükürdüğüm şu şansa bak, bak da ibret al, balkonunda keyfi dışarı dal bırakmış aileler, saatlerce insan izleyip de küfreden o ben, tam bu yüzden işte sen yakışmamıştın hiçbir baltaya, sormak isterim acep neden ki? hayata pek meraklı olamadım maalesef ki, bunu dediğimi tam şu dakka duysa biri çıkar gelir ve der ki: ulan bir günlük olsun yalandan ziyan peşinde koşma bari, dediği doğrudur tamam da ben de şöyle söylerim: hikayeden de olsa bir günlük öldürün beni, fazla hırpalanmadan kapatalım bu defteri.
    --- spoiler ---
  • spotify'da olmayan bir başka güzel şey. ilginç bir şekilde ben bu şarkıyı iyi haber aldığım anlarda hatırlıyorum, mırıldanıyorum. mutluluktan ölmek, mutlulukla ölmek ile alakalı galiba.