şükela:  tümü | bugün
  • bir insana verilecek en güzel hediye, kayıtsız şartsız sevgidir...

    geçmişde yaptıkları için affedilmek ise alabileceği en güzel hediye olabilir , ve bunu insan hayatında ancak bir kez yaşar.
  • yazar burada insanın meta olarak bir başka şeye hediye olarak verilebilmesinden bahsediyor olsa gerek. misal king kong'a sarışın bir kadını hediye olarak verseniz şu cümleyi duyarsınız: bir insan verilecek en güzel hediye.

    epey sonra edit: başlık düzelince 3 numaralı entry'nin anlamı kalmamış pek. bir a nelere kadir.
  • hoşlanılan kişiye o kişinin fotoğrafından oluşturulmuş puzzle hediye edilirken "bence bir insana verilebilecek en güzel hediye" versiyonuyla söylenilen cümle. "aa olur mu öyle şey?" demeyin, bizzat şahit oldum.
  • insanın kendisidir.. kimliğimdeki doğum günüme 9 gün var. ve ben bir sınır karakolunda nöbette kutlayacağım o günü. kutlayacağım dediysem yakacak bir mumum ve yaş pastam yok. üzerimdeki hücum yeleğinde olan yüz mermiden ikisini sıkacağım. nereye sıkacağıma dair hiçbir fikrim yok. belki gökyüzüne belki de ilk önce yanımdaki diğer askere sonra da ağzıma.. bilmiyorum..

    ha ne diyordum, bir insana verilecek en güzel hediye başka bir insandır. ben olabilirim mesela. sınırlarım yok. dinsel ya da etniksel bir etiketim yok. anamdan yeni doğuyorum. bir sınır karakolunda. otuz yaşıma ağır aksak yaklaşırken..
    belki insan olabilirim askerliğim bitene yakın. söyledikleri ile yaptıkları birbirini tutmayanların ya da yaptıklarıyla söyledikleri örtüşmeyenlerin çağında ben uyuşur ve örtüşürüm. herkesle ve her şeyle..

    kendimi sunuyorum insanlığa. hediye paketim yok.. kabul ederseniz sadece yeşil bir kamuflaj. o da altı beden büyük. delik deşik bir zihin, delik deşik bir mide, ve paramparça bir kalple.. huzurunuzdayım..
  • futbol seviyorsa eğer sevdiği takımın kombinesi.
  • ikramiye çıkmış milli piyango bileti gibi örnekleri vardır, olmalıdır, yapın bunu.
  • hayatı.

    (bkz: anne)
  • ''i blow you a kiss
    it should reach you tomorrow''
    *
  • güven duygusu.