şükela:  tümü | bugün
  • cevabi 'bir' olan sasirtmacali soru. (bkz: ben nerden bilem lan sasirci soru)
  • 1956 fransız yapımı olan film, bir kaçış hikayesi üzerine kuruludur. yönetmenliğini robert bresson'un üstlendiği film de belgesel havası hissedilmekte. yönetmenin bir başka filmi: (bkz: au hasard balthazar) başrolü canlandıran (bkz: françois leterrier) macgyver tarzı yaratıcı zeka ürünü icatları ile kaçmayı çabalamaktadır.

    --- spoiler ---

    filmin bence en hatalı kısmı bilakis ismidir "a man" tek adam anlamında olmasına rağmen kaçışta jost un da bulunması
    --- spoiler ---
  • (bkz: a man escaped)
  • filmin içinde çalan melodiyi (avluya çıkılan sahne) bir türlü bulamadığım sade ama çarpıcı film. son 15 dk'sı için bile izlenir.
  • imdb listesinde 250 film arasında 1.sırada bulunan esaretin bedeli
    filmine ilham kaynağı olmuş filmin bir çok sahneside bu filmden alınmıştır
    bir idam mahkumu kaçtı filmi bu güne kadar yapılan en büyük cezaevi kaçış filmlerinden biridir
    10 üzerinden 10 izleyin izlettirin 4 x 4 lük bir kilometre taşı

    tüm zamanların en iyi filmi olarak gösterilen amerikan başyapıtı esaretin bedeli bu filmden ilham almıştır kurgusu tamamen bu filmden özellikler taşır
    ana karakterler andy dufresne (tim robbins) ve fontaine arasındaki benzerlikler neredeyse aynıdır esaretin bedeli'nde andy dufresne minyatür bir çekiç bir idam mahkumu kaçtı filmindeki fontaine ise bir kaşık vasıtasıyla bu mucizeyi gerçekleştirebileceklerine inanmışlardır ellerinde umut etmekten başka bir güç yoktur her iki karakterin de suç unsurlarını andy’nin duvardan kazıdığı kum fontaine’nin tahta kapıyı yontarak çıkardığı kıymık dışarı aktarması hayli ilginçtir andy pantolonuna doldurduğu kumu voltada usulca toprağa bırakırken fontaine kıymıkları ve cam parçalarını temiz su sırasında kirli suyla dolu kovayla kuyuya boşaltır bununla beraber ikisi de hapishanedeki gündelik ilişkileri dışında özel bir iletişim kurdukları yaşça daha ergen bir dosta sahiptir fontaine yan hücrede kalan blanchet (maurice beerblock) ile kaçma planı dahil olmak üzere büyük bir paylaşım içindeyken esaretin bedeli filfindeki andy dufrese kimsesi olmayan siyahi dostu red’d (morgan freeman) bir gelecek önerisi bile sunar. nitekim finalde her iki karakterimiz de esaretin pençesinden kurtulmayı başarır zor da olsa

    hayatta kalma içgüdüsü ne kadar güçlüdür? idam edilecek olan fontaine son umut olarak maksimum güvenlikli bir hapishaneden kaçmaya çalışır sinemanın en etkileyici örneklerinden biridir bu başyapıt
    1943 lyon’da fransa.10.000 kişinin esir olarak tutulduğu ve 7.000 kişinin öldürüldüğü alman işgali döneminde bir hapishanede bulunan idam mahkumunun gerçek hikayesine tanıklık ediyoruz film basit ve sade anlatımıyla,kaçış detaylarını yalın bir şekilde anlatttığı için oldukça başarılı bir film.ayrıca bu filmde duygu sömürüsü yapmaması ve ucuz klişe numaralara başvurmaması da bu filmi çok etkili bir hale getiriyor.teğmen fontaine (françois leterrier), gestapo tarafından yakalanıp montluc kalesinde hapsediliyor. teğmen özenle planladığı kaçışını ölüme mahkûm edilene kadar erteleyip duruyor. almanlarla çalışmış olduğu bilinen genç bir çocuk olan jost (charles le clainche), onun hücresine yerleştiriliyor. fontaine, kaçışını gerçekleştirebilmesi için onu öldürme ya da ona güvenme ikilemiyle karşı karşıya... bir fransız direniş savaşçısı olan andré devigny'nin, lyon'da montluc kalesindeki çok iyi korunan hücresinden savaş sırasında kaçışının gerçek öyküsü.şiddetle tavsiye edeceğim bu kilometre taşı hapishane ve firar filmini sinemaya gönül veren herkes mutlaka izlemeli
  • imdb listesinde 250 film arasında 1.sırada bulunan esaretin bedeli
    filmine ilham kaynağı olmuş filmin bir çok sahneside bu filmden alınmıştır
    bir idam mahkumu kaçtı filmi bu güne kadar yapılan en büyük cezaevi kaçış filmlerinden biridir
    10 üzerinden 10 izleyin izlettirin 4 x 4 lük bir kilometre taşı

    imdb top 250 dahil amerikan film enstitüsü tarafındanda tüm zamanların en iyi filmi olarak gösterilen amerikan başyapıtı esaretin bedeli bu filmden ilham almıştır kurgusu tamamen bu 1956 yapımı filmden özellikler taşır kısaca bahsedeceğim siz sinema sever dostlarıma

    ana karakterler andy dufresne (tim robbins) ve fontaine arasındaki benzerlikler neredeyse aynıdır esaretin bedeli'nde, andy dufresne minyatür bir çekiç bir idam mahkumu kaçtı filmindeki fontaine ise bir kaşık vasıtasıyla bu mucizeyi gerçekleştirebileceklerine inanmışlardır ellerinde umut etmekten başka bir güç yoktur her iki karakterin de suç unsurlarını andy’nin duvardan kazıdığı kum fontaine’nin tahta kapıyı yontarak çıkardığı kıymık dışarı aktarması hayli ilginçtir andy pantolonuna doldurduğu kumu voltada usulca toprağa bırakırken fontaine kıymıkları ve cam parçalarını temiz su sırasında kirli suyla dolu kovayla kuyuya boşaltır bununla beraber ikisi de hapishanedeki gündelik ilişkileri dışında özel bir iletişim kurdukları yaşça daha ergen bir dosta sahiptir fontaine yan hücrede kalan blanchet (maurice beerblock) ile kaçma planı dahil olmak üzere büyük bir paylaşım içindeyken esaretin bedeli filfindeki andy dufrese kimsesi olmayan siyahi dostu red’d (morgan freeman) bir gelecek önerisi bile sunar. nitekim finalde her iki karakterimiz de esaretin pençesinden kurtulmayı başarır zor da olsa.

    filme gelince hikayemiz kısaca şöyle
    hayatta kalma içgüdüsü ne kadar güçlüdür? idam edilecek olan fontaine son umut olarak maksimum güvenlikli bir hapishaneden kaçmaya çalışır sinemanın en etkileyici örneklerinden biridir bu başyapıt
    1943 lyon’da fransa tahmini 10.000 kişinin esir olarak tutulduğu ve 7.000 kişiden fazla insanın öldürüldüğü alman işgali döneminde fransa'nın lyon şehrinde bir hapishanede bulunan idam mahkumu bir adamın yaşanmış hikayesi konu alınıyor film basit ve sade anlatımıyla,kaçış detaylarını yalın bir şekilde anlatttığı için oldukça başarılı bir film.ayrıca bu filmde duygu sömürüsü yapmaması ve ucuz klişe numaralara başvurmaması da bu filmi çok etkili bir hale getiriyor.teğmen fontaine (françois leterrier), gestapo tarafından yakalanıp montluc kalesinde hapsediliyor. teğmen özenle planladığı kaçışını ölüme mahkûm edilene kadar erteleyip duruyor. almanlarla çalışmış olduğu bilinen genç bir çocuk olan jost (charles le clainche), onun hücresine yerleştiriliyor. fontaine, kaçışını gerçekleştirebilmesi için onu öldürme ya da ona güvenme ikilemiyle karşı karşıya... bir fransız direniş savaşçısı olan andré devigny'nin, lyon'da montluc kalesindeki çok iyi korunan hücresinden savaş sırasında kaçışının gerçek öyküsü.şiddetle tavsiye edeceğim bu kilometre taşı hapishane ve firar filmini sinemaya gönül veren herkes mutlaka izlemeli
  • film fransız bir teğmenin ıı.d.savaşı esnasında nazilerin elinden kaçışını anlatır. bressonun ifadesiyle ‘’film gerçek bir hikayeden alınmıştır ve tüm çıplaklığıyla anlatılmıştır’’ filmde dikkatimi çeken şey kameranın çok sınırlı hareketleri ve sürekli yakın çekimleriydi. sanırım kamere filmin mekanına(hapishaneye) uyum sağlamasından dolayı bu şekilde geniş planlar ya da hareketli bir kamera yok. hapishane kameranın özgürlüğünü kısıtlamıştır.
  • robert bresson'un filmleri "genellikle" hayatın kıyısındaki insanlar ve o insanların zor koşullar karşısında verdikleri mücadelelerle ilgilidir. üstelik yönetmen, şöhretli film artistleri, özel efektler, yürek hoplatıcı kamera hareketleri yahut yüksek gerilim olmadan son derece süssüz ve sade bir dille anlattığı bu yaşam hikayelerinde karakterlerin şartlar karşısında galip gelip gelmemesini umursamaz. popüler sinema izleyicisini memnun edecek unsurlardan yoksun olan bu filmler, yine de birçok insanı hipnotize etmeyi başarır.

    a man escaped 1943 yılında lyon'daki nazi esir kampı olan montluc'da alman işgali sırasında ölüme mahkum edilen bir adamın hapishaneden kaçış hikayesini anlatır. filmin hemen başında savaş sırasında 7.000 erkeğin o hapishanede öldürüldüğünü öğreniriz. ardından, kaderine razı olması halinde onlardan biri olacağı kesin olan fontaine ile tanışırız. karakter, ölmesi planlandığı gün montluc'tan kaçmayı başaran andre devigny'nin gerçek yaşam hikayesine dayanır bu arada.

    bresson, "dikkat çekici ayrıntıların yakından incelenmesi" diye niteleyebileceğimiz -ki bence imzası sayılabilir- kendine has yöntemini en iyi şekilde bu filmde kullanır. geniş ve göze hoş gelecek planlar yok, oyuncuların fiziksel görünümlerine vurgu yok, dikkat çeken süslü zum veya başka kamera hareketleri yok... her bir sahne hakkında, ne anlatılmak isteniyorsa, uzun, orta, yakın ve ek çekimler var sadece. ve bir de hayatın kendi ritmine uygun ve sakin bir kurgu... o sebeple a man escaped'i izlemek sinema dersi gibidir diyebilirim. öte yandan bresson'un gerçekliğe olan ısrarı filmin prodüksiyon aşamasında da kendini gösterir. andre devigny filme hem danışmanlık yapar hem de hapishaneden kaçarken kullandığı kanca ve ipleri filmde kullanılmak üzere ödünç verir. ayrıca montluc hapihanesi filmin çekildiği zaman hala aktiftir ve filmin çekilebilmesi için mahkumlar iki haftalığına başka yerlere nakledilirler. filmin büyük bölümü dar alanda geçeceği için bresson tüm filmi 50 mm lenslerle çeker ki bu insan gözüne en yakın açıyı barındıran lenslerdir.

    paul schrader, transcendental style in film* adlı kitabında daha güzel tanımlamalarda bulunur ancak ben sisifos'tan yardım alayım; montluc'da 7.000 insan öldü ancak fontaine üzerine yokuş aşağı yuvarlanan taş tarafından ezilme riskini göze alarak en azından ya da en hakkaniyetli tabirle "elbette" ve "iyi ki" de denedi.
  • aristo'nun poetika'da bahsettiği katarsis sorununa baştan sona örnek olan bresson'un sadelik anlayışına uygun müthiş bir fransız yeni dalga filmi. bresson'un hem anlatımda hem de diyaloglarda aşırıdan uzak durup sadeliği tercih etmesini çok takdir ediyorum. gerilim ve arınmayı fazlasıyla hissettiriyor.