şükela:  tümü | bugün
  • ahmet haşim'in bir şiiri...

    yorgun gözümün halkalarında
    güller gibi fecr oldu nümayan,
    güller gibi...sonsuz, iri güller
    güller ki kamıştan daha nalan;
    gün doğdu yazık arkalarında!

    altın kulelerden yine kuşlar
    tekrarını ömrün eder ilan.
    kuşlar mıdır onlar ki her akşam
    alemlerimizden sefer eyler?

    akşam, yine akşam, yine akşam
    bir sırma kemerdir suya baksam;
    üstümde sema: kavs-i mutalsam!

    akşam, yine akşam, yine akşam
    göllerde bu dem bir kamış olsam!

    bu şiir yayımlandığı dönemde anlam bakımından çok kapalı bulunmuş, bu anlamda eleştirilmiştir. ahmet haşim de şiir anlaşılmak için, duyulmak içindir diye karşılık vermiştir bu eleştirilere. hatta "(...) herkesin anlayabileceği şiir, yalnızca aşağı düzeydeki şairlerin işidir. büyük şiirlerin kapıları, tunç kanatlı sağlam kent kapıları gibi, sımsıkı kapalıdır, her el o kanatları itemez ve o kapılar bazen yüzyıllarca insanlara kapalı durur. (...)" demiştir piyale adlı kitabının önsözünde.

    bu şiirin akşam, yine akşam, yine akşam/ göllerde bu dem bir kamış olsam dizelerine, eski şiire, dolayısıyla ahmet haşim'in şiirlerine karşı olan orhan veli tarafından eskiler alıyorum şiirinde müztehzi bir gönderme yapılmıştır.*
  • aynı zamanda bir ahmet oktay şiiri..

    ne çok iz bedenimde senden:

    iki siyah haşhaş açtı
    düşlerinle ısırdığın omuzlarımda;

    göğsümdeki bu onmayan yara
    gözyaşının damladığı günden kalma;

    "mutlu aşk yok" diye inildemişti aragon,
    uçurum gibi parıldayan elsa’ya. ah!
    zakkumsu ses; gümrah
    bir bahçe olsun isterdim,
    kederin ve deliliğin arkası.

    – ne kaldı bana senden – demiştin,
    çürüyen güllerin anısı sadece
    çürüyen güllerin anısı.

    ah! niye kesmedin
    uyurken bileklerimi?

    (gösteri 171, şubat 1995)
  • "altın kulelerden yine kuşlar
    tekrarını ömrün eder ilan.
    kuşlar mıdır onlar ki her akşam
    alemlerimizden sefer eyler? "

    dizeleri ile de bir sürekli gidişi vurgulayan şiir. tekrar eden ömür ama dikkat çekilen, her akşam alemlerimizden sefer eden kuşlar. artık kuşlar yerine ne koyarsanız koyun. akşam karanlığında meçhule doğru bir sefer. belirsizliğe, bilinmeyene giden ve bitmekte olan bir günü de peşlerinde sürükleyen kuşlar. tam bir ahmet haşim havası.

    "kutlu ufuklardan yine kuşlar
    tekrarını ömrün eder ilan.
    kuşlar; onlar ki her şafak vakti
    alemlerimize sefer eyler."

    demek isterdik oysa. ya da hayatı bu ikisinin sarkacında sallamak.
  • "gün ortasında arzu", öykücü behçet çelik'in yeni kitabının adıdır.
  • ahmet haşim, "şiir hakkında bazı mülâhazalar" başlıklı yazısında bu şiirine gelen eleştiriler üzerinden ciddi bir tartışmaya girişmiştir. yazı, ilk olarak gelen eleştirilere tepkisel bir girişle başlar:

    "kariin bu kitapta okuyacağı "bir günün sonunda arzu" isimli manzume, ilk intişar ettiği zaman mânası bazılarınca lüzumundan fazla muğlak telâkki edilmiş ve o münasebetle şiirde "mâna", "vuzuh" hakkında hayli şeyler söylenmiş ve yazılmıştı. bu dakikada bunların hiçbirini hatırlamıyoruz. nasıl hatırlayabilelim ki söylenen ve yazılanların bir kısmı şetm ü tahkir ve bir kısmı da yevmî gazete hezeliyatı nevinden şeylerdi. düşünüş ayrılığından dolayı hakaret bizde öteden beri kullanılan aşınmış bir silâhtır ki, şerefsiz bir miras halinde, aynı cinsten kalem sahipleri arasında elden ele intikal eder. onun için hiçbir edebî nesil bu tarz münakaşaları tanımamış olmakla iftihar edemez. hele ilm ve edeb sahalarında "nekre" ve "maskara" kâh âlim, kâh münekkit, kâh san'âtkâr kılığında merkebini serbestçe koşturabildiğinden beri fikir alış verişinde artık insanî âdaba riayet edildiğini görmeği ümit etmek çocukça bir saffet olur..."
  • dr. mustafa apaydin'ın, "bir günün sonunda arzu" üzerine türkoloji dergisi'nde yayımlanmş düşünceleri için,
    (bkz: http://turkoloji.cu.edu.tr/…apaydin_ahmet_hasim.pdf)

    ankara üniversitesi dtcf yay., c.12, s.1, ankara 1997
  • vecdi seyhun ve nilgün demirağ segâh makamında bestelemişlerdir bu şiiri. üçüncü olarak bir de sanıyorum yücel erzen'in bir bestesi vardı.
  • bu şiirin pek güzel bestelenmiş bir hali radyo alaturkada sıkça çalınmaktadır.
  • bu şiirin pek güzel bestelenmiş hali radyo alaturka haricinde hiçbir yerde bulunmamaktadır. ayıptır. zalımdır. dombili taocudur.

    (bkz: ahmet haşim)

    akbayram: kiss the destroyer sen allahın bir lütfusun.